Fetva Meclisi
Soru
Hocam zekât alması caiz olmayacak zengin kimdir? Yani zekâta engel oluşturacak zenginlik oranı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Şöyle özetleyebiliriz: Nisab miktarı (81 gr altın veya onu satın alabilir para) fazladan malı bulunan ZENGİN sayılır. Zengin olan zamanı gelince zekât verir, zekât alamaz. Zekât verecek kadar zengin olmayan yani fazladan malı olmayan ama ihtiyaçları yerinde olan ki buna fıtır sadakası veren kimse diyebiliriz, bunun sadaka alması doğru değildir. Günlük maişetini temin edenin dilenmesi caiz değildir.
Selamünaleyküm. Altınınız tam nisap miktarıdır ancak borcunuzu düştükten sonra zekat verecek miktar kalmaz. Seksen bir gram altın zekât nisabıdır.
Zekât, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda (nisap) mala sahip olan kimselerin Allah rızası için muayyen kişilere vermesi gereken belli miktarı ifade eder. Zekâtın farz olması için; malların nisaba ulaşması yanında nâmî (hakikaten ya da hükmen üreyici/artıcı) olması, sahip olunduğu andan itibaren üzerinden bir yıl geçmesi, bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlardan fazla olması gerekir. Nisap, zekâtla yükümlü olmak için esas alınan zenginlik ölçüsüdür. Bu ölçü, altında 20 miskal (80.18 gr.), devede 5, sığırda 30, koyun ve keçide 40 adettir. Zekâtın kimlere verileceği Kur’ân-ı Kerîm’de ayrıntılı şekilde açıklanmış (et-Tevbe, 9/60), nisabı da hadislerde belirtilmiştir. (Buhârî, Zekât, 32, 38, 56 [1447, 1454, 1484]; Müslim, Zekât, 1-6 [979-980]) Buna göre temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişinin, yukarıda belirtilen diğer şartlar da yerine gelmişse bu mallarının zekâtını vermesi gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/4-6.)
Aleykümselam. Her ikisini değerleri üzerinden de toplayıp nisaba ulaştığında zekât verebilir.
Geri gelme ihtimali olmayan bir borç verdi iseniz onu yok sayabilirsiniz. Bunun dışındaki alacakların zekâtını her yıl mal elinizde imiş gibi verirsiniz. Tahsil konusunda sıkıntı varsa, mal elinize geçinceye kadar zekâtı erteleyebilirsiniz. Elinize geçince de geçen yılları toplayıp verirsiniz. Allah kabul etsin.
Zekâtın bir nisabı yani ölçüsü vardır. O ölçü 81 gram altındır. Bu nisaba ulaşınca zekât gerekir. Bu nisabın oluşması da altın ve altın gibi olan paralar toplamda ne kadar yaptığına bakılır. Mesela elli gram altın var, seksen bir grama yetiştirecek kadar da para varsa ikisinin toplamı nisabı oluşturmuş olur. Nisaba ulaştığımız anda da hemen zekât gerekmez. Üzerinden bir hicri yıl yani 355 gün geçmesi gerekir. Bir yıl geçince o nisap miktarı olan baraj elimizde ise yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Baraj eridi ise zekât gerekmez. Baraj büyümüş mesela 250 gram altın veya değerini bulmuş ise o toplamın yüzde iki buçuğunu zekât veririz. Sizin ne zaman nisap miktarı malınız olduğunu bulmanız gerekiyor. O günden sonraki bir yılın dolduğu gün de zekât verecektiniz. Geçen yılları da bu şekilde telafi edersiniz. Allah kabul etsin.
81 gram konusundaki diğer fetvalar
Sizin desteğinizle de olsa eşinizin zekâtını onun annesine veremezsiniz. Sizin elinizde de yılını doldurmuş toplamı 81 gram altın veya değerinden fazla para varsa onun zekâtını verirsiniz. Allah kabul etsin.
Malın zekâtı verilmesi için iki şart önemlidir. Birincisi mal NİSAB miktarına ulaşmış olmalıdır. İkincisi de nisab miktarına ulaşmış malın üzerinden bir HİCRİ YIL (355 gün) geçmelidir. Nisab altın üzerinden belirlenir, diğer zekât mallarına da o değer uygulanır. Bu ölçü 81 gramdır. (Net rakamla 80.18 gram.) Bu kadar altın veya bu kadar altının karşılığı olan para, ticaret malı zekât için nisaba ulaşmış demektir. İkinci şart olan yıl geçmesi de hicri yıl üzerinden hesaplanır. O da 355 gündür. Zekât için hesaplanan malın sahibinin elinde bir yıl beklemiş bir mal olması gerekir. Nisaba ulaştığı andan itibaren bu bir yıl başlamış olur, yıl bitince de zekât gerekir. Nisab miktarı mal ile zekât sürecini başlatan bir Müslüman yıl içinde o maldan harcar veya bir yolla mal azalırsa yıl sonunda elindeki kalanın zekâtını verir sadece. Eğer elinde kalan nisaptan daha az ise zekât vermez. Aynı şekilde yıl içinde mala katılmış ve çoğalmış ise o katılanın yılı dolmadığı halde onu da yılı dolmuşa katarak zekâtını vermiş olur. Uygulama böyledir.
Herhâlde “seksen gramdan fazla” ile başlayan seksen bir gram anlatımı bir nebze kapalı olmuş sizin için. Ölçümüz seksen bir gramdır. Bunu seksen artı bir olarak ifade ediş tarzı dikkatinizi çekmiş. Allah Teâlâ sizden razı olsun. Hepimizi ibadete muvaffak kılsın, hatalarımızı mağfiret buyursun.
Allah Teâlâ sizi zekât ibadetine muvaffak olan kullarından kılsın. Âmin. a- Dükkândaki mal konusunda bir eksiklik var. Oradaki satılık olmayan mallar için zekât yoktur. b- Dükkândan hisseniz kadarını sizin konunuz yapın. Mesela yüzde ellisi sizin ise ve içinde satılık mallar piyasa fiyatı yüz lira ise siz elli liranız var kabul edin. c- Dükkândaki bu bilgi eksikliği dışında sizin bu yıl için zekât vermenize gerek yoktur. Zira zekât senesini hesaplamak için elinize NİSAB MİKTARI mal geçtiği günden itibaren bir yıl beklemek gerekiyor. Sizin ilk elinize geçen altmış gram altın başlamak için yeterli değil. Boş iş yeri ise nisap takvimi için başlamaya uygundur. Onun üzerinden 355 gün geçtikten sonra elinizdeki para+SATILIK daire, arsa+altın ve benzerlerini toplar (hepsinin başlama takvimini onlarınki eksik de olsa bu ilk başlanmışı ilave ederek) hesap edersiniz. d- Oturduğunuz eviniz ve bineğiniz için zekât yoktur. Allah kabul buyursun.
Ticari bir mal olduğunda araziler de zekât malıdır, para gibi onların da zekâtı verilmelidir. Arazilerin zekâtı ile alakalı olarak şu ayrıntılara dikkat etmeliyiz: Arazilerin de nisaba yani zekâtın gerekli olması için şart olan ölçüye ulaşması gerekir. Nisab 81 gram altın veya onun değeridir. Yani elimizdeki arazinin o günkü değerinin 81 altın tutarında olması gerekir. Bu rakam ve daha fazlası arazinin değeri olunca arazimiz nisaba ulaşmış demektir ve zekâtı verilir. Arazi için zekât farz olunca verilecek miktar değerinin % 2,5 kadarıdır. Zekâtın arazi için farz olmasında yıl şartı vardır. Tıpkı parada olduğu gibi üzerinden yıl geçince zekât farz olur. Yıl için de hicri yıl geçerlidir. Bu da üç yüz elli beş gündür. Araziye bir ticari meta olarak sahip olduğu günden itibaren bir yıl sayar ve sonunda zekâtını verir. Arazinin ekonomik değerini, zekât farz olduğu günkü piyasa üzerinden değerlendirir. Üzerinde yapılanma devam eden (inşaat, ifraz gibi…) arazilerin zekâtı, zekât farz olan günün yani yıl sonunun piyasası o hâliyle ne ise ona göre hesap yapılır. Arazinin zekâtını nakit olarak vermekte zorlanan yani elinde nakit bulunmayan, o gün ne kadar zekât vermesi gerektiğini hesaplar ve kendisini zekâta borçlu sayar, ilk fırsatta zekâtını aynı rakamlarla verir. Arazi zekâtı verecek olan nakit çıkarmakta zorlanıyorsa veya arazinin kendisini zekât olarak vermek fakir açısından daha yararlı oluyorsa arazinin kendisinden de zekât verebilir. Piyasa fiyatı üzerinden araziyi değerlendirdikten sonra üzerine farz olan zekâta karşılık gelecek kadar arazi parçasının tapusunu fakire verir. Zekât farzı da yerini bulmuş olur. Arazide ortak olanlar, hisselerinin piyasa değeri kadarının zekâtını verirler.
Selamünaleyküm. Sınırda bir altınınız var. Aylık faturalarınız ve benzeri giderlerinizden sonra kalan kısım büyük ihtimalle sınırın altında kalacaktır. Zekât vermeniz gerekmeyebilir. Buna rağmen seksen bir gram altının üstünde bir miktar kalırsa yüzde iki buçuğunu veya değerini zekât verirsiniz. Allah kabul etsin.