Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam İslam ile yönetilmeyen bir ülkede verilen vergilerin hükmü nedir? Yani belli bir miktarda vergi vermek olması gerekendir ama bir mahallenin kabadayısının esnafından haraç alır gibi hareket edilmesi ne derece doğrudur? Ayrıca bizim tutumumuz bu kabadayı diğer esnaf arkadaşlardan alıyor ben de bu haracı vermezsem o kardeşlerimin hakkına girerim diye bir düşünce ile mi hareket edilmesi lazım? Hocam vergi vs. eklenti ile alınan paralar hayatımızın hemen hemen her tarafında karşımıza çıkıyor. Yani hocam verilen bu paralar fakir fukara veya Asr-ı Saadet'teki gibi beytülmal olarak fakirlerin hakkı gözetilmiş olsa can feda. Düşüncelerinizi bekliyorum. Allah'a emanet olun hakkınızı helal edin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kur'an öğretmekten ücret almak caizdir. Almamak daha uygun ise de almakta sakınca yoktur. Yeter ki yaptığınızı Mus'ab gibi yapın.
Selamünaleyküm. Borç vermek, Allah için yapıldığında bir ibadettir. Mü'min, yaptığı ibadetin karşılığını Allah'tan bekler. Elbette her ibadetin belli bir bedeli olacaktır. Hiçbir sıkıntıya katlanmadıktan sonra nasıl ibadet yapıp sevap kazanacağız? Bir de bu gözle bakın, yaptığınızın değerini anlayacaksınız. Ne var ki, borcu geciktiren açısından ortada ciddi bir vebal vardır. Tam anlamıyla bir zulümdür bu. Helallik alması ve istiğfar etmesi gerekir.
Selamünaleyküm. Kur'an öğretmekten ücret almak caizdir. Almamak daha uygun ise de almakta sakınca yoktur. Yeter ki yaptığınızı Mus'ab gibi yapın.
Aleykümselam. Belirttiğin gerekçede haklısın ama Müslüman, sözü senet olan insandır. Doğrudan yana olmalısınız.
Selamünaleyküm. Burada kuracağınız denge Mü'min kimliğiniz açısından sakıncalı olacaksa gitmemeniz doğru olur. Orada bulunmuş kimselerle de durumu değerlendirin.
Selamünaleyküm. Ölenin adına para verip ibadet borçlarını kapatmanın dini bir dayanağı yoktur. Faizle ilgili hatanız için istiğfar edin, ilk fırsata borcu bitirin ve kurtulun. İçinizde nedamet bulundukça inşaallah vebal altında olmazsınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hiçbir mü'min, takatinin üstünde bir yükle yüklü olmaz. Hepimiz takatimiz ile sınırlı sorumluluklar taşırız. Bir tıp öğrencisi olarak ilk yapmanız gereken şey, mesleğinizde ehil olma yoluna girmenizdir. İyi bir hoca olmamanız eksiklik değildir ama sıradan bir doktor olmanız eksikliktir. Buna göre bir çalışma planı yapmalısınız. İkinci olarak da, yalnız kalmaktan sakınmalısınız. Yalnızlıkla kastım da, bir cemaat ortamında olmamaktır. Dersleriniz dışında bir cemaat beraberliği ilkeniz olmalıdır. O cemaat de sizin bilgi açığınızı kapatacak programlar yapan bir cemaat olmalıdır. Aşırılıklara kaçmayan, olaylara dengeli yaklaşan, İslam'ı bütün yönleri ile ele alan bir cemaatle beraber olmalısınız. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri sözlerin esasen doğru kabul edilebilecek ama kaynak olarak doğru olmayanları olduğu gibi, akide olarak söylenmesi doğru olmayanları da vardır. Direk ibadetimizi, imanımızı alakadar etmeyen bu konularda ileri geri konuşmuş olmamak için bunların kullanılmamasını tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir beyan çok tehlikelidir. Anlatmaya ve anlattığınız gibi olma gayretine devam edin. Bu sözü bu anlamda duymamış olun.
Selamünaleyküm. Doktorun gerekli gördüğü ve alternatifi olmayan ilacı kullanmak caizdir. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Hemen sizin gibi bu idraki yakalayan bir grubun içine katılmalısınız. Yalnızken bunları düşünmenin anlamı yoktur.
Selamünaleyküm. Evlilik farz olunca onun önüne başka iş geçemez. Eğer evlenmeniz farz düzeyine geldi ise sizin için hemen evlenin. Ağabeyinizin durumu sizin tavrınızı değiştirmesin. Siz kendinize göre, o yokmuş gibi hareket edin.