İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Müslim · 4920

The Book on Government

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ وَمُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ أَبِي، مُوسَى قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الرَّجُلِ يُقَاتِلُ شَجَاعَةً وَيُقَاتِلُ حَمِيَّةً وَيُقَاتِلُ رِيَاءً أَىُّ ذَلِكَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ قَاتَلَ لِتَكُونَ كَلِمَةُ اللَّهِ هِيَ الْعُلْيَا فَهُوَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile ibni Numeyr, ishâk b. ibrahim ve Muhammed b. Alâ' rivayet ettiler. (îshâk: Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Ebû Muâviye rivayet etti. (Dediler.) O da A'nıeş'den, o da Şakîk'dan, o da Ebû Musa'dan nakletmiş. Ebû Mûsâ şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e cesurluk, hamiyyet ve riya için çarpışan kimsenin hükmü soruldu. Bunların hangisi Allah yolundadır? (denildi.) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de : «Kim yalnız kelimetullah yüce olsun diye çarpışırsa işte o Allah yolundadır.» buyurdu

Sahîh-i Müslim, 4920

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ هِشَامٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَأَلْفَاظُهُمْ مُتَقَارِبَةٌ - قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَبَا بَكْرٍ أَنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ فِي مَرَضِهِ فَكَانَ يُصَلِّي بِهِمْ ‏.‏ قَالَ عُرْوَةُ فَوَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَخَرَجَ وَإِذَا أَبُو بَكْرٍ يَؤُمُّ النَّاسَ فَلَمَّا رَآهُ أَبُو بَكْرٍ اسْتَأْخَرَ فَأَشَارَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَىْ كَمَا أَنْتَ فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ حِذَاءَ أَبِي بَكْرٍ إِلَى جَنْبِهِ ‏.‏ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ يُصَلُّونَ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İbni Nümeyr, Hişâm'dan naklen rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr de rivayet etti. Lâfızları birbirine yakındır. Dediki: Bize babam rivayet etti. Dediki: Bize Hişâm babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalığında cemaata namaz kıldırmasını Ebu Bekir'e emretti. Artık cemâaata namazı o kıldırıyordu.» Urve demiş ki: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendinde bir parça hafiflik hissederek çıktı. Bir de baktık ki, Ebu Bekir cemaata imam olmuş. Ebu Bekir onu görünce geri çekilmek istedi. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona olduğun gibi dur, diye işaret etti Sonra Resulullah Ebu Bekir'in yanıbaşına onun hizasına oturdu. Artık Ebu Bekir, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazına, cemâat ta Ebu Bekir'in namazına uyarak kılıyorlardı. İzah için buraya tıklayın

Sahîh-i Müslim, 943
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ، كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ نُمَيْرٍ، قَالَ ابْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أُصِيبَ سَعْدٌ يَوْمَ الْخَنْدَقِ رَمَاهُ رَجُلٌ مِنْ قُرَيْشٍ يُقَالُ لَهُ ابْنُ الْعَرِقَةِ ‏.‏ رَمَاهُ فِي الأَكْحَلِ فَضَرَبَ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيْمَةً فِي الْمَسْجِدِ يَعُودُهُ مِنْ قَرِيبٍ فَلَمَّا رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْخَنْدَقِ وَضَعَ السِّلاَحَ فَاغْتَسَلَ فَأَتَاهُ جِبْرِيلُ وَهُوَ يَنْفُضُ رَأْسَهُ مِنَ الْغُبَارِ فَقَالَ وَضَعْتَ السِّلاَحَ وَاللَّهِ مَا وَضَعْنَاهُ اخْرُجْ إِلَيْهِمْ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ فَأَيْنَ ‏"‏ ‏.‏ فَأَشَارَ إِلَى بَنِي قُرَيْظَةَ فَقَاتَلَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَزَلُوا عَلَى حُكْمِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَدَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْحُكْمَ فِيهِمْ إِلَى سَعْدٍ قَالَ فَإِنِّي أَحْكُمُ فِيهِمْ أَنْ تُقْتَلَ الْمُقَاتِلَةُ وَأَنْ تُسْبَى الذُّرِّيَّةُ وَالنِّسَاءُ وَتُقْسَمَ أَمْوَالُهُمْ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Alâ El-Hemdânî ikisi birden ibnü Numeyr'den rivayet ettiler. İbnü'l-Alâ' dediki: Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Sa'd Hendek günü yaralandı. Onu Küreyş'ten İbni Arika denilen bir adam kolundaki şah damarından yaraladı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidde ona bir çadır kurdu; onu yakından dolaşıyordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hendek'ten dönünce silâhı bırakarak yıkandı. Az sonra Cibril geldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun başından tozu silkiyordu. Cibril: «Silâhı bıraktın mı? Vallahi biz onu bırakmadık! Onların karşısına çık!» dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nereye?» diye sordu. O da Benî Kureyza'ya işaret etti. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlarla harb etti. Binnetice onun hükmüne boyun eğdiler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de onlar hakkındaki hakemliği Sa'd'a devretti. Sa'd: —Ben de onlar hakkında harbe yarayanlarının öldürülmesine, çocuk ve kadınlarının esir edilmesine ve mallarının taksimine hükmediyorum! dedi

Sahîh-i Müslim, 4598
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا زَيْدٌ، - وَهُوَ ابْنُ حُبَابٍ - حَدَّثَنِي سَيْفُ بْنُ سُلَيْمَانَ، أَخْبَرَنِي قَيْسُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَضَى بِيَمِينٍ وَشَاهِدٍ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Zeyd —ki İbni Hubâb'tır— rivayet etti. (Dediki): Bana Seyf b. Süleyman rivayet etti. (Dedikî): Bana Kays b. Sa'd, Amr b. Dinar'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yemîn ve bir şâhidle hüküm buyurmuş

Sahîh-i Müslim, 4472
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ، بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا وَائِلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُوسَى، الأَشْعَرِيُّ أَنَّ رَجُلاً، أَعْرَابِيًّا أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ الرَّجُلُ يُقَاتِلُ لِلْمَغْنَمِ وَالرَّجُلُ يُقَاتِلُ لِيُذْكَرَ وَالرَّجُلُ يُقَاتِلُ لِيُرَى مَكَانُهُ فَمَنْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ قَاتَلَ لِتَكُونَ كَلِمَةُ اللَّهِ أَعْلَى فَهُوَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız ibni'l-Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr b. Mürra'dan rivayet etti. (Demişki): Ebû Vail'i dinledim. (Dediki): Bize Ebû Mûse'l-Eş'arî rivayet etti kî, Bedevi bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek : — Yâ Resûlâllah! Adam (var) ganimet için çarpışıyor. Adam (var) anılsın diye çarpışıyor ve adam (var) mevk görülsün diye çarpışıyor. Aceb Allah yolunda çarpışan kim? Dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kim kelimetullah yüce olsun diye çarpışırsa işte o Allah yolundadır.» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 4919
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي هِشَامٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ وَهُوَ قَاعِدٌ فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ قَامَ قَدْرَ مَا يَقْرَأُ إِنْسَانٌ أَرْبَعِينَ آيَةً ‏.‏

Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile îshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Ebû Bekir dedi ki: Bize, İsmail b. Uleyye, Velîd b. Ebî Hişâm'dan, o da Ebû Bekir b, Muhammed'den, o da Amra'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazan namazda) oturduğu yerden okur; rükû' etmek istedimi kalkarak bir insanın kırk âyet okuyabileceği kadar ayakta dururdu.»

Sahîh-i Müslim, 1706
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - عَنْ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الْمُهَلَّبِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى الْعَصْرَ فَسَلَّمَ فِي ثَلاَثِ رَكَعَاتٍ ثُمَّ دَخَلَ مَنْزِلَهُ فَقَامَ إِلَيْهِ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ الْخِرْبَاقُ وَكَانَ فِي يَدَيْهِ طُولٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ فَذَكَرَ لَهُ صَنِيعَهُ ‏.‏ وَخَرَجَ غَضْبَانَ يَجُرُّ رِدَاءَهُ حَتَّى انْتَهَى إِلَى النَّاسِ فَقَالَ ‏ "‏ أَصَدَقَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ فَصَلَّى رَكْعَةً ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb hep birden İbni Uleyye'den rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize İsmail b. İbrâhîm, Hâlid'den, o da Ebu Kılâbe'den, o da Ebu'l-Mühelleb'den, o da İmrân b; Husayn'dan naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindiyi kıldırmış ve üç rek'âtda selâm vermiş. Sonra evine girmiş. Arkasından Hırbâk denilen ve ellerinde bir parça uzunluk bulunan bir adam kalkarak ona varmış ve: »Yâ Resûlallah!» diyerek yaptığını kendisine anlatmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızgın bir hâlde cübbesini sürükleyerek dışarıya çıkmış ve cemaatın yanına gelerek: «Bu doğru mu söyledi?» demiş. Ashâb: — Evet! Cevâbını vermişler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir rek'ât daha kılmış; sonra selam vermiş; sonra iki secde yapmış; sonra selam vermiş

Sahîh-i Müslim, 1293

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.