Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Avustralya'da yaşıyorum ve camide görev yapıyorum. Çok üzülerek söylüyorum ki benim yalan söyleme hastalığım var, elimde olmadan birden bire ağzımdan çıkıyor. Sonrasında çok üzülüyorum çok tevbe ediyorum ama engel olamıyorum kendime. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yılmayın; bininci sefer bile olsa tevbeye varın.
Dinen doktora gitmek zorundasınız. Gitmezseniz vebale kalırsınız.
Sen tevbeni yap. O tevbeyi hayatın, ahiretin bil. Öl, diril, yine öl yine diril ama tevbenden vazgeçme. Bu tevben ile de Allah’a güven, affına sığın. Geçmişini tevbe ile temizledikten sonra kimseye ama hiç kimseye o geçmişe ait şeylerden konuşma. Sus! Eş adayı gibi biri sorduğunda yalan da söyleme. Mesela “melekler kadar temizim” de deme. Yalan da yok. “Allah korkusu ile yaşamayı yeni öğrendim, sıradan insanlar gibi bir hayat yaşıyordum” türünden bir cevap ver. Ayrıntı üzerinden seni sıkıştıran olduğunda anla ki o senin eş adayın değil. Ve Allah’a güvenerek yoluna devam et.
Aleykümselam. Böyle bir hata etti iseniz büyük bir günah işlediniz. Günahınızın büşüklüğü kadar da tevbe ederseniz ve tevbenizi korursanız tertemiz hükmünde olursunuz. Şeytan önce size hatayı işletti şimdi de susuz bırakmaya çalışıyor. Şeytana ikinci kere aldanmış olmayın. Tevbenizi yapın. Yaptınız tevbeyi canınız gibi koruyun, gerisine de karışmayın biiznillah
O kişi için dua edin ve kendiniz için de istiğfarda bulunun.
Pişmanlık çok güzeldir ancak bunu vesvese haline getirmeyin. Tevbe ettikten sonra hayata dönün ve daha güzel bir kul olma mücadelenizi sürdürün. Aynı hatalara düşmemek için günahlı ortamdan ve günaha düşecek sebeplerden uzak durun. Allah mağfiret buyursun.
hastalık konusundaki diğer fetvalar
Hastalığı veren de Allah’tır, tedavi olmamızı emreden de odur. Ortada bir tedavi yöntemi varsa onu muhakkak değerlendirin. Geçmiş olsun, afiyetiniz daim olsun.
Biz Allah’ın kullarıyız. Bizi yaratan, kaderimizi yazan odur. Böyle inanıp böyle yaşayan için hayat kısa bir imtihandır. O imtihanda elinden geleni yapar, gerisini Rabbine bırakır kul. Böylece de her durumda kalbi huzur içinde olur. Asla bugünkü durumunuza size son on dakikanızdır denecek durum arasında fark görmeyin. Şimdi de o on dakikada da siz Allah’ın kulusunuz, sizin için bir şey değişmemelidir. Allah tamam demedikçe sizi kimse bu dünyadan çıkaramaz. Adına hastalık dönemi demeyin, hayatınızın bir anı deyin, öyle görün, şeytan sizinle oynamasın, ona fırsat olacak dalgınlıklar içine girmeyin. İşinizi ve meşguliyetinizi hiç bırakmayın. Gücünüz yettikçe çalışın. Doktor izin vermeyince kenara çekilin. İbadetler ve sadaka için son nefes engeldir. Son nefesinize ise sizin bilmediğiniz kadar uzun bir zaman vardır. İki şeye dikkat edin. Birincisi size moral kırıcı telkinlerde bulunacak arkadaştan uzak durun. İkincisi de, başta Kur'an ve zikir olmak üzere manevi takviyeyi eksik etmeyin. Kur'an okuyun. Hayat sizi sıkıştırdıkça Kur'an’a sarılın. Dua edin. Allah Teâlâ’dan size afiyetler dilerim, sıhhatiniz için dua ederim.
Sağlık ve seferîlik gibi muteber bir özür olmadan orucunu gün içinde bozan biri ALTMIŞ GÜN ART ARDA oruç tutar. Yediği gün/günler kadar da bu altmış güne ilave eder.
Keçi koyun gibidir, her hükmü ona benzer. Koyundan ne ve nasıl yapılabiliyorsa keçi de öyledir.
Yüz için kullanılan malzemenin abdestte suyun deriye temasını engelleyen yönü varsa ancak hastalık sebebiyle kullanılmasına izin verilebilir ya da abdest için giderilmesi gerekir. Bunun dışında SÜSLENME, YÜZÜ GÜZEL GÖSTERME maksadı olmadıkça sakıncası olmaz biiznillah.
İnsandan organ nakline nasıl bakılıyorsa buna da öyle bakılır. Neticede insan organları da hücrelerden oluşuyor. Genel olarak organ nakli caiz bulunmuştur. Bunun caiz olması için tabii olarak belli şartların yerine gelmiş olması gerekir.