İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 5728

Medicine

Arapça metin

حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي حَبِيبُ بْنُ أَبِي ثَابِتٍ، قَالَ سَمِعْتُ إِبْرَاهِيمَ بْنَ سَعْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ، يُحَدِّثُ سَعْدًا عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِذَا سَمِعْتُمْ بِالطَّاعُونِ بِأَرْضٍ فَلاَ تَدْخُلُوهَا، وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلاَ تَخْرُجُوا مِنْهَا ‏"‏‏.‏ فَقُلْتُ أَنْتَ سَمِعْتَهُ يُحَدِّثُ سَعْدًا وَلاَ يُنْكِرُهُ قَالَ نَعَمْ‏.‏

İbrahim b. Sa'd'dan, dedi ki: Ben Usame b. Zeyd'i Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle dediğine dair hadisi naklederken dinledim: "Sizler bir yerde Taun hastalığının. çıktığını işitirseniz oraya girmeyiniz. Eğer sizin bulunduğunuz yerde o hastalık baş gösterirse oradan çıkıp gitmeyiniz." Ben (ravilerden Habib b. Ebi Sabit), İbrahim b. Sa'd'e: Sen Üsamelyi bu hadisi (baban) Saidie naklederken dinledin ve o da bunu reddetmiyardu, öyle mi, dedim. O: Evet, dedi

Sahîh-i Buhârî, 5728

Benzer hadisler

HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ذَكَرَ الطَّاعُونَ فَقَالَ ‏ "‏ بَقِيَّةُ رِجْزٍ - أَوْ عَذَابٍ أُرْسِلَ عَلَى طَائِفَةٍ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ فَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلاَ تَخْرُجُوا مِنْهَا وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَلَسْتُمْ بِهَا فَلاَ تَهْبِطُوا عَلَيْهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ سَعْدٍ وَخُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ وَعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ وَجَابِرٍ وَعَائِشَةَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏

Üsâme b. Zeyd (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v.), Taun hastalığından bahsederek şöyle buyurdu: “İsrail oğullarından bir grub'a gönderilen bir azâb veya pis bir hastalığın artığıdır. Bu bulaşıcı hastalık bir yerde ortaya çıkarda sizde orada bulunursanız oradan dışarıya çıkmayın. Bir yerde bu hastalığın çıktığını görürseniz oraya girmeyin.” Diğer tahric: Buhârî, Tıp; Müslim, Selam Tirmîzî: Bu konuda Sa’d, Huzeyme b. Sabit, Abdurrahman b. Avf, Câbir ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Üsâme b. Zeyd hadisi hasen sahihtir

Sünen-i Tirmizî, 1065
HadisMuvatta (İmam Mâlik)

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، وَعَنْ سَالِمٍ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَسْأَلُ، أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ مَا سَمِعْتَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الطَّاعُونِ فَقَالَ أُسَامَةُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الطَّاعُونُ رِجْزٌ أُرْسِلَ عَلَى طَائِفَةٍ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ أَوْ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ فَإِذَا سَمِعْتُمْ بِهِ بِأَرْضٍ فَلاَ تَدْخُلُوا عَلَيْهِ وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلاَ تَخْرُجُوا فِرَارًا مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ قَالَ أَبُو النَّضْرِ لاَ يُخْرِجُكُمْ إِلاَّ فِرَارٌ مِنْهُ ‏.‏

Amirin babası Sa'd b. Ebî Vakkas (r.a.) anlattı: Usame b. Zeyd (r.a.)'a: «—Vaba hastalığı hakkında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den ne işittin?» diye sorduğumda: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Veba, yahudilerden bir gruba veya sizden önce yaşayan bir ümmete gönderilmiş bir azabdır. Siz bir yerde bu hastalığın çıktığını duyarsanız oraya girmeyiniz. Sizin bulunduğunuz bir yerde de bu hastalık çıkarsa hastalıktan kaçarak oradan çıkmayınız» buyur­du» dedi. Malik der ki: Ebu'n-Nadr «Sizi oradan sadece kaçış çıkarır» demiştir

Muvatta (İmam Mâlik), 1619
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، وَأَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَسْأَلُ، أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ مَاذَا سَمِعْتَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الطَّاعُونِ فَقَالَ أُسَامَةُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الطَّاعُونُ رِجْزٌ أَوْ عَذَابٌ أُرْسِلَ عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَوْ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ فَإِذَا سَمِعْتُمْ بِهِ بِأَرْضٍ فَلاَ تَقْدَمُوا عَلَيْهِ وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلاَ تَخْرُجُوا فِرَارًا مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ أَبُو النَّضْرِ ‏"‏ لاَ يُخْرِجُكُمْ إِلاَّ فِرَارٌ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Muhammed b. Münkedir ile Ömer b. Ubeydillah'ın azatlısı Ebu'n-Nadr'dan dinlediğim, onların da Âmir b. Sa*d b. Ebî Vakkâs'dan, onun da babasından naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Âmir, babasını Usâme b. Zeyd'e: Sen Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den taun hakkında ne işittin? diye sorarken dinlemiş. Usâme şunu söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Taun bir ricz yahut bir azabdır. Benî İsrail'e yahut sizden öncekilere gönderilmiştir. Bir yerde onun zuhur ettiğini işittiniz mi oraya gitmeyin! Bir yerde zuhur ederse siz de orada bulunursanız, ondan kaçmak için oradan çıkmayın!» buyurdular. Ebu'n-Nadr: «Sizi ancak ondan kaçmak çıkarır.» demiştir

Sahîh-i Müslim, 5772
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، وَعَنْ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَسْأَلُ، أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ مَاذَا سَمِعْتَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الطَّاعُونِ فَقَالَ أُسَامَةُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الطَّاعُونُ رِجْسٌ أُرْسِلَ عَلَى طَائِفَةٍ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ أَوْ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ، فَإِذَا سَمِعْتُمْ بِهِ بِأَرْضٍ فَلاَ تَقْدَمُوا عَلَيْهِ، وَإِذَا وَقَعَ بِأَرْضٍ وَأَنْتُمْ بِهَا فَلاَ تَخْرُجُوا فِرَارًا مِنْهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو النَّضْرِ ‏"‏ لاَ يُخْرِجُكُمْ إِلاَّ فِرَارًا مِنْهُ ‏"‏‏.‏

Amir b. Said b. Ebi Vakkas, babasını Üsame b. Zeyd'e şu soruyu sorarken dinlemiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den tauna dair ne dinledin? Usame dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Taun İsrailoğullarından bir kesim -yahut da: sizden öncckiler- üzerine gönderilmiş bir azaptır. Herhangi bir yerde onun baş gösterdiğini işitirseniz oraya gitmeyiniz. Eğer sizin bulunduğunuz yerde görülecek olursa ondan kaçmak maksadıyla o yerden dışarı çıkmayınız." Ebu'n-Nadr dedi ki: "Ancak ondan kaçmak amacıyla çıkacaksamz ... (çıkmayınız}." Hadis 5728 ve 6974 numara ile gelecektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Cenaiz; Müslim, Selam AÇIKLAMA 1420.SAYFA, 3488.HADİSTE

Sahîh-i Buhârî, 3473
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرٍو وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ هَذَا الْوَجَعَ أَوِ السَّقَمَ رِجْزٌ عُذِّبَ بِهِ بَعْضُ الأُمَمِ قَبْلَكُمْ ثُمَّ بَقِيَ بَعْدُ بِالأَرْضِ فَيَذْهَبُ الْمَرَّةَ وَيَأْتِي الأُخْرَى فَمَنْ سَمِعَ بِهِ بِأَرْضٍ فَلاَ يَقْدَمَنَّ عَلَيْهِ وَمَنْ وَقَعَ بِأَرْضٍ وَهُوَ بِهَا فَلاَ يُخْرِجَنَّهُ الْفِرَارُ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏

Bana Ebu't-Tahİr Ahmed b. Amr ile Harmele b. Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Âmir b. Sa'd, Usâme b. Zeyd'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki, şöyle buyurmuşlar: «Şüphesiz bu ağrı veya hastalık bir azabdır. Onunla sîzden önceki bâzı ümmetler azab olunmuşlar; ondan sonra yeryüzünde kalmıştır. Bâzan gider, bâzan gelir. Her kim onun bir yerde zuhur ettiğini işitirse sakın onun üzerine gitmesin. Ve her kim onun zuhur ettiği yerde bulunursa, sakın ondan kaçmak için kendisini oradan çıkarmasın!» buyurmuşlar

Sahîh-i Müslim, 5777
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، حَدَّثَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، حَدَّثَنَا عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ، يُحَدِّثُ سَعْدًا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَكَرَ الْوَجَعَ فَقَالَ ‏ "‏ رِجْزٌ ـ أَوْ عَذَابٌ ـ عُذِّبَ بِهِ بَعْضُ الأُمَمِ، ثُمَّ بَقِيَ مِنْهُ بَقِيَّةٌ، فَيَذْهَبُ الْمَرَّةَ وَيَأْتِي الأُخْرَى، فَمَنْ سَمِعَ بِهِ بِأَرْضٍ فَلاَ يَقْدَمَنَّ عَلَيْهِ، وَمَنْ كَانَ بِأَرْضٍ وَقَعَ بِهَا فَلاَ يَخْرُجْ فِرَارًا مِنْهُ ‏"‏‏.‏

Amir b. Sa'd b. Ebi Vakkas'ın nakline göre Usame b. Zeyd şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu hastalıktan söz etti de "Bu bir ricz -veya azap-dır ki bununla Allahu Teala bazı milletleri azaplandırmıştır. Sonra onların ardından bunlardan bir bakiyye kalmıştır. Bu hastalık bir defa gider, diğer bir defa gelir. Her kim bir yerde bu hastalığın çıktığını işitirse, sakın oraya gitmesin. Kim de bu hastalığın bulunduğu bir yerde bulunursa artık hastalıktan kaçmak için oradan çıkmasın" buyurdu. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Vebadan kaçma hususunda hile yapmanın mekruh olduğu." İmam Buhari bu konuda Abdullah b. Amir ve Salim b. Abdullah b. Ömer hadisi ile Amir b. Sa'd b. Ebi Vakkas hadislerine yer vermiştir. Bütün bu hadisler Tıp bölümünde açıklamalarıyla birlikte geçmişti. Mühelleb şöyle demiştir: Veba hastalığından kaçma konusundaki hlle, hastalıktan kaçmaya niyet ettiği halde mesela ticaret veya ziyaret maksadıyla çıkmak suretiyle olur demiştir. İbnü'l-Bakıllani, Hz. Ömer olayını sahabilerin haber-i vahidi kıyasa tercih ettiklerine delil göstermiştir. Çünkü onlar Medine'den Şam'a yolculuk meşakkatine katlandıktan sonra Abdurrahman b. Avf'ın tek başına verdiği habere dayanarak geri dönme konusunda ittifak etmişler ve Şam'a girmemişlerdir

Sahîh-i Buhârî, 6974

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.