Sahîh-i Müslim · 6074
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكَّارِ بْنِ الرَّيَّانِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ هَلْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَضَبَ فَقَالَ لَمْ يَبْلُغِ الْخِضَابَ كَانَ فِي لِحْيَتِهِ شَعَرَاتٌ بِيضٌ . قَالَ قُلْتُ لَهُ أَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يَخْضِبُ قَالَ فَقَالَ نَعَمْ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ .
Bize Muhammed b. Bekkâr b. Reyyân rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Zekeriyya, Âsimi ahvelden, o da İbni Sîrîn'den naklen rivayet etti. İbni Sîrîn şöyle demiş: Enes b. Mâlik'e sordum : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) saçını boyar mıydı? dedim: — Saçını boyama yaşına ermedi, sakalında birkaç beyaz kıl vardı, dedi. Ben : — Ebû Bekr boyar mıydı? diye sordum; — Evet, kına ve ketemle! cevabını verdi
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ وَعَمْرٌو النَّاقِدُ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ إِدْرِيسَ، - قَالَ عَمْرٌو حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ الأَوْدِيُّ، - عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، قَالَ سُئِلَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ هَلْ خَضَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ إِنَّهُ لَمْ يَكُنْ رَأَى مِنَ الشَّيْبِ إِلاَّ - قَالَ ابْنُ إِدْرِيسَ كَأَنَّهُ يُقَلِّلُهُ - وَقَدْ خَضَبَ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile îbni Numeyr ve Amru'n-Nâkıd toptan İbni İdris'den rivayet ettiler. Amr dediki: Bize Abdullah b. İdris El-Evdî, Hişam'dan, o da İbni Sîrîn'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Enes b. Mâlik'e, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç saçını boyadı mı? diye soruldu. — Hakikat şu ki, o saçının ağarması namına bir şey görmedi. Ancak (şu kadarcık) gördü). İbni tdris sanki onu azaltmak istiyormuş, demiştir. Ebû Bekr ile Ömer saçlarını kına ve ketem ile boyarlardı, dedi
وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ أَخَضَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ إِنَّهُ لَمْ يَرَ مِنَ الشَّيْبِ إِلاَّ قَلِيلاً .
Bana Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Mualla b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb b. Hâlid, Eyyub'dan, o da Muhammed b. Sîrîn'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Enes b. Mâlik'e sordum. — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç saçını boyadı mı? (Dedim). — O saçının ağarmasından ancak az bir şey gördü, dedi
حَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، قَالَ سُئِلَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ عَنْ خِضَابِ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَوْ شِئْتُ أَنْ أَعُدَّ شَمَطَاتٍ كُنَّ فِي رَأْسِهِ فَعَلْتُ . وَقَالَ لَمْ يَخْتَضِبْ وَقَدِ اخْتَضَبَ أَبُو بَكْرٍ بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ وَاخْتَضَبَ عُمَرُ بِالْحِنَّاءِ بَحْتًا .
Bana Ebu'r-Rabi' El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit rivayet etti. (Dediki): Enes b. Mâlik'e, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçını boyayıp boyamadiği soruldu da, şu cevabı verdi: — Başındaki ağaran kılları saymak İstesem bunu yapardım, dedi. Ve şunu İlâve etti: __ O boyanmadı. Ama Ebû Bekr kına ve ketemle boyandi. Ömer'se hâlis kına ile boyandı
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ قُلْتُ لأَنَسِ بْنِ مَالِكٍ كَيْفَ كَانَ شَعَرُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ كَانَ شَعَرًا رَجِلاً لَيْسَ بِالْجَعْدِ وَلاَ السَّبِطِ بَيْنَ أُذُنَيْهِ وَعَاتِقِهِ .
Bize Şeyban b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir b. Hazım rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde rivayet etti. (Dediki): Enes b. Mâlik'e: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçı nasıldı? diye sordum. — Orta bir saçtı. Kıvırcık değil, düz de değildi. İki kulağı ile omuzu arasında idi, dedi
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مَرْبُوعًا بَعِيدَ مَا بَيْنَ الْمَنْكِبَيْنِ عَظِيمَ الْجُمَّةِ إِلَى شَحْمَةِ أُذُنَيْهِ عَلَيْهِ حُلَّةٌ حَمْرَاءُ مَا رَأَيْتُ شَيْئًا قَطُّ أَحْسَنَ مِنْهُ صلى الله عليه وسلم .
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ebû ishâk'ı dinledim. (Dediki): Bera'ı şunu söylerken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) orta boylu, omuzlarının arası geniş, saç demedi kulaklarının yumuşağına inecek kadar büyük bir zat idi. Üzerinde kırmızı bir hülle vardı. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den daha güzel hiç bir şey görmedim
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَأَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ قَالُوا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفَارِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يُلَبِّي.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Zuheyr b. Harb ve Ebû Saîd-i Eşecc rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'm«ş, Ebu'd-Duha'dan, o da Mesruk'dan, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Aişe: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telbiye getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını halâ görür gibiyim.» demiş