İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam dinimizde arife günü kavramı sadece Kurban bayramından bir gün evvel olan gün için midir? Hadislerde geçen arife günlerine bakınca da genellikle okuduklarımın Kurban ve hac içinde olduğunu gördüm. Biz mi iki bayram için kullanıyoruz yoksa dinimizde de böyle midir?

Cevap

Zilhicce ayının dokuzuncu günü hacılar Arafat’ta vakfe yaptığı için o güne ARİFE günü denmiştir. Dini yönüyle sözcüğün kullanımı böyledir. Bizim örfümüzde ise BAYRAM ÖNCESİ GÜNÜ anlamında Ramazan ayının son gününe de Arife adı verilmiştir. Dini açıdan bir bağlayıcılığı yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haccın, ancak hac aylarında yapılabilmesine karşılık umre için belirlenmiş herhangi bir zaman yoktur. Arefe ve bayram günleri (teşrik tekbirlerinin getirildiği 5 gün) dışında her zaman umre yapılabilir. Arefe günü sabahından bayramın 4. günü güneş batıncaya kadarki süre içinde ise umre yapmak tahrîmen mekruhtur. Çünkü bu günler, hac menâsikinin yapıldığı günlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/227) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre hac yapmaya niyetli olmayanlar, teşrik günleri dâhil yılın her gününde umre yapabilirler. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/147-148; Karâfî, ez-Zahîre, 3/374) Mâlikî mezhebine göre hac yapmaya niyetli olanlar, bayramın 4. günü güneş batıncaya kadar; Şâfiî mezhebine göre ise vedâ tavafı dışında haccın bütün menâsiki tamamlanmadıkça umre yapamazlar. (Zühaylî, el-Fıkhü’l-İslâmî, 3/21-25)

Kurban bayramı günlerinde umre yapılabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haccın bugün sadece Zilhicce ayında yapılmasının temel nedeni, Peygamber Efendimizin bu şekilde uygulamış olmasıdır. İslam’da bir ibadetin şekli ve zamanı, Kur’an ve sünnet ile belirlenmiştir. Peygamberimiz’in haccı bu zaman diliminde yapması, bu ibadetin sünnete uygun zamanını belirler. İslam âlimleri, “bilinen aylar” ifadesinden Zilhicce, Zilkâde ve Şevval aylarının kastedildiği konusunda ittifak etmişlerdir. Bu, hem sahabe döneminde hem de sonraki İslam âlimleri tarafından sabittir. Hac, İslam’da belirli bir zamana bağlı bir ibadettir. Bu zaman, Arefe günü (Zilhicce’nin 9. günü) ve Kurban Bayramı günlerinde (10, 11, 12, 13 Zilhicce) icra edilir. Haccın diğer aylarda yapılması mümkün değildir. Çünkü: Vakfe: Arafat Vakfesi, sadece Zilhicce’nin 9. günü yapılır. Tavaf ve Sa’y: Kurban Bayramı ile bağlantılıdır. “Bilinen aylar” ifadesi, ihrama girme ve hacca hazırlık için geniş bir zaman aralığını ifade eder. Örneğin, bir kişi Şevval ayında ihrama girip niyet edebilir; ancak haccın rükünleri Zilhicce’de yerine getirilir. Günümüzde hac ibadetine büyük bir katılım olduğu için Suudi Arabistan otoritelerinin organizasyon yapması, uygulamayı kolaylaştırmaktadır. Ancak bu durum, haccın zamanını belirleyen bir unsur değildir; zaman sünnetle sabittir.

Hocam Bakara Suresi 197. ayette mealen, "Hac, bilinen aylardadır..." ifadesi geç
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmak müstehap kabul edilmiştir. İsteyen tamamını tutabileceği gibi birkaç gününü de tutabilir. Zilhicce’nin dokuzuncu günü olan Arefe gününün dinde önemli bir yeri vardır. Hz. Peygamber (s.a.s.) bugünü oruçlu geçirme ile ilgili olarak “Arefe günü tutulacak orucun önceki ve sonraki senenin günahlarına keffâret olacağını Allah’tan ümit ediyorum.” (Müslim, Sıyâm, 196-197 [1162]) buyurmuştur. Fakat hacda olanların, yapacakları ibadetleri aksatmamaları, sıkıntı ve hâlsizliğe düşmemeleri gerekçesiyle Arefe günü oruç tutmamaları daha uygundur. (Ebû Dâvûd, Savm, 63 [2440]; İbn Mâce, Sıyâm, 40 [1732])

Zilhicce ayında ve Arefe gününde oruç tutmanın fazileti nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Zilhiccenin ilk dokuz gününü oruçla geçirdiği rivâyet edildiği için (Ebû Dâvûd, Savm, 61 [2437]; Nesâî, Sıyâm, 70 [2372]) Zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani Kurban Bayramı’ndan önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Zilhicce ayının 10. günü Kurban Bayramı’nın ilk günüdür. Kurban Bayramı’nda da oruç tutulmaz. (Buhârî, Savm, 66-67 [1990-1993]; Müslim, Sıyâm, 138-143 [1137-1140]) Ancak imsaktan itibaren bir şey yemeyip o günün ilk yemeğini kurban etinden yemek müstehaptır. Fakat bu, kendi evinde kurban kesebilen insanlar içindir. Zamanımızda çiftliklerde kurban kestiren bazı Müslümanlara, akşama kadar sıra ancak gelmekte, hatta kesim ertesi güne kalmaktadır. Bu durumda söz konusu insanların aç kalıp oruçlu imiş gibi durmaları uygun değildir.

Kurban bayramı günü kurban kesilmeden önce bir şey yememenin dinî dayanağı var m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ niyetinizi kabul buyursun, sizi maksadınıza ulaştırsın. Âmin. Bugün arefe olduğuna göre yarınki sabah namazının giriş vaktine kadar Arafat’a bir yolla ulaşıp orada on on beş dakika kadar vakfe yapabilirseniz bu senenin haccına iştirak etmiş olursunuz yani hacı olursunuz biiznillah. Çünkü fakihler vakfe zamanını bayramdan önceki arefe gününün öğle vaktinden ertesi günkü sabah namazı vaktinin girişine kadar anlamışlardır.

Hocam, şu anda Medine’deyiz ve bugün arefe günü. Kaçak bir yolla Arafat’a ulaşma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Hacc-ı ekber” ifadesi Kur’ân-ı Kerîm’de, “Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resûlü’nden bütün insanlara bir bildiridir.” (et-Tevbe, 9/3) şeklinde geçmektedir. Bu âyetteki hacc-ı ekberin hangi anlamda olduğu konusunda farklı görüşler vardır. (Kur’ân Yolu, 2/724) Genel kabul gören görüşe göre hac mevsimi dışında Kâbe’ye yapılan ziyarete (umreye) hacc-ı asğar; hac mevsiminde yapılan ziyarete de hacc-ı ekber denir. Bayramın birinci gününe de “hacc-ı ekber” denilir. (Zeylaî, Tebyîn, 2/33) Hz. Ali (r.a.), “Resûlullah’a (s.a.s.) ‘el-haccü’l-ekber hangi gündür?’ diye sordum; ‘Bayramın ilk günüdür.’ buyurdular.” demiştir. (Tirmizî, Tefsîrü’l-Kur’ân, 10 [3088]) Halk arasında ve bazı kaynaklarda arefe günü veya kurban bayramının birinci gününün cumaya rastladığı dönemde yapılan hacca, “hacc-ı ekber” denildiğine dair bir anlayış vardır. Ancak bunun güçlü bir dayanağı yoktur.

Hacc-ı ekber ve hacc-ı asğar ne demektir?

arafat konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ ibadetinizi kabul buyursun. Size söyleyebileceğimiz şudur: Haccınızın kabulü açısından hiçbir sıkıntı yoktur, biiznillah haccınız tamamdır. Eğer Hanefi mezhebine göre haccetti iseniz kurban kesmeden önce saçınızı keserek tertibi/sıralamayı bozdunuz. Bunun için de bir kurban kesmeniz sizi vebal ihtimalinden de korur. Kesmeseniz de mesele yoktur. Oraya giden birine kurban parası vererek de orada kestirebilirsiniz şimdi. Ama haccınız biiznillah hactır.

Arafat’tan dönüşte, bayram namazından hemen sonra, "kurban kesildi" haberi gelme
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Üzerinde büyük günah denen günahlardan bulunan, o günahtan tevbe etmedikçe kurtulmuş olmaz. Günahları aftan söz edilen ibadet veya sebepler küçük günahlar içindir. Büyük günahlar ve kul hakları buna dâhil değildir. Özel tevbe eden bir mü’min, haccettiğinde sözünü ettiğiniz şekilde bir temizlenme görür.

'Arafat’ta vakfeye durup da günahlarının affedilmediğini zanneden, büyük günaha
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Genel kural şöyledir: Büyük günahlar tevbe edildiğinde affedilir. Tevbe için de gereken şart ne ise o yapılır. Namazın ve orucun tevbesi kaza edilmesi ile tamam olur. Hac ve benzeri mağfiret sebebi olarak gösterilen ibadetler umumiyetle küçük günahlar içindir. Rabbimiz hatalarımızı mağfiret buyursun, tevbeye hepimizi muvaffak kılsın.

Hac mevsiminde Arafat'a çıkanın geçmiş kaza namazları ve kaza oruçları affedilir

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.