Fetva Meclisi
Soru
Hocam bildiğiniz üzere yapay zekâ kullanımı çok ciddi anlamda yaygınlaştı ve kolaylaştı. Yapay zekânın alanlarından birisi de, metin girerek videolar oluşturabilmek. Mesela ben bir kişinin fotoğrafını ve sesini sisteme yükledikten sonra girdiğim metni videoya dönüştürerek o kişinin videosunu oluşturabiliyorum. Bu sıralar genellikle ünlülerin mizah videoları oluşturulmaya başlandı. Ama bu konu çok daha başka yerlere de gidebilecek gibi. İnsanların şahsiyetlerine zarar verebilecek bir durum söz konusu. Bu gibi sistemlerin kullanılmasındaki ölçü ne olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Yapay zekâ Allah Teâlâ’nın insana lütfettiği en büyük nimetlerden biri olacağa benziyor. Henüz tam yaygınlaşmamış ise de çok geçmeden hayatımızın bir parçası olabileceğini umuyoruz. Şunu bilmeliyiz: Allah Teâlâ’nın hiçbir nimeti sıfır sorunlu değildir. Her nimet beraberinde belli sorunlar da getirir. Müslüman iyiden kötüyü ayıran biri olduğu gibi iyinin en iyisini, kötünün de en az zararlısını ayırabilen insandır. Teknolojiyi kullanmakla ona esir olmak arasında bir denge kurulamadığı sürece kendimizi zarar ediyor kabul etmeliyiz. Yapay zekânın dine hizmette özellikle de hoca durumunda olanlar tarafından muhakkak kullanılması gerekir ama bu kullanma bizi asıl vazifemizden uzaklaştırmadan olmalıdır. Yapay zekâ, dine hizmette vakit tasarrufu, kaynak çokluğu, dil farkı engelini kaldırma gibi fırsatlar getirebilir. Daha çok insana ulaşma, yöre farklarının insana ulaşmada engel olmasını giderme, başka tecrübelerden daha çok istifade etmeyi de beraberinde getirecektir biiznillah. Yapay zekâ kullanımı bizi ana çizgimizden uzaklaştırmamalıdır. Bunun için de yapay zekâ kullanırken: İhlasımızın erimemesine, Onunla yaptığımız işin şeriatımıza uygunluğuna, Yapay zekânın kullanılması bir başka sakıncaya neden olmamasına, Yapay zekâ kullanmanın işimizde kaliteye vesile olmasına, Yapay zekâ ile insanların anlama düzeyini aşarak iş yapıp gayemizi yitirmemeye, Özellikle telif hakkı gibi hakları kollamaya özen göstermeye dikkat edilmelidir.
Kitabın üzerinde “bu kitabı yapay zekâya okutamazsınız...” türünden yasal bir uyarı eklenmemiş ise yaptığınızda sakınca olmaz. Zira yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası olma yolunda hızlıca ilerlemektedir, ondan uzak kalamayız, eline esir düşemeyiz.
Kıyamet günü Rabbimizin huzurunda hesap vereceğimiz şeyin adı yaşadığımız hayatımız, geçirdiğimiz saatlerimiz, ürettiğimiz işlerimizdir. Bizim imzamızla ortaya çıkmış bir şey kesinlikle bizim hesap gündemimizde olacaktır. O işi mekanik bir sistemle veya manüel bir sistemle yapmış olmamız ya da yapay zekâyı kullanarak yaptırmış olmamız Allah katındaki hesap açısından bir şey değiştirmiyor. Meseleye böyle bakmamız gerekiyor. Bunun özeti şudur: Biz Allah’a ve ahiret gününde yaptıklarımızın hesabını vermeye iman ettik. Elhamdülillah. Yeryüzünde tek başına yaşamamızla bizi gözetleyen yüzlerce denetçi ile beraber yaşamamız arasında bizim açımızdan bir fark olmamalıdır. Bizim denetçimiz yüreğimizdedir.
Ne yazık ki atsan atılmaz tutsan tutulmaz bir durumla karşı karşıyayız. Allah yardımcımız olsun. Boykot, fıkıhtan çok stratejik bir konu olarak görülmelidir. Küfre ve kafire karşı bir strateji oluşturmaya ne kadar muktedir olduğumuz ise ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Boykot yapmamız gereken işlerdendir ama sadece boykotla asıl yapmamız gerekeni beceremeyeceğimiz anlaşıldı. Bizim de sanayileşmemiz, bilim yolunda ilerlememiz hatta bunu ibadet heyecanı ile yapmamız boykottan daha öncelikli olmalıdır. Bu da ümmet adına hareket eden, nesil yetiştirme iddiasında olan partilerin, vakıfların, cemaatlerin yapacağı bir iştir. Umarım bu şuura kavuşmamız yakın olur. Birileri bu görevi üstleninceye kadar da biz bireyler olarak elimizden geldiği kadarını yapmaya gayret edeceğiz.
Yapay zekâ adeta bir tüzel kişiliktir. Mükellef bir şahsiyet değildir. Yapay zekâ ile her ne yapılırsa faydalı veya zararlı onun artısı da eksisi de yapay zekâyı kullanana aittir. Müslüman “yapay zekâ yaptı” türünden bir gerekçeye sığınamaz. Bugünkü hukuk sistemi de bunu kabul etmez.
Böyle bir hizmette kullanılabilir ama asla son sözü söylemiş kabul edilemez. Yetkili insandır. O ortaya çıkan bilgi yetkili insanın önüne konur ve insan onaylarsa geçerli olur.
dinde teknoloji konusundaki diğer fetvalar
Yapabilir ve güzel de olur. Binlerce cilt kitabın içinde aranıp bulunması uzun zaman alacak bir ifadeyi yapay zekâ birkaç dakika içinde tez hâline getirebilir. Bu bir nimettir. Ama biz bunu fıkıhçı bir insanın onayından sonra fıkıh bilgisi olarak kabul ederiz. Daha önce onay bekleyen basit bir tez niteliğindedir.
Normal basılı bir kitap da bir noktada böyle bir sorun oluşturabilir. Allah’ın dinine karşı sorumlu olan insandır. İnsan onaylar ve muteber olur. İnsandan öncekiler için sadece bir proje niteliği vardır diyebiliriz.