İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 1868

Virtues of Madinah

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ فَأَمَرَ بِبِنَاءِ الْمَسْجِدِ فَقَالَ ‏ "‏ يَا بَنِي النَّجَّارِ ثَامِنُونِي ‏"‏‏.‏ فَقَالُوا لاَ نَطْلُبُ ثَمَنَهُ إِلاَّ إِلَى اللَّهِ‏.‏ فَأَمَرَ بِقُبُورِ الْمُشْرِكِينَ، فَنُبِشَتْ، ثُمَّ بِالْخِرَبِ فَسُوِّيَتْ، وَبِالنَّخْلِ فَقُطِعَ، فَصَفُّوا النَّخْلَ قِبْلَةَ الْمَسْجِدِ‏.‏

Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye gelince mescid inşa edilmesini emretti ve şöyle buyurdu: "Ey Neccar oğulları, arsanız için bana bir ücret teklif edin!" Onlar: "Biz bunun ücretini sadece Allah'tan bekleriz!" diye karşılık verdiler. Bundan sonra Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emri üzerine burada eskiden varolan müşriklerin kabirleri dümdüz edildi, yıkık yerler ortadan kaldırılıp arazi düzeltildi. Arsa üzerindeki hurma ağaçları kesildi. Bu hurma ağaçlarını mescidin kıble tarafına dizdiler

Sahîh-i Buhârî, 1868

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ،‏.‏ وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، حَدَّثَنَا أَبُو التَّيَّاحِ، يَزِيدُ بْنُ حُمَيْدٍ الضُّبَعِيُّ قَالَ حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، نَزَلَ فِي عُلْوِ الْمَدِينَةِ فِي حَىٍّ يُقَالُ لَهُمْ بَنُو عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ ـ قَالَ ـ فَأَقَامَ فِيهِمْ أَرْبَعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً، ثُمَّ أَرْسَلَ إِلَى مَلإِ بَنِي النَّجَّارِ ـ قَالَ ـ فَجَاءُوا مُتَقَلِّدِي سُيُوفِهِمْ، قَالَ وَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ، وَأَبُو بَكْرٍ رِدْفَهُ، وَمَلأُ بَنِي النَّجَّارِ حَوْلَهُ حَتَّى أَلْقَى بِفِنَاءِ أَبِي أَيُّوبَ، قَالَ فَكَانَ يُصَلِّي حَيْثُ أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ، وَيُصَلِّي فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ، قَالَ ثُمَّ إِنَّهُ أَمَرَ بِبِنَاءِ الْمَسْجِدِ، فَأَرْسَلَ إِلَى مَلإِ بَنِي النَّجَّارِ، فَجَاءُوا فَقَالَ ‏ "‏ يَا بَنِي النَّجَّارِ، ثَامِنُونِي حَائِطَكُمْ هَذَا ‏"‏‏.‏ فَقَالُوا لاَ، وَاللَّهِ لاَ نَطْلُبُ ثَمَنَهُ إِلاَّ إِلَى اللَّهِ‏.‏ قَالَ فَكَانَ فِيهِ مَا أَقُولُ لَكُمْ كَانَتْ فِيهِ قُبُورُ الْمُشْرِكِينَ، وَكَانَتْ فِيهِ خِرَبٌ، وَكَانَ فِيهِ نَخْلٌ، فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقُبُورِ الْمُشْرِكِينَ فَنُبِشَتْ، وَبِالْخِرَبِ فَسُوِّيَتْ، وَبِالنَّخْلِ فَقُطِعَ، قَالَ فَصَفُّوا النَّخْلَ قِبْلَةَ الْمَسْجِدِ ـ قَالَ ـ وَجَعَلُوا عِضَادَتَيْهِ حِجَارَةً‏.‏ قَالَ قَالَ جَعَلُوا يَنْقُلُونَ ذَاكَ الصَّخْرَ وَهُمْ يَرْتَجِزُونَ، وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَهُمْ يَقُولُونَ اللَّهُمَّ إِنَّهُ لاَ خَيْرَ إِلاَّ خَيْرُ الآخِرَهْ فَانْصُرِ الأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَهْ‏.‏

Enes b. Malik r.a. dedi ki: "ResuIullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye gelince, Medine'nin üst taraflarında Amr b. Avf oğulları diye anıIan bir topIuIuğun arasında konakladı. (Enes) dedi ki: AraIarında ondört gün ikamet etti. Sonra Neccar oğullarından ileri geIen bazı kimseIere haber gönderdi. (Enes) dedi ki: KılıçIarını kuşanmış oIarak geIdiler. Sanki ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bineği üzerinde, Ebu Bekir de terkisinde, Neccar oğullarından o gelenleri de onun etrafında görüyor gibiyim. Nihayet (eşyaları) Ebu Eyyub'un a\Zlusuna bırakıldı. (Enes) dedi ki: Allah Resulü namaz vakti nerede girerse, orada namaz kılardı. Koyun ağılıarında dahi namaz kıldığı olurdu. Daha sonra mescidin bina edilmesini emretti. Neccar oğullarından ileri gelen kimselere haber gönderdi. Onlar da gelince dedi ki: Ey Neccar oğulları, bana bu bahçenizin bedelini söyleyiniz. Onlar Allah'a yemin ederiz olmaz. Biz bunun bedelini Allah'tan başkasından istemeyiz dediler. (Enes) dedi ki: Orada şimdi size söyleyeceklerim vardı: Orada müşriklerin bazılarının kabideri, bir takım yıkık kalıntılar ve birkaç hurma ağacı vardı. Resulullah s.a.v.'in emriyle müşriklerin kabideri açıldı (başka yere taşındı). Yıkıklar dümdüz edildi, hurma ağaçları da kesildi. (Enes) dedi ki: Hurma ağaçlarını mescidin kıble tarafına dizdiler. Onun kapısının iki yanını ise taştan yaptılar. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlarla birlikte olduğu halde taşları taşıyor ve recez vezninde şöyle diyorlardı: 'Allah'ım, ahiret hayrı dışında yoktur bir hayır Sen Ensar ile muhacirlere yardım et.' " Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bana bedelini söyleyiniz." Yani burayı bana bedeliyle satınız. "Resulullah s.a.v.'in emriyle müşriklerin kabirleri açıldı." İbn Battal der ki: İlim adamlarından herhangi bir kimseden müşriklerin kabirlerinin yeri mescid edinilsin diye açılacağına dair bir ifade tespit edemedim. Evet, mal buı mak isteği ile kabirlerin açılışı hususunda görüş ayrılığı vardır. Cumhur bunu caiz kabul ederken, Evzaı bunu kabul etmemiştir. Ancak bu hadis bu işin caiz oluşuna bir delildir. Çünkü müşrik bir kimsenin hayatta olsun, ölmüş olsun herhangi bir saygınlığı yoktur. Bununla alakah gerekli araştırma Mescidler bölÜmünde (428. hadiste) geçmiş bulunmaktadır. "Recez vezninde söylüyorlardı. .. " Bu sahih kabul edilen görüşe göre bir şiir türüdür

Sahîh-i Buhârî, 3932
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي الأَسْوَدِ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ كَانَ الرَّجُلُ يَجْعَلُ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم النَّخَلاَتِ حَتَّى افْتَتَحَ قُرَيْظَةَ وَالنَّضِيرَ، فَكَانَ بَعْدَ ذَلِكَ يَرُدُّ عَلَيْهِمْ‏.‏

Enes İbn Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Önceden Ensar'dan birisi, ihtiyaçları ve beklenmedik giderlerine kullanması için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hurma bahçelerinin gelirlerinden hediye verirdi. Fakat Kureyza oğullarının kalesi fethedilip toprakları ele geçirilince Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine yapılan bu harcamaların karşılığını iade etti

Sahîh-i Buhârî, 3128
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ فَنَزَلَ فِي عُلْوِ الْمَدِينَةِ فِي حَىٍّ يُقَالُ لَهُمْ بَنُو عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ فَأَقَامَ فِيهِمْ أَرْبَعَ عَشَرَةَ لَيْلَةً ثُمَّ أَرْسَلَ إِلَى بَنِي النَّجَّارِ فَجَاءُوا مُتَقَلِّدِينَ سُيُوفَهُمْ - فَقَالَ أَنَسٌ - فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ وَأَبُو بَكْرٍ رِدْفَهُ وَمَلأُ بَنِي النَّجَّارِ حَوْلَهُ حَتَّى أَلْقَى بِفِنَاءِ أَبِي أَيُّوبَ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي حَيْثُ أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ وَيُصَلِّي فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ وَإِنَّهُ أَمَرَ بِبِنَاءِ الْمَسْجِدِ فَأَرْسَلَ إِلَى بَنِي النَّجَّارِ فَقَالَ ‏ "‏ يَا بَنِي النَّجَّارِ ثَامِنُونِي بِحَائِطِكُمْ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالُوا وَاللَّهِ لاَ نَطْلُبُ ثَمَنَهُ إِلاَّ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ وَكَانَ فِيهِ مَا أَقُولُ لَكُمْ كَانَتْ فِيهِ قُبُورُ الْمُشْرِكِينَ وَكَانَتْ فِيهِ خِرَبٌ وَكَانَ فِيهِ نَخْلٌ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقُبُورِ الْمُشْرِكِينَ فَنُبِشَتْ وَبِالْخِرَبِ فَسُوِّيَتْ وَبِالنَّخْلِ فَقُطِعَ فَصَفُّوا النَّخْلَ قِبْلَةَ الْمَسْجِدِ وَجَعَلُوا عِضَادَتَيْهِ حِجَارَةً وَجَعَلُوا يَنْقُلُونَ الصَّخْرَ وَهُمْ يَرْتَجِزُونَ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَعَهُمْ وَهُوَ يَقُولُ اللَّهُمَّ لاَ خَيْرَ إِلاَّ خَيْرُ الآخِرَهْ فَانْصُرِ الأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَهْ

Enes b. Malik (r.a.)'den, demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (Mekke'den Medine'ye gelince Medine'nin (Necid tarafındaki) Ben-i Amr b. Avf denilen mahallesinin yüksek semtine indi. Orada on dört gün kaldı. Sonra, Neccar oğullarına haber gönderdi. Onlar da kılıçları omuzlarına asıllı bir vaziyette geldiler. Sanki şu anda Resulullah'ı hayvanının üzerinde, Ebu Bekr'i terkisinde, Neccar oğullarının ileri gelenlerini de Efendimizin etrafında görür gibiyim. Böylece, Ebu Eyyub'un bahçesine geldi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazı vakti geldiği yerde hatta koyun ağıllarında kılardı. Mescid'i bina etmekle emrolundu ve Neccar oğullarına haber gönderdi. (Onlar gelince): "Ey Neccar oğulları, Şu bahçenizin fiyatını söyleyiniz (ve bana satınız)" buyurdu. Vallahi bunun ücretini ancak Allah (azze ve celle)'den isteriz, dediler. Enes devamla dedi ki, bahçe'de şu söyleyeceğim şeyler vardı: Bir bölümünde müşriklerin kabirleri, bazı yerlerinde yıkık bina kalıntıları, bir kısmında da hurma ağaçları. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in emri ile müşriklerin kabirleri açılıp (kemikleri) başka yerlere nakledildi. Bina kalıntıları düzeltildi, hurmalar da kesildi. Bu hurmalar, mescidin kıble tarafına dizildi. Kapının kenarlarını taşla yaptılar. Sahabiler recez söyleyerek taş taşımaya başladılar. Hz. Nebi'de onlarla birlikte; "Allah'ım, yegane hayrdır; hayr-i ahiret - Sen Ensar'a ve Muhacirlere yardım et" Diğer tahric: Buhari, salat; Buyu'; vesaya; Medine; Menakibu'l-Ensar; Müslim, mesacid; Nesai, mesacid; Ahmed b. Hanbel, III

Sünen-i Ebû Dâvûd, 453
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ فَنَزَلَ أَعْلَى الْمَدِينَةِ، فِي حَىٍّ يُقَالُ لَهُمْ بَنُو عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ‏.‏ فَأَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِيهِمْ أَرْبَعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً، ثُمَّ أَرْسَلَ إِلَى بَنِي النَّجَّارِ فَجَاءُوا مُتَقَلِّدِي السُّيُوفِ، كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ، وَأَبُو بَكْرٍ رِدْفُهُ، وَمَلأُ بَنِي النَّجَّارِ حَوْلَهُ، حَتَّى أَلْقَى بِفِنَاءِ أَبِي أَيُّوبَ، وَكَانَ يُحِبُّ أَنْ يُصَلِّيَ حَيْثُ أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ، وَيُصَلِّي فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ، وَأَنَّهُ أَمَرَ بِبِنَاءِ الْمَسْجِدِ، فَأَرْسَلَ إِلَى مَلإٍ مِنْ بَنِي النَّجَّارِ فَقَالَ ‏"‏ يَا بَنِي النَّجَّارِ ثَامِنُونِي بِحَائِطِكُمْ هَذَا ‏"‏‏.‏ قَالُوا لاَ وَاللَّهِ، لاَ نَطْلُبُ ثَمَنَهُ إِلاَّ إِلَى اللَّهِ‏.‏ فَقَالَ أَنَسٌ فَكَانَ فِيهِ مَا أَقُولُ لَكُمْ، قُبُورُ الْمُشْرِكِينَ، وَفِيهِ خَرِبٌ، وَفِيهِ نَخْلٌ، فَأَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِقُبُورِ الْمُشْرِكِينَ فَنُبِشَتْ، ثُمَّ بِالْخَرِبِ فَسُوِّيَتْ، وَبِالنَّخْلِ فَقُطِعَ، فَصَفُّوا النَّخْلَ قِبْلَةَ الْمَسْجِدِ، وَجَعَلُوا عِضَادَتَيْهِ الْحِجَارَةَ، وَجَعَلُوا يَنْقُلُونَ الصَّخْرَ، وَهُمْ يَرْتَجِزُونَ، وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَعَهُمْ وَهُوَ يَقُولُ ‏"‏ اللَّهُمَّ لاَ خَيْرَ إِلاَّ خَيْرُ الآخِرَهْ فَاغْفِرْ لِلأَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرَهْ ‏"‏

Enes İbn Malik'ten şöyle nakledildi: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Medine'ye geldi. Şehrin yukarı kesimlerinde bulunan ve kendilerine Benu Amr İbn Avf denilen ailenin mahallesinde konakladı. Burada on dört gece kaldı. Sonra Neccaroğulları'na haber saldı. Onlar da kılıçlarını kuşanmış bir vaziyette geldiler. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir binek üzerinde, Ebu Bekir ise onun terkinde idi. Neccaroğullarının ileri gelenleri ise, onun etrafındaydı. Bu tablo hala gözümün önündedir. Nihayet Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Eyyub'un evinin önündeki bahçede durdu. Nerede namaz vakti girerse oracıkta namazını kılmayı severdi. Koyun ağıllarında bile kıldığı olurdu. Nihayet mescidin yapılmasını emretti. Neccaroğulları'nın ileri gelenlerine (gelmeleri için) haber yolladı. (Gelince) onlara 'Şu arsanız ve duvarınızın değerini bana söyleyin' buyurdu. Onlar da, 'Hayır Allah'a yemin ederiz ki bunun bedelini istemiyoruz. Biz, onu Allah için bağışlamak istiyoruz' diye karşılık verdiler." Enes şöyle dedi: "O arsada, şu an size anlattığım gibi, müşriklerin kabirleri, harabeler, duvarlar ve hurma ağaçları vardı. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) müşriklerin kabirlerinin çıkarılıp başka bir yere nakledilmesini emretti. Harabeler düzlendi. Hurma ağaçları ise söküldü. Hurma ağaçlarının gövdeleri, kıble istikametine diziidi. Kapının etrafı taşlarla örüldü. Ashab-ı kiram, recez vezninden beyitler söyleyerek taş taşımaya başladı. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de, onlarla birlikte çalışıyordu. Bir yandan da şu beyti söylüyordu: Allah'ım! Yoktur hayır ahiret hayrından başka Ensar ve muhacirleri sen bağışla" Allahumme la hayrun illa hayrun ahreti fağfiru’l-Ensari vel Muhacire

Sahîh-i Buhârî, 428
HadisSünen-i Nesâî

أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَزَلَ فِي عُرْضِ الْمَدِينَةِ فِي حَىٍّ يُقَالُ لَهُمْ بَنُو عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ فَأَقَامَ فِيهِمْ أَرْبَعَ عَشْرَةَ لَيْلَةً ثُمَّ أَرْسَلَ إِلَى مَلإٍ مِنْ بَنِي النَّجَّارِ فَجَاءُوا مُتَقَلِّدِي سُيُوفِهِمْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ وَأَبُو بَكْرٍ - رضى الله عنه - رَدِيفُهُ وَمَلأٌ مِنْ بَنِي النَّجَّارِ حَوْلَهُ حَتَّى أَلْقَى بِفِنَاءِ أَبِي أَيُّوبَ وَكَانَ يُصَلِّي حَيْثُ أَدْرَكَتْهُ الصَّلاَةُ فَيُصَلِّي فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ ثُمَّ أُمِرَ بِالْمَسْجِدِ فَأَرْسَلَ إِلَى مَلإٍ مِنْ بَنِي النَّجَّارِ فَجَاءُوا فَقَالَ ‏ "‏ يَا بَنِي النَّجَّارِ ثَامِنُونِي بِحَائِطِكُمْ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا وَاللَّهُ لاَ نَطْلُبُ ثَمَنَهُ إِلاَّ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ وَكَانَتْ فِيهِ قُبُورُ الْمُشْرِكِينَ وَكَانَتْ فِيهِ خَرِبٌ وَكَانَ فِيهِ نَخْلٌ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِقُبُورِ الْمُشْرِكِينَ فَنُبِشَتْ وَبِالنَّخْلِ فَقُطِعَتْ وَبِالْخَرِبِ فَسُوِّيَتْ فَصَفُّوا النَّخْلَ قِبْلَةَ الْمَسْجِدِ وَجَعَلُوا عِضَادَتَيْهِ الْحِجَارَةَ وَجَعَلُوا يَنْقُلُونَ الصَّخْرَ وَهُمْ يَرْتَجِزُونَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَعَهُمْ وَهُمْ يَقُولُونَ اللَّهُمَّ لاَ خَيْرَ إِلاَّ خَيْرُ الآخِرَةِ فَانْصُرِ الأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَةَ

Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Mekke’den Medine’ye hicret edip geldiğinde şehir merkezine yakın olan Amr b. Avf oğulları mahallesinde konakladı ve orada on dört gün kaldı. Sonra Neccar oğullarından bir guruba haber gönderdi, onlar da kılıçlarını kuşanıp geldiler. Devesi üzerinde Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) terkisinde Ebû Bekir çevrelerinde, Benî Neccar heyeti olduğu halde yola çıktıklarını halen görür gibiyim. Nihayet Ebû Eyyûb’un bahçesinin olduğu yere varmıştı. O güne kadar Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), namaz vakti gelince nerede bulunursa orada namazını kılıyordu. Hatta koyun ağıllarında bile. Sonra mescid yapılmasını emretti. Beni Neccar’dan bir cemaate haber gönderdi, onlar gelince; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): Neccar oğulları, şu bahçenizin değerini söyleyin de bedelini ödeyeyim) buyurdu. Onlar da: istemeyiz ama, Allah rızası için veririz) dediler. diyor ki: O bahçede müşriklere ait kabirler, yıkıntı halinde binalar ve hurma ağaçları vardı. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in emri üzerine müşrik mezarları düzeltildi, hurma ağaçları kesildi. Harabe halindeki binalar düzeltildi, kesilen hurma ağaçları mescidin kıble tarafına sıra halinde dizildiler. Kapı olacak yerin sağı ve solu taştan yapıldı. Sonra kaya ve taş parçaları taşınmaya başlandı. Bu işi yaparken Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in de katılımıyla şöyle söylüyorlardı: ahiret hayrı dışında hayır yoktur. Bu hayırlı iş için Ensar ve Muhacirlere yardım et.) (Buhârî, Salat: 48; Ebû Dâvûd, Salat:)

Sünen-i Nesâî, 702
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا بَنِي النَّجَّارِ ثَامِنُونِي بِحَائِطِكُمْ ‏"‏‏.‏ وَفِيهِ خِرَبٌ وَنَخْلٌ‏.‏

Enes r.a. Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu sözünü aktarmıştır: "Ey Neccar oğulları! İçindeki bina yıkıntısı ve hurma ağaçları ile birlikte bahçenize fiyat biçin ve kaç para olduğunu bana bildirin

Sahîh-i Buhârî, 2106

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.