Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm muhterem hocam. Size iki adet sorum olacaktı, dinimiz orta yolu öneriyor. Geçen Faruk Beşer hoca Mü’minlerin vasıflarını Kur'an-ı Kerim'den sayarken; Furkan Suresi 67. Ayetinde mevzu olunan "Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar." ayetini okudu. Benim düşüncemden Hz. Ebu Bekir Sıddık (ra) geçti. Hz. Ebu Bekir Sıddık (ra) İslam uğruna tüm malını feda etmiş. Efendimiz(sav); “Ashabım göklerdeki yıldız gibidirler, onlara uyarsanız yolunuzu şaşırmazsınız” emri gereğince ben sadaka verirken nasıl davranmalıyım? Mesela camide yardım toplanırken (k.kursu vb.) ya da bir muhtaca yardım ederken cebimdeki paranın hepsini mi vermek doğru olur yoksa bir kısmını mı tam anlayamadım. Gönlümden hepsini vermek geçiyor hatta daha fazlasını şimdi paranın bir kısmını verince içim bir tuhaf oluyor. Büyük bir fırsat kaçırdım, Allah (cc) verdiğini kuldan esirgedim vb. gibi düşünceler oluşuyor. Ben elbette Hz. Ebu Bekir Sıddık(ra) gibi olamam ama onların izinden yürümek isterim. Ne yapmam gerekir? Biraz uzun oldu. Hakkınızı helal edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir mü'min’in kendisine veya malına karşı işlenen bir suçtan ötürü elde ettiği haklılığından doğan haklarını kullanması günah değildir. Hakkını helal etmek zorunda da değildir. Buna rağmen, mü'min kardeşini bağışlaması bir tür sadakadır. Nasıl sadaka vermek zorunlu değilse bu da zorunlu değildir. Tıpkı sadakanın fazladan bir kazanç olması gibi böyle bir bağış da fazladan kazanmaktır.
Selamünaleyküm. Siz, imanınızın gereğini yapmakta istekli olun. Buna gücünüz yetmezse size uygulanana evet deyin. Kur'an'a göre fazla almanız gerekeni alamamış olursanız o hakkınızı Allah alır. Kur'an'a göre az almanız gerekirken fazla alırsanız onu da kimin hakkı ise ona iade edersiniz. Böylece kalbiniz de rahat olur cüzdanınız da.
Selamünaleyküm. Siz beni savunmayın, dininizi savunun, dininize hizmet edin. Nureddin hoca fani biridir, masum değildir; hata da eder, ayağı da kayar maazallah. O sözün ne anlama geldiğini herkes biliyor ama bilmek istemeyene ne diyebiliriz? ‘Ebu Bekir (radıyllahu anh), yaşadığı zamanın imtihanı ile imtihan edildi ve kazandı. O zaman için yaratılmış Ebu Bekir (radiyallahu anh)’ı, Allah (celle celalühü) onu bugün için yaratmadığı için bugünün Ebubekirleri farklı olacak. Bu da şu demektir: Ebu Bekir (radiyallahu anh) örnekliğini bir roman gibi okuma yerine, bugün için yaşanabilir bir ders gibi görmeye mecburuz. Onun fedekârlıklarını okuyup, bugün bizden bekleneni yerine getirmeliyiz.’ Bu anlatılmak isteniyor, bu kadar. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Müslüman, kendi devletinde yaşar, kendi camiinde namaz kılar. Zorunlu olarak bulunması gereken bir yabancı ortamda kalırsa o takdirde de en ehven ne kadar yaşayabilirse dinini o kadar yaşar. Ekonomik olarak da, menfaatini kollar ama şahsiyetini de yıpratmaz. Orta bir yol bulmaya gayret eder.
Selamünaleyküm. Bunu söyleyenlere sormalısınız. Biz, sadece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden geliyoruz.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz yaştaki bir insanın mizacını değiştirmeniz mümkün değildir. Onu öyle idare etmek zorundasınız. Sabredin. Başka bir yönden sıkıntısı olsaydı mesela maazallah aklı yerinde olmayan biri olsa idi ne yapacaktınız? Bunu da öyle düşünün. Sabredin, karşı karşıya gelmeyeceğiniz pozisyonlarda bulunmaya gayret edin. O babanız olarak her zaman sizin üstünüzdedir. Hatası ile doğrusu ile siz onun peşinden gideceksiniz. Sabredin, kazanan olun. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Dijital aletler için Mushaf hükmü olmayacağı ulema tarafından belirtilmektedir. Yine de mümkün olduğu kadar saygı göstermeye çalışalım. Allah’a emanet olun.
Selamünaleyküm. Malınıza haram şüphesi karıştırdınız. Direkt haram değilse de şüphe vardır. Çıkarabilirseniz o bölümü çıkarın kalbiniz rahat etsin.
Selamünaleyküm. Belli bir şahsa verilmek üzere verilen zekâtı o kişiye ulaştırmamak emanete hıyanettir. Hain ise ağır bir vebal altındadır. Zekât o kişiye, dilediğine veya uygun bulduğu birine verilmek üzere bırakılmış ise onu kendine almasını uygun bulmayız ama bu bir hırsızlık da değildir.
Selamünaleyküm. Kur'an hizmeti, farzı ayın duruma gelmiş ise onu ücret karşılığı olmadan yapmak gerekir. Böyle değilse Kur'an öğretmek ve benzeri hizmetlerden ücret almakta sakınca yoktur. Alınan helaldir. Bir şeyin farzı ayın olması ise, onu yapacak başka kimsenin olmaması, bir Müslüman'ın Kur'an okumayı mesela biliyor ve başkası bilmiyor gibi bir durum olması demektir.
Selamünaleyküm. Borçlarınızı düştükten sonra altınların gramını, diğerlerinin de maliyet fiyatını hesaplayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Hemen bir psikiyatriye görünmelisiniz. Doktor tavsiyesine göre hareket edeceksiniz. Geçmiş olsun.