Fetva Meclisi
Soru
Hocam satın aldığım bir kitabı yapay zekâya taratarak, içeriğindeki bilgileri işleyip soru hazırlatmak istiyorum. Hazırlanan soruların doğruluğunu kontrol ettikten sonra bunları ticari amaçla kullanmayı planlıyorum. Bu durumda kul hakkına girmiş olur muyum? Teşekkürler, Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu tam anlamıyla bir KUL HAKKI ihlalidir. Kul hakkı dünyada suçtur ahirette ateştir. Cehennem Allah’a şirkten sonra en çok kul hakkı sorunu olanlarla dolacaktır. Mü'min insan asla kul hakkı olan bir işi yapmaz. Bu espri için de olsa aynıdır. Zamanımızın getirdiği her şeyi almak ve benimsemek zorunda değiliz. Teknoloji veya başka bir gelişme bizim için zarar veriyorsa ya da bir bölümü zarar veriyorsa ona karşı tavrımız olmalıdır. İmanımız bizi buna sevk etmelidir.
Yapay zekâ Allah Teâlâ’nın insana lütfettiği en büyük nimetlerden biri olacağa benziyor. Henüz tam yaygınlaşmamış ise de çok geçmeden hayatımızın bir parçası olabileceğini umuyoruz. Şunu bilmeliyiz: Allah Teâlâ’nın hiçbir nimeti sıfır sorunlu değildir. Her nimet beraberinde belli sorunlar da getirir. Müslüman iyiden kötüyü ayıran biri olduğu gibi iyinin en iyisini, kötünün de en az zararlısını ayırabilen insandır. Teknolojiyi kullanmakla ona esir olmak arasında bir denge kurulamadığı sürece kendimizi zarar ediyor kabul etmeliyiz. Yapay zekânın dine hizmette özellikle de hoca durumunda olanlar tarafından muhakkak kullanılması gerekir ama bu kullanma bizi asıl vazifemizden uzaklaştırmadan olmalıdır. Yapay zekâ, dine hizmette vakit tasarrufu, kaynak çokluğu, dil farkı engelini kaldırma gibi fırsatlar getirebilir. Daha çok insana ulaşma, yöre farklarının insana ulaşmada engel olmasını giderme, başka tecrübelerden daha çok istifade etmeyi de beraberinde getirecektir biiznillah. Yapay zekâ kullanımı bizi ana çizgimizden uzaklaştırmamalıdır. Bunun için de yapay zekâ kullanırken: İhlasımızın erimemesine, Onunla yaptığımız işin şeriatımıza uygunluğuna, Yapay zekânın kullanılması bir başka sakıncaya neden olmamasına, Yapay zekâ kullanmanın işimizde kaliteye vesile olmasına, Yapay zekâ ile insanların anlama düzeyini aşarak iş yapıp gayemizi yitirmemeye, Özellikle telif hakkı gibi hakları kollamaya özen göstermeye dikkat edilmelidir.
Normal basılı bir kitap da bir noktada böyle bir sorun oluşturabilir. Allah’ın dinine karşı sorumlu olan insandır. İnsan onaylar ve muteber olur. İnsandan öncekiler için sadece bir proje niteliği vardır diyebiliriz.
Yapay zekâ adeta bir tüzel kişiliktir. Mükellef bir şahsiyet değildir. Yapay zekâ ile her ne yapılırsa faydalı veya zararlı onun artısı da eksisi de yapay zekâyı kullanana aittir. Müslüman “yapay zekâ yaptı” türünden bir gerekçeye sığınamaz. Bugünkü hukuk sistemi de bunu kabul etmez.
Kıyamet günü Rabbimizin huzurunda hesap vereceğimiz şeyin adı yaşadığımız hayatımız, geçirdiğimiz saatlerimiz, ürettiğimiz işlerimizdir. Bizim imzamızla ortaya çıkmış bir şey kesinlikle bizim hesap gündemimizde olacaktır. O işi mekanik bir sistemle veya manüel bir sistemle yapmış olmamız ya da yapay zekâyı kullanarak yaptırmış olmamız Allah katındaki hesap açısından bir şey değiştirmiyor. Meseleye böyle bakmamız gerekiyor. Bunun özeti şudur: Biz Allah’a ve ahiret gününde yaptıklarımızın hesabını vermeye iman ettik. Elhamdülillah. Yeryüzünde tek başına yaşamamızla bizi gözetleyen yüzlerce denetçi ile beraber yaşamamız arasında bizim açımızdan bir fark olmamalıdır. Bizim denetçimiz yüreğimizdedir.
Yapay zekâ kullanılırken: Doğruluk, Vefa, Helal olmak, İnsana eziyet etmemek, Adalet, Haktan yana olmak, Ahiretteki hesabı dikkate almak, Zamanın değerini takdir etme, Ahlâk ve Kul hakkı hassasiyeti üzerine kullanılmalıdır.
çalıntı konusundaki diğer fetvalar
İslam’da emek ve hak korunması esastır. Bir yazılımın veya herhangi bir eserin arkasında emek veren kişilerin hakları, İslam ahlakına göre saygı görmelidir. Lisanssız yazılım kullanımı, yazılım sahiplerinin haklarını ihlal ettiği için caiz görülmez. Bundan sonraki süreçte, kullandığınız yazılımların lisanslı olmasına özen gösterin ve çalıştığınız firmaları da bu konuda uyarmaya çalışın. Sizden sonra bu durumu düzeltmek, sizin için hayır ve sadaka-i cariye olabilir. Geçmişte yapılan bu hatadan dolayı Allah’a samimi bir şekilde tövbe edin. Pişmanlık duyduğunuzu ve tekrarını yapmamak için kararlı olduğunuzu ifade edin.
Bundan sonraki böyle izinsiz işler yapmayın. Geçmişiniz için de tevbe edin. Helallik alma imkânınız varsa alın. Yoksa tevbe edin. Onun adına da sadaka verin.
Bunu sizin ürünleriniz için yapana ne derdiniz? Cevabınıza göre de “olabilir/olamaz” kararı verin.
Bahsettiğiniz şekilde olursa sakıncası olmaz.
Satın aldığınız kişinin, o malı haram malla aldığını veya çaldığını kesin olarak biliyorsanız eğer almanız caiz olmaz. Allah'a emanet olun.
Haram mal ile kastınız çalınmış gibi bir durum ise malı olduğu gibi sahibine geri vermek durumundasınız. Rüşvet, faiz, kumar veya müzik üretme karşılığı gibi bir yolla elde edilmiş bir mal ise durum şöyledir: Elinizde bulunanı bir vakfa veya fakire verirsiniz. Siz acil ihtiyacı olan bir durumda iseniz zorunlu ihtiyaç kadar elinizde kalabilir. Sonra ödemek şartı ile o malı sermaye yapıp bir iş kurabilirsiniz. Elbette her şeyden önce de samimi bir tevbe yapmış olmak şarttır.