Fetva Meclisi
Soru
Hocam, 41 yaşında bir bayanım. 2 ay önce eşimi kaybettim. 8 yaşında bir oğlum var. Eşimin ölümü her ikimizde de bir çok problem yarattı. Çocuğum babasını kaybettikten sonra çok asabi ve sinirli oldu ve sürekli bana bağırıyor. Her istediğinin olmasını istiyor. Kendisini çok büyümüş hissediyor. Herhangi bir şey yapmasını istediğimde benimle bağırarak konuşuyor. Aynı şekilde benim kendisine karşı sesimi yükselttiğim zamanlarda ise tepkisi değişmiyor. Benim ona nasihat etmemi de kabullenemiyor. Ne yapmalıyım, çocuğuma karşı nasıl davranmalıyım? Bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sakın babanızla annenizin arasına girmeyesin. Onlardan birini tutman doğru olmaz. Sen, onlara karşı bir hata işleme. İkisine de iyi davran, sabırlı ol. Bu yaştan sonra onlardan köklü bir değişim bekleme. Ortamı sakinleştirme, daha kolay konulara geçme gibi taktikler güt. Çok dua et. Önce kendini koru.
Selamünaleyküm. Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Oğlunuzun durumu normaldir. O yaşlarda öyle olur. Bıktırmaz, aranızı açmazsanız ileride düzelir. Kendinizi kötü anne durumuna getirmeden nasihat edin. Asla azarlamayın, tehdit etmeyin. Ara sıra kılmadığını görmemiş gibi olun. Dua edin bize.
Allah sabrınızı artırsın. Mutlaka eşinizle beraber aklı başında bir uzman bir isimden nasihat isteyin. Size ve ona düşen özel zevklerinizden fedakârlıktır. Birbirinizi mutlu etmek için gayret göstermektir. Nefislerinizin keskinliklerini yumuşatmadan düzelmesi mümkün değildir bu konuların. Aile böyledir. Güzel günlerinizin kıymetini bilin ki zor zamanlarınızda da Allah sizinle olsun.
Selamünaleyküm. Evlilik sadece anneye hizmet için sürdürülmez. Yatak odası da evliliğin direklerindendir. Artı ve eksileri toplamanız gerekir. Eksiler çok az ise ona göre karar verin.
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Bir kere tıbbin bütün imkanlarını kullanın. Ondan sonra olmuyor deyin.İkinci olarak da asıl bu durumda yatak ilişkinizi bir tedavi-teselli olarak sürdürmeniz gerekirdi, yanlış yapmışsınız. Yeniden yatağa dönün. Çok dua edin. Kitap okuma, sohbetlere gitme gibi bir ilave iş üretin kendinize. Bayanlar arasında çocuğunuzun olmamasını gündem yapmamaya çalışın. Biri bin yaparak size yaralarlar. Allah yardımcınız olsun. Çocuk büyük bir nimettir elbette ama hayat çocuk demek değildir. Dengeli bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
çocuk eğitimi konusundaki diğer fetvalar
Çocuk eğitimi gibi bir gerekçe ile çizim yapabilirsiniz. İlke olarak resim çizmenizin doğru olmadığını, ancak canlı olmayan cisimleri çizebileceğinizi bilin. Allah'a emanet olun.
En çok tartışılan konulardan biri, çocuklarımızı nasıl eğiteceğimiz konusudur. Ne yazık ki bu konuda içimize huzur verecek bir çare de üretemedik. Çocuğunuza Allah sıhhat ve afiyet versin. Dinine hizmete, Allah yolunda bir hayat yaşamaya onu da bizi de muvaffak kılsın. Çocuklarımızın okul ortamlarından tamamen uzak tutulmaları ilk bakışta bir çare gibi görülüyorsa da, uzun dönemde bunun da çare olmadığı, okulsuzluğun da bazı sosyal sorunları beraberinde getirdiği izlenmiştir. Bunun için, okuldan uzak tutmak yerine, en az devam edilen bir okula kontrollü bir şekilde verilmesini, en kısa sürede de diploma sahibi edilmesini tavsiye ederim. Şu andaki Kur’an ve benzeri mukaddesat sevgisi ve alakasını abartmayın; çocuktur, önüne koyduğunuzu sever, sayar. Asıl, buluğ çağı döneminde ne yapacağınızı şimdiden düşünün. Size dua ediyorum.
Selamünaleyküm. Zorlamanın kimseye yararı yoktur. İkna edin, sevdirin ve sabredin.
Selamünaleyküm. Mevcut şartlarımızı dikkate alarak bu cevabı veriyorum: 1-) Kız veya erkek çocuklarımızın, ilk öğretimden yoksun bırakılmasının doğru olmayacağını düşünüyorum. Onun yerine koyabileceğimiz, tecrübelerle ispatlanmış alternatif eğitimimiz yoktur. Konuyu sadece 'okul okuma, bilgi edinme' olarak ele alamayız. Bir de çocuğun sosyalleşme boyutu vardır. Bu boyut, evlerde doldurulabilir çapta küçük değildir. 2-) Çocuklarımızın -devlet veya özel- okullarda okumasının bizim açımızdan sorun oluşturması, kızlarımızın karma bir ortamda, kıyafet açısından mahzurlu olacak şekilde bulunmaları ile sınırlandırılması hatalıdır. Akidemiz bakımından dikkat etmemiz gereken yönler de vardır. Okullar, sağlık açısından nasıl grip bulaştırmada ilk dikkat edilen yerler oluyorsa; ahlâk erozyonu bakamından da ilk dikkat edilecek yer olmak durumundadır. Meselâ devlet okullarında şu veya bu nedenle çocuğun bulunması sakıncalıdır denirken, özel okullarda genellikle zengin ailelerin şımarık çocuklarının bulaştırdığı hastalıkların ne denli risk taşıdığı, dikkatimizden kaçabilmektedir. Kız ve erkek çocukların ayrı okullarda okuması da sorunu çözmüyor. Sadece kızların devam ettiği okulları zemzemle yıkanmış gibi göremeyiz. İHL çok önemli bir alternatif olmakla beraber nihaî çözüm değildir. İHL'yi yeterli bulup rahat eden aileler sonunda zarar ettiklerini görebilmektedirler. 3-) Burada zikredeceğimiz öneriler, kesinlikle çare değildir. Çareye en yakın şeylerden söz edebiliyoruz. Bunu özellikle belirtmek gerekmektedir. 4-) Kız çocuklarımız veya erkek çocuklarımız, zorunlu olan ilk dört yıldan sonra muhakkak İHL' ye gitmelidirler. Şu durumda İHL'ler, diğer okullara göre maddi ve manevi açıdan en uygun durumdadır. Şahsi kanaatim odur ki: Bilhassa kız çocuklarının İHL' ye rağmen başka bir okulda bırakılması vebaldir. Bunu, alkolsüz ilaç varken alkollü ilaçla tedavi olmaya benzetebiliriz. Bu zikrettiğim düşüncem, özel okullar için de geçerlidir. 5-) İkinci dört yılda ise, yani lise bölümünde AÇIK LİSE imkânının Müslümanların önünde büyük bir nimet olarak durduğu kanaatindeyim. Erkek veya kız, çocuklarımız, evlerinden de liseyi bitirebilirler, bir medreseye devam ederek de bitirebilirler. Bu dönemde, başta Cuma namazı olmak üzere pek çok riski göze alarak çocukların dört yıl lise sıralarında tutulması büyük bir israftır. Bazı Kur'an kurslarının, sırf kursun kapanmaması için, çocukları bünyelerinde tutup vakitlerini heder etmelerine de yol açılmadan; iyi bir Kur'an kursu ortamında çocuklarımız hem Kur'an ile buluşma hem de iyi bir lise bitirme imkânına sahiptir. Gençlerin şehvetlerinin kaynadığı bir dönemde lise şartlarında bulunmaları büyük bir risktir. Lise de okunabilir ama bu alternatif özellikle değerlendirilmelidir. Çocukların, liseyi istemelerinin yani açık liseyi benimsememelerinin nedeni, üniversite ve benzeri sebepler değildir. Asıl sebep biraz önce zikrettiğimiz sosyal nedendir. Genç bir çocuk kendisi gibi yüzlerce gençle paylaşılan bir günlük hayatı tercih etmektedirler. Serbest bir ortamda da şeytanın onları nasıl yönlendireceğini tahmin etmek güç değildir. En ideal olan açık lise döneminin zeka yapısına göre hafızlık veya başka bir din eksenli takviye ile yetiştirmektir. 6- Üniversite dönemine gelince: a- Kesinlikle fıtrat öncelikli bir üniversite tercihi yapılmalıdır. Kabiliyeti ne ise ona göre olmalıdır. b- Asla evlilik zamanı gelmiş kız veya erkek bekar bırakılmamalıdır. c- Kızlarımız, tıp ve onun alt branşı niteliğindeki branşların dışında bir alanda kendilerini harcamamalıdırlar. Zeka açısından iyi durumda olan kızlarımız, ailelerinin bulunduğu şehirlerde ve ailesinin yanında olmak kaydıyla tıpla alakalı tahsil görmeleri mümkündür. Bunu zaruret dairesinde görebiliriz. Zaruret dairesinde gördüğümüz bir iş için de o dairenin ruhsatları kullanılabilir. Yalnız bu süreçte aile, yükümlülüğünün kat kat arttığının şuurunda olmalıdır. d- Erkekler de dahil olmak üzere üniversite ortamının tam anlamıyla bir FİTNE ORTAMI olduğunu unutamayız. Ona göre tedbir alacağız, ona göre karar vereceğiz. e- Üniversite esnasında gençler muhakkak bir faaliyet içinde olmalıdırlar. Bu faaliyetin aşırı bir uç olmamasına da dikkat edilmelidir. 7- Diplomayı gerekli görebiliriz. Put olarak gördüğümüzde ise yanlışa saplanmış oluruz. Diplomasız ahlâklıyı, diplomalı ahlâksıza tercih etmeye mecburuz. Ahlâkı, din olarak görmemizin gereği budur.
Selamünaleyküm. Birinci, ikinci, üçüncü ve ellinci göreviniz, çocuğun annesi haram ve şüpheli bir lokmayı ağzından geçirmesin. Gözü haram görmesin, kulağı haram duymasın. İbadet aksatmasın. Gerisi kolay işlerdir.
Selamünaleyküm. Sizi de eşinizi de tebrik ederim. Allah amelinizi makbul buyursun. Tam anlamıyla cihat üzeresiniz. Ne mutlu size. Böyle karı koca kendilerini Allah'a vermişlere hayran oluyorum. Mübarek bir davranış üzeresiniz. Bana da dua etmenizi rica ederim. Gelinimiz, işini hemen bıraksın. İngilizcesi iyi ise özel derslerle hocalığını yapar. Evlilik ateşine tutuşmuş delikanlılara ders vermek genç bir kadının işi değil, gerekli de değil. Siz bu heyecanla beraberken nerede olursanız olun Allah size yardım eder. Mus'ab yetiştirmenin kolay yeri yoktur. Aileyi büyütme ve yakınlara tesir etme gibi ilaveleri de katarak onların yanına geçmenizi daha makul bulurum. Siz kendiniz bir Mus'ab olun, Yesribler yeşersin sizin elinizle. Bana ait ne varsa o da sizin olsun. Yazın çizin, kullanın; yeter ki beni bir duadan unutmayın. İmrendiğim aile yuvanızın saadeti için dualar ederim