Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum hocam.Sevad-ı âzam hadis-i şerifini nasıl anlamalıyız? Örneğin, müntesibi milyonları bulan bir topluluk biz sevad-ı âzamız, bize uymanız gerek demesi ne kadar uygundur? Sevad-ı âzam bu mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu, açık bir haddi aşmaktır. Söyleyebileceğimiz bir söz yoktur. Umarım anlattıklarınız aktarmada abartılmış sözlerdir.
İslam Allah'ın dinidir. Bu dini de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize bildirmiştir. Hiçbir insanın, hiçbir makamın dinimize tek bir kelime ilave etme yetkisi yoktur. Bir işe ne kadar sevap ne kadar günah verileceğini ancak Allah Teâlâ belirleyebilir. Âyetlerde ve hadislerde geçmeyen değerler değersizdir. Zikrettiğiniz rakamlar genelde bol keseden vaatlerin ötesinde değildir.
Selamünaleyküm. Tespitiniz maalesef doğrudur. Her hususta olduğu gibi selam Sünnet'inde de sıkıntımız vardır. Konuyu bir sevap kazanma yarışı konusu olarak görmeye çalışın. İmamlar da dâhil herkes eksik yapabilir. Bizim vazifemiz eksik yapana eksiğini tatlıca hatırlatmak, bize hatırlatılınca da rıza göstermektir. Bu da esasen Selam gibi bir sünnet’tir. Üzerinde iman işareti bulunmayanlara, haram işler durumda olanlara, fitneye neden olacak şekilde erkeklerin bayanlara/bayanların erkeklere selam vermesi yoktur. Bunun dışında biz SELAM ÜMMETİYİZ.
Aleykümselam. Dinimizin hiçbir ek kaynağa ihtiyacı yoktur. Kur'an, beşerin anlayabileceği ve beşer için inmiş bir kitaptır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Sünnet'i de onun anlaşılması için yeterlidir. Bu ümmetin en iyi Müslümanları olan ashabı kiram ve onların yetiştirdiği talebeleri sözünü ettiğiniz şeyleri duymadılar bile ama Allah için şehadete çağrıldıklarında, sabah ezanı onları camiye çağırdığında o sesi duydular. Sözünü ettiğiniz ilimlere vakıf olanlar ise çok şeyler bildiler lakin sabah namazını camide kılmaya çağıran ezan sesini duyamadılar. Şehitliği, Allah için infakı emreden ayetleri anlamadılar. Dinimizin hiçbir ek bilgiye ihtiyacı yoktur. Dinden kafa karışıklığını anlayanlar için ise elbette felsefe ve her karıştırıcı şarttır. İslam, karıştırmak için değil itaat etmek için vardır. Zorunlu olarak okutulduğunda da imtihandan geçecek kadar öğrenin yeter.
Selamünaleyküm. Ailelerin bir sınırı olmalıdır. O sınır sizin imanınız ve insanî ihtiyacınızı aşmamalıdır. Buna göre ailelerinizi ne yok sayın ne de fitrî ihtiyacınıza engel yapın. Ortasını bulun. Bir de onlara kendinizi ispat edin.
Selamünaleyküm. Mü'min, kalbinin rahat ettiği işi yapar. Zorlama ile din olmaz. Bırakın kimin ne ile amel ettiğini, siz tututğunuz dalın sağlam olduğuna inanıyorsanız onu salmayın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Açık bir haramla yüzleşmediğiniz sürece o bölümü bitirmenizde sakınca olmaz biiznillah. Öyle bir bölüm diploması ile de hizmet etmeniz mümkündür. Ailenizin de karşınızda sizin düşmanınız gibi olması sizin açınızdan zararlı olur. Dengeyi kurmaya çalışın. Sabredin yılmayın, zamanla rahatlarsınız. Toplumun geneline aklınız takılmasın, kendinizi ve çalışmanızı dininize uyarlayın, gerisine Allah yardım eder. Size dualar ederiz
Aleykümselam. Böyle bir hata etti iseniz büyük bir günah işlediniz. Günahınızın büşüklüğü kadar da tevbe ederseniz ve tevbenizi korursanız tertemiz hükmünde olursunuz. Şeytan önce size hatayı işletti şimdi de susuz bırakmaya çalışıyor. Şeytana ikinci kere aldanmış olmayın. Tevbenizi yapın. Yaptınız tevbeyi canınız gibi koruyun, gerisine de karışmayın biiznillah
Selamünaleyküm. Hürmeti musahara büyük oranda ciddi bir ahlâk zafiyetini gösterir. Müslüman insan bunu hiçbir şekilde kabullenemez, yapmaz da zaten. Hanefi mezhebinden olmayan biri için de böyle bir hüküm yoktur. Vukuunda ise kendisine en yakın yerdeki fetva makamı ile bağlantıya geçerek ne yapacağını öğrenmelidir.
Selamünaleyküm. Gıybet, bir mü'minin toplum içindeki onurunu yaralama açısından haramdır. İnsanların onurunun korunması gerektiği gibi mü'min toplumun ahlâk ve akidesinin de korunması gerekmektedir. Eğer şahıslar mü'min topluma zarar verir duruma geliyorlarsa kendileri gıybete izin çıkartma durumuna gelmiş olurlar. Öyle bir durumda da gıybet haram olmaz. Bir insanın yaptığı hatanın kendisi ve Rabbi ile baş başa kalmış bir hata olması başka şey hatasının mü'min topluma zarar verecek bir hata işlemesi başka şeydir. Onunla Rabbi arasındaki hataları etrafında gıybetini yapamayız. Mü'min topluma zarar dönüşen hata ise umumun maslahatı için konuşulabilir. Şu kadar ki, böyle bir kararı verirken ne kadar nefsi davranıyoruz ne kadar da dinimiz adına konuşuyoruzun hesabını çok dikkatli yapmalıyız. Şeytan haramları gayet cazip hâle getirmekte pek mahirdir.
Aleykümselam. Bu noktadan sonra nerede bırakırsanız bırakın 'terk etmiş olma' durumunda olacaksınız. Şeytan sizi çok kritik bir noktada tuzağa çekiyor. Mevcut durumu koruyarak devam etmenizden başka yapacak bir şeyiniz yoktur.
Aleykümselam. Allah'ın emrine uymaktan vazgeçmeyin. Anne babanızın inadını da dikkate alın. Yavaş yavaş alıştırarak yapın yapacağınızı.