Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 18 yaşındayım, cahillik dönemimde, 15 yaşındayken bir hatam oldu, evleniriz ama daha değil, yaşımız küçük diyen arkadaşımla yakınlaştık, ayrıldık. O kadar kötüyüm ki, öyle pişmanım ki, gece gündüz ağlamaktan okulu, hayatı, kendimi boş verdim. Yüzüm sarardı resmen, temiz olmadığım aşikar bir hale geldi, gören hasta mısın diyor, ben ağlıyorum. Kimsenin haber yok, sürekli tevbe ediyorum, başka ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Binlerce kere bozulsa da tevbe etmeye devam edeceksin, yılmayacaksın. İkinci olarak da, senin vaktin sana çok geliyor. Kendine iş üret, uyumaya vaktin kalmasın adeta. Bir de çevreni değiştir. Gündemi iyi işler olan dostların olsun. Onlarla otur kalk, kıymetlerini bil.
Aleykümselam. Bu konuyu aklından sil. Tevbeni koru. Kimseye tek bir kelime bile anlatma. Yapman gereken budur. Allah yardımcın olsun, seni de bizi de salih kullarından kılsın.
Selamünaleyküm. Önce büyük bir tevbe yapıp Allah'ın huzuruna çıkmaya hazırlıklı olun. Ardından da onunla evlenme yolunu tercih edin. O da buna hazır olsun.
Selamünaleyküm. Önce büyük bir tevbe ile Allah'a dönün, yaptığınız pek rezil bir iş olmuş. Allah'a dönün. Bu kadar kendini düşürebilen birinden de ebediyyen uzak kalın. İkinci defa aynı tuzağa düşerseniz ağlayanınız olmaz.
Selamünaleyküm. Geçmişi unutun. Şimdi ne durumdasınız ona bakın. Şu anda ne iseniz bundan sonra da o olun ve bunu bozmayın. Allah sizi öyle kabul edecektir. Ama bozulmayın, dikkat edin.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam.Sözünü ettiğiniz hadis İbni Mace'de rivayet edilen bir hadistir. Bu hadis hadis ilmi açısından sahih bir hadis değildir ama cemaat ehli olmayı, ümmet düşünceli olmayı emreden naslar pek çoktur. Kalabalıktan yana olmak gibi bir anlayış Müslüman anlayışı olamaz. Bir kişi bile olsa Kur'an ve Sünnet eksenli olanla olmak Müslümancadır. Kur'an ve Sünnet eksenli olmak da iddia ile değil yaşantı ile olmalıdır. Türkiye Müslümanları olarak muhakkak bir grup içinde bulunmaya kendimizi mecbur hissetmemeliyiz. Birden fazla grup içinde de bulunabiliriz. Kim ne kadar Kur'an ve Sünnet verebiliyorsa onunla o kadar bulunuruz. SEVAD-I A'ZAM'ı kuru kalabalık değil pratik Müslümanlık olarak anlamamız daha doğru olur.
Aleykümselam. Açık bir haramla yüzleşmediğiniz sürece o bölümü bitirmenizde sakınca olmaz biiznillah. Öyle bir bölüm diploması ile de hizmet etmeniz mümkündür. Ailenizin de karşınızda sizin düşmanınız gibi olması sizin açınızdan zararlı olur. Dengeyi kurmaya çalışın. Sabredin yılmayın, zamanla rahatlarsınız. Toplumun geneline aklınız takılmasın, kendinizi ve çalışmanızı dininize uyarlayın, gerisine Allah yardım eder. Size dualar ederiz
Selamünaleyküm. Hürmeti musahara büyük oranda ciddi bir ahlâk zafiyetini gösterir. Müslüman insan bunu hiçbir şekilde kabullenemez, yapmaz da zaten. Hanefi mezhebinden olmayan biri için de böyle bir hüküm yoktur. Vukuunda ise kendisine en yakın yerdeki fetva makamı ile bağlantıya geçerek ne yapacağını öğrenmelidir.
Aleykümselam. Bu noktadan sonra nerede bırakırsanız bırakın 'terk etmiş olma' durumunda olacaksınız. Şeytan sizi çok kritik bir noktada tuzağa çekiyor. Mevcut durumu koruyarak devam etmenizden başka yapacak bir şeyiniz yoktur.
Aleykümselam. Allah'ın emrine uymaktan vazgeçmeyin. Anne babanızın inadını da dikkate alın. Yavaş yavaş alıştırarak yapın yapacağınızı.
Selamünaleyküm. Gıybet, bir mü'minin toplum içindeki onurunu yaralama açısından haramdır. İnsanların onurunun korunması gerektiği gibi mü'min toplumun ahlâk ve akidesinin de korunması gerekmektedir. Eğer şahıslar mü'min topluma zarar verir duruma geliyorlarsa kendileri gıybete izin çıkartma durumuna gelmiş olurlar. Öyle bir durumda da gıybet haram olmaz. Bir insanın yaptığı hatanın kendisi ve Rabbi ile baş başa kalmış bir hata olması başka şey hatasının mü'min topluma zarar verecek bir hata işlemesi başka şeydir. Onunla Rabbi arasındaki hataları etrafında gıybetini yapamayız. Mü'min topluma zarar dönüşen hata ise umumun maslahatı için konuşulabilir. Şu kadar ki, böyle bir kararı verirken ne kadar nefsi davranıyoruz ne kadar da dinimiz adına konuşuyoruzun hesabını çok dikkatli yapmalıyız. Şeytan haramları gayet cazip hâle getirmekte pek mahirdir.