Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi üç yaşında hekim olma yolunda ilerleyen bir gencim. Yengemin rahatsızlığından dolayı abimin iki kızıyla biz ilgileniyoruz annem ve ben. Kendisi psikolojik bazı sorunlar yaşıyor evlendikleri günden beri ancak hastalığı kabul etmediği için tedaviye de yanaşmıyor. Kızların biri on diğeri altı yaşında ve çocuklar doğdukları günden beri ayrı yaşamamıza rağmen neredeyse her gün bizdeler. Yemek yapma ya da çocukların dersleriyle ilgilenme gibi şeyleri ne yazık ki beceremiyor. İstese bile bunlar gözüne o kadar büyüyor ki yapamıyor ve nihayetinde çocukların kişisel bakımından, okul işlerine, derslerine yani her şeyle biz ilgileniyoruz. Babaları da her ne kadar elinden geleni yapsa da çocukların bana düşkünlüğü daha fazla. Bu noktada bazen aklım karışıyor. Kendi okul derslerimin zorluğu ve çevredeki insanların sen neden bu kadar kendini yıpratıyorsun dercesine sözleri yüzünden ben de vesveselere kapılıyorum. Sorumluluğunu alamayacaklarsa niye çocuk yaptılar, bu imtihan benim mi gibi sorular zihnime geliyor ve bu da imtihanımı çöpe attığımızı hissettiriyor. Her ne kadar anlık düşünceler de olsa insanın aklını karıştırmaya yetiyor. Ben sadece kendimce Rabbimi tanıdığım kadarıyla hareket etmeye çalışıyorum ve derslerimi de ihmal etmeden eğer o çocuklar içinde elimden bir şey geliyorsa bana ne demeden yapmaya çalışıyorum. Yanımda büyüyorlar ve derslerine, ödevlerine ve oyun oynamak bile illaki çocuk olarak ihtiyaçları olduğu için bunlara gözümü kulağımı kapatmamın doğru olmayacağını düşünüyorum. Cevap verilecek bir soru mudur bilmiyorum ama vereceğiniz cevap en azından ben doğru yoldayım deyip çevreden ne gelirse kulağımı kapatmama vesile olacaktır.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Evet bu sizin imtihanınız ama imtihanınızın gereği olarak oturup beklemeniz gerekmez. Eşiniz sizin anlattığınız kadarı ile doktor tedavisi görmesi gerekiyor. Eşinizin babası veya annesi ile ya da onun mecburen sözünü dinleyeceği biri ile bu işi çözmeye çalışın ve eşinizin acilen bir doktor tedavisi görmesini sağlayın. Oturup beklemeniz bir çözüm olmadığı gibi başınızı dertten de kurtaramazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Öylesine bir geçme olması pek mümkün değil. Fakat dinlediğin problemlerin gerçekte nasıl çözüldüğünü bilmeden, aslında onların içindeki çözümleri soğukkanlılıkla bilmeden olaylara sadece bir yandan üzülmemeye çalışıp bir yandan da moral vermeye çalışıyorsan sürekli, işte bu bir süre sonra sende de sıkıntılara sebep olabilir. Çünkü yorulursun. Fakat sorunların neden kaynaklandığını tespit edebiliyorsan ve gerçekten işe yarar çözümler tavsiye edebiliyorsan, öyleyse kendi hayatında karşılaştığın sorunlara karşı da aynılarını uygulayıp sorunların çözümüne ulaşabilirsin. Bu açıdan bakınca da aslında kendini koruyacak bir iş de yapıyor olabilirsin. Kısacası bu senin birikimine, yeteneklerine, duygusal gücüne, tekniklerinin gücüne vs. bağlı değişebilen bir şeydir. Problemlerinin gerçek sebebini bilmeden tahminlere göre hareket alman pek sağlıklı olmaz. Bir yargıya ulaşmadan önce mutlaka gerçek sebebe ulaşmaya çalış ki sağlıklı bir yol alabilesin. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Sen, olması gerekeni düşünüyorsun. Eşin ise yasaların ve dinin ona verdiği bir hakkı kullanıyor. Eşini bu nedenle reddedemezsin; evinde kimseyi istememek hakkıdır. Bu iki farklı anlayışın bir noktada buluşabilmesi eşinin merhametli ve fedakâr biri olması ile mümkündür. Bu da senin sorunu zamana yayarak (her günün doğal tartışması yapmayarak) onun esnemesini sağlamanla mümkündür. O da insandır neticede. O da bir gün yaşlanacağını biliyordur. Biraz daha “evet, sen haklısın” diyerek ortamı rahatlat. Bir zaman sonra teklifini kabule yanaşacaktır. Ya da onun razı olacağı biraz uzakta bir evi tercih edeceksin. Allah yardımcın olsun.
Öncelikle bu durumu senin imtihanın olarak abul et ve kazanmak için dikkat et. Bu senin imtihanındır demek, sen bu süreç üzerinden Rabbinin rızasını kazanacaksın demektir. Sabreder, dik durursan, zaman seni gevşetemezse sen kazanırsın. Büyük ihtimal onlardan birini de en azından kazanırsın. İmtihnını ve imtihanının kıymetini bil. İkinci olarak da şöyle bir uygulama yap: Hedefin kendini o yanlış anlayışlardan korunmuş biri olarak kollamaya bak. Onlar ve aileni diğer bireyleri senin ana hedefin olmasın. Senin ve onların Rabbi Allah'tır. Onlar da hesap yerine gidecekler. Onların da aklı var. Evet, onlar seni endişelendirmeli ve hatta ağlatmalı ama sen her şey değilsin neticede. Sen de bir insansın ve senin de kendi hesabın var. Onlar için dertlen ama kahrolma. Bu tutum da seni onların her sözünü önemsememen noktasına kaydırsın. Desinler ve sen bildiğini yap.
Selamünaleyküm. Allah size sabır versin. Yavrunuzu muhakkak doktora götürün. Özel bir sorunu olup olmadığını tespit ettirin. Anlattıklarınız normal değildir. Bir de bir avukatla görüşüp, böyle bir çocuk için kanunen bir tedbir almanız gerekip gerekmediğini öğrenin. Elbette işiniz zor ama siz annesiniz. Onun olgunlaşmasını bekleyeceksiniz. Babası hakkında bilgi vermediniz; babasının olmadığı ya da ilgilenmediği anlaşılıyor. Varsa babası onunla da istişare etmelisiniz. Yükü iki kişi taşıyın. Yavrunuzla alakalı konuları ikiye ayırın. Önce onun insanlığını oturtmasını bekleyin, ibadetlerini ikinci plana koyun. Anne döven çocuğa elbette namaz kıldıramayacaksınız. Tesettürle uğraşırken daha ağır sıkıntılara yol açıyorsunuz. Yavrunuz önce normalleşsin sonra ona emirler verin, nasihatler edin. Bir de çevresini sürekli izleyin. Kimlerle oturup kalktığını muhakkak bilmelisiniz. Çok dua edin. Siz annesiniz; duanız makbuldür. Allah yardımcınız olsun, size sabırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. İyi bir hocadan Kur'an dersi almanız farzdır. Annenizin bunu ve iyi bir ilmihal dersi görmenizi engellemesi hakkı değildir. Onu incitmeden bu görevinizi yerine getirmelisiniz. Babanız için sadece dua edin; onun doğurduğu bir çocuğu olarak ona akıl vermeniz, nasihat etmeniz kabul edeceği bir şey olmayabilir. Kaş yaparken göz çıkarmış olursunuz. Dayınız için de benzer şeyler geçerlidir. Çok dua edin.