İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Zilhicce ayında ve Arefe gününde oruç tutmanın fazileti nedir?

Cevap

Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmak müstehap kabul edilmiştir. İsteyen tamamını tutabileceği gibi birkaç gününü de tutabilir. Zilhicce’nin dokuzuncu günü olan Arefe gününün dinde önemli bir yeri vardır. Hz. Peygamber (s.a.s.) bugünü oruçlu geçirme ile ilgili olarak “Arefe günü tutulacak orucun önceki ve sonraki senenin günahlarına keffâret olacağını Allah’tan ümit ediyorum.” (Müslim, Sıyâm, 196-197 [1162]) buyurmuştur. Fakat hacda olanların, yapacakları ibadetleri aksatmamaları, sıkıntı ve hâlsizliğe düşmemeleri gerekçesiyle Arefe günü oruç tutmamaları daha uygundur. (Ebû Dâvûd, Savm, 63 [2440]; İbn Mâce, Sıyâm, 40 [1732])
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Nafile oruçlar arasında en önemli oruçlardan biri zilhiccenin ilk on gününde tutulan oruçlardır. Bu ilk on günde (bayram günü hariç) her gün mübarektir. Kaç gün tutulabilirse o kadar ecir elde edilmiş olur. Sıhhati yerinde olmayan veya oruca müsait bir durumda olmayan da sadaka verebilir, zikirler yapabilir.

Esselamualeykum değerli hocam zilhicce orucu hakkında bizleri bilgilendirebilirs
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Siz kazaya niyet etti iseniz o oruçlar kaza yerine geçer, nafile olanı ise tutulmamış olur ama bu sizin için bir eksiklik değildir. Önemli olan farz eksiğinin olmamasıdır.

Ben yaklaşık olarak son iki yıldır kaza oruçlarımı tutmaya çalışıyorum. Aslında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fecr sûresinin 2. âyetinde geçen “on gece” ile tercih edilen yoruma göre, hac ayı olan Zilhicce’nin ilk on gecesi kastedilmiştir. (Râzî, Mefâtîhu’l-ğayb, 31/148) Zilhiccenin ilk on gününün faziletine işaretle, Hz. Peygamber (s.a.s.) “Allah katında şu on günde işlenecek sâlih amelden daha sevimli bir amel yoktur.” buyurmuş, sahabîler: “Ey Allah’ın Resûlü! Allah uğrunda yapılacak cihattan da mı üstündür?” diye sormuşlar. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.); “Evet, Allah yolunda cihat etmekten de. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihadı başka. (O, bundan üstündür.)” (Ebû Dâvûd, Savm, 61 [2438]; bk. Buhârî, ʽÎdeyn, 11 [969]) buyurmuştur. Zilhicce’nin bu on gününün fazileti hac ibadetinin bu ayda yapılmasından kaynaklanmaktadır. (İbn Hacer, Feth, 6/110) Zira bu günlerde hac ibadetinin bir kısım menâsiki yapılmakta bir kısmı da (ziyaret tavafı, şeytan taşlama gibi) ardından gelen teşrik günlerinde gerçekleştirilmektedir. Zilhicce ayının dokuzuncu günü olan Kurban Bayramı’nın arefesinde tutulan orucun da çok faziletli olduğu rivâyetlerde zikredilmiştir. (Müslim, Sıyâm, 196-197 [1162])

Zilhicce’nin ilk on gününün fazileti nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Zilhiccenin ilk dokuz gününü oruçla geçirdiği rivâyet edildiği için (Ebû Dâvûd, Savm, 61 [2437]; Nesâî, Sıyâm, 70 [2372]) Zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani Kurban Bayramı’ndan önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Zilhicce ayının 10. günü Kurban Bayramı’nın ilk günüdür. Kurban Bayramı’nda da oruç tutulmaz. (Buhârî, Savm, 66-67 [1990-1993]; Müslim, Sıyâm, 138-143 [1137-1140]) Ancak imsaktan itibaren bir şey yemeyip o günün ilk yemeğini kurban etinden yemek müstehaptır. Fakat bu, kendi evinde kurban kesebilen insanlar içindir. Zamanımızda çiftliklerde kurban kestiren bazı Müslümanlara, akşama kadar sıra ancak gelmekte, hatta kesim ertesi güne kalmaktadır. Bu durumda söz konusu insanların aç kalıp oruçlu imiş gibi durmaları uygun değildir.

Kurban bayramı günü kurban kesilmeden önce bir şey yememenin dinî dayanağı var m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zilhicce ayının dokuzuncu günü hacılar Arafat’ta vakfe yaptığı için o güne ARİFE günü denmiştir. Dini yönüyle sözcüğün kullanımı böyledir. Bizim örfümüzde ise BAYRAM ÖNCESİ GÜNÜ anlamında Ramazan ayının son gününe de Arife adı verilmiştir. Dini açıdan bir bağlayıcılığı yoktur.

Hocam dinimizde arife günü kavramı sadece Kurban bayramından bir gün evvel olan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber (s.a.s.), “Şaban’ın on beşinci gecesi (yani Berat Gecesi) olduğunda o gece ibadet ediniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasına (rahmeti ile) tecelli eder ve fecir doğana kadar şöyle buyurur: ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu isteyen…” (İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 191 [1388]; bk. Tirmizî, Savm, 39 [739]) Diğer taraftan Hz. Peygamber (s.a.s.), Zilhiccenin ilk dokuz günü (Ebû Dâvûd, Savm, 61 [2437]; Nesâî, Sıyâm, 70 [2372]), pazartesi ve perşembe günleri, âşûrâ ve arefe günü oruç tutar (Müslim, Sıyâm, 196-197 [1162]; Nesâî, Sıyâm, 70 [2372]; İbn Mâce, Sıyâm, 41-42 [1733, 1739-1740]), pazartesi orucunu soranlara; “Bugün benim doğduğum ve Peygamber olarak gönderildiğim -veya Kur’ân’ın bana vahyedildiği- gündür.” (Müslim, Sıyâm, 197-198 [1162]) diye cevap verirdi. Bu ve benzeri rivâyetlere dayanarak bazı İslâm âlimleri dinî açıdan faziletli sayılan diğer gün ve gecelerin ibadetle ihyasının müstehap olduğunu söylemişlerdir.

Kandillerde oruç tutmayla ilgili dinî bir gereklilik var mıdır?

ORUÇ konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sahur yemeği, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemektir. Hz. Peygamber (s.a.s.) sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir. (Buhârî, Savm, 19-20 [1921, 1923]; Müslim, Sıyâm, 45-47 [1095-1097]) Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde “bereket” (Buhârî, Savm, 20 [1923]; Müslim, Sıyâm, 45 [1095]) olduğunu ifade etmiş ve sahur yemeğinin, Müslümanların orucu ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Sıyâm, 46 [1096]) Onun sahurla ilgili söz ve uygulamalarından hareketle fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu söylemişlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/105) Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddî-manevî bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş ve bu vakitte hem dua hem de istiğfar etmek suretiyle cennet ehlinin özelliklerine sahip olmuştur. (ez-Zâriyât, 51/18) Bu şekilde manevî lezzetlerle başlanan oruç daha canlı, daha şevkli tutulur. Bu tür maddî-manevî bereketleri olan sahur, ihmal edilmemelidir.

Sahur yemeğinin dindeki önemi nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Halk arasında üç aylar diye bilinen Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylardır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), Receb ayı girdiğinde “Allah’ım! Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” diye dua etmiştir. (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-evsat, 4/189 [3939]; Beyhakî, Şu‘abü’l-îmân, 5/348-349 [3534]) Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. (el-Bakara, 2/184-185) Receb ve Şaban aylarında ise; Hz. Peygamber’in (s.a.s.) diğer aylara oranla daha fazla nâfile oruç tuttuğu, ancak Ramazan’ın dışında hiçbir ayın tamamını oruçlu geçirmediği hadis kaynaklarında yer almaktadır. (Buhârî, Savm, 52-53 [1969-1973]; Müslim, Sıyâm, 173-179 [1156-1157]; Ebû Dâvûd, Savm, 54 [2428]; İbn Mâce, Sıyâm, 43 [1741]) Bu itibarla, Receb ve Şaban aylarının aralıksız olarak oruçlu geçirilmesinin dinî bir dayanağı yoktur. Kişi, sağlığı müsait olup güç yetirdiği takdirde bu aylarda dilediği kadar nâfile oruç tutabilir.

Üç ayların dindeki yeri ve bu aylarda oruç tutmanın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Receb ve Şaban aylarında diğer aylara oranla daha fazla nâfile oruç tuttuğu (Buhârî, Savm, 52 [1969-1970]; Müslim, Sıyâm, 175-179 [1156-1157]) veya tavsiye ettiği bilinmektedir. (Ebû Dâvûd, Savm, 54 [2428]; İbn Mâce, Sıyâm, 43 [1741]) Ancak Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bu uygulamasını, Ramazan’ı karşılama olarak değerlendirmek doğru değildir. Ramazan’ı karşılamak amacıyla oruç tutmanın dinî bir dayanağı yoktur. Ramazan ayı girmediği hâlde, Ramazan’ın gelmiş olabileceği düşüncesiyle ihtiyaten Ramazan’dan bir veya iki gün önce oruç tutmak da mekruhtur. Dinî ıstılahta bugüne “şek günü” denilir. Ancak Ramazan’ı karşılama niyeti olmaksızın şek gününde oruç tutulmasında bir sakınca yoktur. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), “Ramazan’ı bir veya iki gün önce oruçta karşılamayın. Eğer bir kimse âdeti olduğu için bu günleri oruçla geçiriyorsa tutsun.” (Müslim, Sıyâm, 21 [1082]; bk. Buhârî, Savm, 14 [1914]) buyurmuştur.

Ramazan’ı karşılamak için oruç tutulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ramazan’dan sonra Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.” (Müslim, Sıyâm, 204 [1164]) buyurmuştur. Bu oruç peş peşe tutulabileceği gibi ara verilerek de tutulabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/435) Şevval ayında nâfile olarak tutulan oruç, Ramazan’da tutulmayan oruçların yerine geçmez; yani Ramazan’da tutulmayan oruçların ayrıca kaza edilmesi farzdır. Bir oruçta hem kaza hem de nâfile yerine niyet edilmesi geçerli olmadığından Şevval ayında tutulan oruçta da bunlardan yalnız birine niyet etmek gerekir. Şevval ayında oruç tutulurken, Ramazan’da tutulamayan oruçların kazasına niyet edilirse bu oruçlar kaza orucu olarak tutulmuş olur.

Şevval orucunun hükmü nedir? Ramazan’da tutulamayan oruçlar Şevval orucu niyetiy

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.