Sahîh-i Müslim · 2976
Arapça metin
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُطَرِّفٍ، قَالَ بَعَثَ إِلَىَّ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ فِي مَرَضِهِ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ فَقَالَ إِنِّي كُنْتُ مُحَدِّثَكَ بِأَحَادِيثَ لَعَلَّ اللَّهَ أَنْ يَنْفَعَكَ بِهَا بَعْدِي فَإِنْ عِشْتُ فَاكْتُمْ عَنِّي وَإِنْ مُتُّ فَحَدِّثْ بِهَا إِنْ شِئْتَ إِنَّهُ قَدْ سُلِّمَ عَلَىَّ وَاعْلَمْ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ جَمَعَ بَيْنَ حَجٍّ وَعُمْرَةٍ ثُمَّ لَمْ يَنْزِلْ فِيهَا كِتَابُ اللَّهِ وَلَمْ يَنْهَ عَنْهَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ رَجُلٌ فِيهَا بِرَأْيِهِ مَا شَاءَ .
Bize Mahammedü'bnü'l-Müsenna ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbni'l-Müsenna (Dediki): Bize Mahammed b. Ca'fer, Şu*be'den, o da Katade'den, o da Mutarrif'den naklen rivayet etti. (Demişki): İmrânu'bnu Husayn vefatına müncer olan hastalığında bana haber gönderdi de (Dediki): «Sana bir takım hadîsler söyleyeceğim umulur ki benden sonra Allah seni onlardan müstefid kıla! Şayet yaşarsam bunları benim namıma gizli tut. ölürsem dilediğin takdirde (başkalarına) anlat! Bana gerçekten selâm verildi. Bir de Bilmiş ol ki Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Selhm) Hacc ile umreyi cem' etmiştir. Sonra bu babta ne Kitâbullah indi, ne de Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurdu. (Yalnız) bir adam bu busûsta kendi re'yi ile dilediğini söyledi
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا بِشْرُ، بْنُ الْمُفَضَّلِ حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ أَبِي رَجَاءٍ، قَالَ قَالَ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ نَزَلَتْ آيَةُ الْمُتْعَةِ فِي كِتَابِ اللَّهِ - يَعْنِي مُتْعَةَ الْحَجِّ - وَأَمَرَنَا بِهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ لَمْ تَنْزِلْ آيَةٌ تَنْسَخُ آيَةَ مُتْعَةِ الْحَجِّ وَلَمْ يَنْهَ عَنْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى مَاتَ . قَالَ رَجُلٌ بِرَأْيِهِ بَعْدُ مَا شَاءَ .
Bize Hâmid b. Ömer el-Bekrâvî ile Muhammed b. Ebi Bekr el-Mukaddemî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Bişr b. Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize Imrân b. Müslim, Ebû Recâ'dan naklen rivayet eyledi. (Demişki): Imrân b. Husayn şunu söyledi: «Kıtabullahdakî müt'a (yani hacc mutası) âyeti nazil oldu. Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dahi onu bize emir buyurdu. Sonra hacc müt'asını nesheden bir âyet inmediği gibi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)de vefatına kadar ondan nehî buyurmadı. (Yalnız) bir adam ondan sonra kendi re'yi ile dilediğini söyledi.»
وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ مُطَرِّفٍ، قَالَ قَالَ لِي عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ أُحَدِّثُكَ حَدِيثًا عَسَى اللَّهُ أَنْ يَنْفَعَكَ بِهِ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَمَعَ بَيْنَ حَجَّةٍ وَعُمْرَةٍ ثُمَّ لَمْ يَنْهَ عَنْهُ حَتَّى مَاتَ وَلَمْ يَنْزِلْ فِيهِ قُرْآنٌ يُحَرِّمُهُ وَقَدْ كَانَ يُسَلَّمُ عَلَىَّ حَتَّى اكْتَوَيْتُ فَتُرِكْتُ ثُمَّ تَرَكْتُ الْكَىَّ فَعَادَ .
Bana Ubeydullah b,. Muâz rivayet etti; (Dediki): Bize babam rivayet etli. (Dediki): Bize Şu'be, Humeyd b. Hilâl'den, o da Mutarrifden naklen rivayet eyledi. (Demiş ki): Bana, îmrânu'bnü Husayn şunu söyledi: «Sana, öyle bir hadîs rivayet edeceğim ki Allah'ın, onunla seni faydalandırması ümid olunur. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) haccla Umrenin arasını cem etmiştir. Sonra vefatına kadar bundan nehy buyurmamış, bunu haram kılan bir Kur'ân ayeti dahî inmemiştir. (Bir zamanlar) bana selam verenler olurdu. Nihayet ben dağla (nmak suretiyle tedaviye kalkış) ınca selâm kesildi. Sonra dağlanmayı bıraktım, selam verme işi yine avdet etti.»
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ كَانَ ابْنُ عَبَّاسٍ يَأْمُرُ بِالْمُتْعَةِ وَكَانَ ابْنُ الزُّبَيْرِ يَنْهَى عَنْهَا قَالَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ فَقَالَ عَلَى يَدَىَّ دَارَ الْحَدِيثُ تَمَتَّعْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَلَمَّا قَامَ عُمَرُ قَالَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ يُحِلُّ لِرَسُولِهِ مَا شَاءَ بِمَا شَاءَ وَإِنَّ الْقُرْآنَ قَدْ نَزَلَ مَنَازِلَهُ فَأَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ كَمَا أَمَرَكُمُ اللَّهُ وَأَبِتُّوا نِكَاحَ هَذِهِ النِّسَاءِ فَلَنْ أُوتَى بِرَجُلٍ نَكَحَ امْرَأَةً إِلَى أَجَلٍ إِلاَّ رَجَمْتُهُ بِالْحِجَارَةِ .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katâde'yi, Ebû Nadra'dan naklen rivayet ederken dinledim. Ebû Nadra şöyle demiş: İbni Abbâs, müt'ayi emir; İbni'z-Zübeyir ise nehyederdi. Ben, bunu Câbir b. Abdillâh'a anlattım da Câbir: «Bu hadîs, benim huzurumda deveran etti. Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte müt'a yaptık. Ömer hilâfete geçince: — «Şüphesiz ki Allah, Resulüne dileğini helâl kılar ve şüphesiz ki Kur'ân yerli yerince nazil olmuştur. Siz, Allah için hacc ve Umreyi Allah'ın emrettiği vecihle tamamlayın! Bu kadınlarla müt'a yapmayı kesin! Şayet bana bîr müddet için bir kadını nikâh eden bir adam getirirlerse, onu mutlaka taşlarla recmederim! dedi.»
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ الْحُصَيْنِ، - رضى الله عنه - قَالَ اعْلَمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَمَعَ بَيْنَ حَجٍّ وَعُمْرَةٍ ثُمَّ لَمْ يَنْزِلْ فِيهَا كِتَابٌ وَلَمْ يَنْهَنَا عَنْهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ فِيهَا رَجُلٌ بِرَأْيِهِ مَا شَاءَ.
Bize İshâk b. İbrâhim rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yûnus rivayet etli. (Dediki): Bize Said b. Ebî Arûbe, Katâde'den, o da Mutarrif b. Abdillâh b. Şihhîr'den o da İmrân b. Hasayn (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: «Bilmiş ol ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacc ile umreyi cem etmiştir. Sonra bu babda ne kitap indi nede Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bandan nehîy buyurdu. (yalnız) bu hususta bir adam kendi re'yi ile dilediğini söyledi
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، وَأَبُو دَاوُدَ قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ سَعْدَ بْنَ عُبَيْدَةَ، يُحَدِّثُ عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ رَجُلاً إِذَا أَخَذَ مَضْجَعَهُ مِنَ اللَّيْلِ أَنْ يَقُولَ " اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ نَفْسِي إِلَيْكَ وَوَجَّهْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَا مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ وَبِرَسُولِكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ . فَإِنْ مَاتَ مَاتَ عَلَى الْفِطْرَةِ " . وَلَمْ يَذْكُرِ ابْنُ بَشَّارٍ فِي حَدِيثِهِ مِنَ اللَّيْلِ .
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dedikî): Ebû Dâvud rivayet etti. (Dedikî): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize İbni Beşşar da rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdurrahnıan Ebû Dâvud rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Şu'be, Amr b. Murra'dan rivayet etti. (Demişki): Sa'd b. Ubeyde'yi Bera' b. Azîb'den naklen rivayet ederken dinledim. Ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir geceleyin döşeğine yatacağı vakit: «Allahım! Nefsimi sana teslim ettim; yüzümü sana döndüm; sırtımı sana dayadım ve emrini (sevabına) tamaan, (azabından) korkarak havale kıldım. Senden kurtulacak ve sığınacak yer ancak sensin. İndirdiğin kitabına iman ettim. Gönderdiğin Resulüne de inandım.» demesini buyurmuş. Ve ölürse fıtrat üzere öleceğini söylemiş. İbni Beşşâr kendi hadîsinde «geceleyin» sözünü anmamıştır
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَذِهِ عُمْرَةٌ اسْتَمْتَعْنَا بِهَا فَمَنْ لَمْ يَكُنْ عِنْدَهُ الْهَدْىُ فَلْيَحِلَّ الْحِلَّ كُلَّهُ فَإِنَّ الْعُمْرَةَ قَدْ دَخَلَتْ فِي الْحَجِّ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ " .
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. Bu lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den, o da Mücâhid'den, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu bizim yaptığımız bir Umredir. İmdi kimin yanında hedy yeksa derhal tamamîyle hille çıksın! Zira Umre, kıyamet gününe kadar hacc'a dâhil olmuştur.» buyurdular