Sahîh-i Müslim · 2980
Arapça metin
حَدَّثَنَا حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا بِشْرُ، بْنُ الْمُفَضَّلِ حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُسْلِمٍ، عَنْ أَبِي رَجَاءٍ، قَالَ قَالَ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ نَزَلَتْ آيَةُ الْمُتْعَةِ فِي كِتَابِ اللَّهِ - يَعْنِي مُتْعَةَ الْحَجِّ - وَأَمَرَنَا بِهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ لَمْ تَنْزِلْ آيَةٌ تَنْسَخُ آيَةَ مُتْعَةِ الْحَجِّ وَلَمْ يَنْهَ عَنْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى مَاتَ . قَالَ رَجُلٌ بِرَأْيِهِ بَعْدُ مَا شَاءَ .
Bize Hâmid b. Ömer el-Bekrâvî ile Muhammed b. Ebi Bekr el-Mukaddemî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Bişr b. Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize Imrân b. Müslim, Ebû Recâ'dan naklen rivayet eyledi. (Demişki): Imrân b. Husayn şunu söyledi: «Kıtabullahdakî müt'a (yani hacc mutası) âyeti nazil oldu. Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dahi onu bize emir buyurdu. Sonra hacc müt'asını nesheden bir âyet inmediği gibi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)de vefatına kadar ondan nehî buyurmadı. (Yalnız) bir adam ondan sonra kendi re'yi ile dilediğini söyledi.»
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ الْحُصَيْنِ، - رضى الله عنه - قَالَ اعْلَمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَمَعَ بَيْنَ حَجٍّ وَعُمْرَةٍ ثُمَّ لَمْ يَنْزِلْ فِيهَا كِتَابٌ وَلَمْ يَنْهَنَا عَنْهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ فِيهَا رَجُلٌ بِرَأْيِهِ مَا شَاءَ.
Bize İshâk b. İbrâhim rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yûnus rivayet etli. (Dediki): Bize Said b. Ebî Arûbe, Katâde'den, o da Mutarrif b. Abdillâh b. Şihhîr'den o da İmrân b. Hasayn (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: «Bilmiş ol ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacc ile umreyi cem etmiştir. Sonra bu babda ne kitap indi nede Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bandan nehîy buyurdu. (yalnız) bu hususta bir adam kendi re'yi ile dilediğini söyledi
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرِ بْنِ رِبْعِيٍّ الْقَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو هِشَامٍ الْمُغِيرَةُ بْنُ سَلَمَةَ، الْمَخْزُومِيُّ عَنْ أَبِي عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، - رضى الله عنهما - قَالَ قَدِمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُهِلِّينَ بِالْحَجِّ فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ نَجْعَلَهَا عُمْرَةً وَنَحِلَّ - قَالَ - وَكَانَ مَعَهُ الْهَدْىُ فَلَمْ يَسْتَطِعْ أَنْ يَجْعَلَهَا عُمْرَةً .
Bize Muhammed b. Ma'mer b. Rib'î EI-Kaysî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hişâm, Muğiratü'bnü Selemete'l-Mahzûmî'den, o da Ebû Avâne'den, o da Ebû Bişr'den, o da Atâ' b. Ebî Rabâh'dan, o da Câbir b. Abdillâh (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet eyledi. Câbir şöyle demiş: — Resûlûllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacca niyet ederek (Mekke'ye) geldik de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bu haccı. Umre yapmamızı ve ihramdan çıkmamızı bize emir buyurdu. Onun yanında hedy kurbanı vardı. Bu sebeple haccını, Umre'ye tebdil edemedi.» İzah için buraya tıklayın
وَحَدَّثَنَا خَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، وَأَبُو الرَّبِيعِ، وَقُتَيْبَةُ، جَمِيعًا عَنْ حَمَّادٍ، - قَالَ خَلَفٌ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، - عَنْ أَيُّوبَ، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، يُحَدِّثُ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، - رضى الله عنهما - قَالَ قَدِمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَقُولُ لَبَّيْكَ بِالْحَجِّ . فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ نَجْعَلَهَا عُمْرَةً .
Bize Halef b. Hişâm ile Ebû'r-Rabî' ve Kuteybe hep birden Hammâd'dan rivayet ettiler. Halef (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb'dan rivayet etti. (Demişki): Ben, Mücâhid'i, Câbir b. Abdillâh (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet ederken dinledim. Câbir şöyle dedi: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacc için: — «Lebbeyk: diyerek (Mekke'ye) geldik de bize, bu haccı umreye çevirmemizi emir buyurdular.»
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُطَرِّفٍ، قَالَ بَعَثَ إِلَىَّ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ فِي مَرَضِهِ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ فَقَالَ إِنِّي كُنْتُ مُحَدِّثَكَ بِأَحَادِيثَ لَعَلَّ اللَّهَ أَنْ يَنْفَعَكَ بِهَا بَعْدِي فَإِنْ عِشْتُ فَاكْتُمْ عَنِّي وَإِنْ مُتُّ فَحَدِّثْ بِهَا إِنْ شِئْتَ إِنَّهُ قَدْ سُلِّمَ عَلَىَّ وَاعْلَمْ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ جَمَعَ بَيْنَ حَجٍّ وَعُمْرَةٍ ثُمَّ لَمْ يَنْزِلْ فِيهَا كِتَابُ اللَّهِ وَلَمْ يَنْهَ عَنْهَا نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ رَجُلٌ فِيهَا بِرَأْيِهِ مَا شَاءَ .
Bize Mahammedü'bnü'l-Müsenna ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbni'l-Müsenna (Dediki): Bize Mahammed b. Ca'fer, Şu*be'den, o da Katade'den, o da Mutarrif'den naklen rivayet etti. (Demişki): İmrânu'bnu Husayn vefatına müncer olan hastalığında bana haber gönderdi de (Dediki): «Sana bir takım hadîsler söyleyeceğim umulur ki benden sonra Allah seni onlardan müstefid kıla! Şayet yaşarsam bunları benim namıma gizli tut. ölürsem dilediğin takdirde (başkalarına) anlat! Bana gerçekten selâm verildi. Bir de Bilmiş ol ki Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Selhm) Hacc ile umreyi cem' etmiştir. Sonra bu babta ne Kitâbullah indi, ne de Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurdu. (Yalnız) bir adam bu busûsta kendi re'yi ile dilediğini söyledi
حَدَّثَنَا حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ كُنْتُ عِنْدَ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ فَأَتَاهُ آتٍ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَابْنُ الزُّبَيْرِ اخْتَلَفَا فِي الْمُتْعَتَيْنِ فَقَالَ جَابِرٌ فَعَلْنَاهُمَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَهَانَا عَنْهُمَا عُمَرُ فَلَمْ نَعُدْ لَهُمَا .
Bize Hâmid b. Ömer E!-Bekrâvî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid yâni ibni Ziyâd, Âsım'dan, o da Ebu Nadrâ'dan naklen rivayet eyledi. (Demişki): Câbir b. Abdillah'ın yanındaydım. Ona biri gelerek: îbni Abbâs ile ibni Zübeyr iki mut'a hakkında ihtilâf ettiîer, dedi. Bunun üzerine Câbir şunu söyledi: «Biz bunları Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yaptık. Sonra Ömer onlardan bizi nehyetti
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ كَانَ ابْنُ عَبَّاسٍ يَأْمُرُ بِالْمُتْعَةِ وَكَانَ ابْنُ الزُّبَيْرِ يَنْهَى عَنْهَا قَالَ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ فَقَالَ عَلَى يَدَىَّ دَارَ الْحَدِيثُ تَمَتَّعْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَلَمَّا قَامَ عُمَرُ قَالَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ يُحِلُّ لِرَسُولِهِ مَا شَاءَ بِمَا شَاءَ وَإِنَّ الْقُرْآنَ قَدْ نَزَلَ مَنَازِلَهُ فَأَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ كَمَا أَمَرَكُمُ اللَّهُ وَأَبِتُّوا نِكَاحَ هَذِهِ النِّسَاءِ فَلَنْ أُوتَى بِرَجُلٍ نَكَحَ امْرَأَةً إِلَى أَجَلٍ إِلاَّ رَجَمْتُهُ بِالْحِجَارَةِ .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katâde'yi, Ebû Nadra'dan naklen rivayet ederken dinledim. Ebû Nadra şöyle demiş: İbni Abbâs, müt'ayi emir; İbni'z-Zübeyir ise nehyederdi. Ben, bunu Câbir b. Abdillâh'a anlattım da Câbir: «Bu hadîs, benim huzurumda deveran etti. Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte müt'a yaptık. Ömer hilâfete geçince: — «Şüphesiz ki Allah, Resulüne dileğini helâl kılar ve şüphesiz ki Kur'ân yerli yerince nazil olmuştur. Siz, Allah için hacc ve Umreyi Allah'ın emrettiği vecihle tamamlayın! Bu kadınlarla müt'a yapmayı kesin! Şayet bana bîr müddet için bir kadını nikâh eden bir adam getirirlerse, onu mutlaka taşlarla recmederim! dedi.»