İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sünen-i Ebû Dâvûd · 1174

The Book Of The Prayer For Rain (Kitab al-Istisqa')

Arapça metin

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، وَيُونُسُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أَصَابَ أَهْلَ الْمَدِينَةِ قَحْطٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَبَيْنَمَا هُوَ يَخْطُبُنَا يَوْمَ جُمُعَةٍ إِذْ قَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلَكَ الْكُرَاعُ هَلَكَ الشَّاءُ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَسْقِيَنَا فَمَدَّ يَدَيْهِ وَدَعَا قَالَ أَنَسٌ وَإِنَّ السَّمَاءَ لَمِثْلُ الزُّجَاجَةِ فَهَاجَتْ رِيحٌ ثُمَّ أَنْشَأَتْ سَحَابَةً ثُمَّ اجْتَمَعَتْ ثُمَّ أَرْسَلَتِ السَّمَاءُ عَزَالِيَهَا فَخَرَجْنَا نَخُوضُ الْمَاءَ حَتَّى أَتَيْنَا مَنَازِلَنَا فَلَمْ يَزَلِ الْمَطَرُ إِلَى الْجُمُعَةِ الأُخْرَى فَقَامَ إِلَيْهِ ذَلِكَ الرَّجُلُ أَوْ غَيْرُهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ تَهَدَّمَتِ الْبُيُوتُ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَحْبِسَهُ فَتَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا ‏"‏ ‏.‏ فَنَظَرْتُ إِلَى السَّحَابِ يَتَصَدَّعُ حَوْلَ الْمَدِينَةِ كَأَنَّهُ إِكْلِيلٌ ‏.‏

Enes (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (S.A.V.) zamanında Medine'lilere kıtlık isabet etti. Efendimiz bir cuma günü bize hutbe irad ederken aniden bir adam kılkıp: Yâ Resulallah! Beygir sürüleri, koyunlar helak oldu. Bize yağmur yağdırması için Allah'a dua ediver, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber ellerini uzattı (kaldırdı) ve duâ etti. -Enes (devamla) dedi ki:-(O esnada) gökyüzü cam gibi (parlak) idi. Bir rüzgâr esti, bir bulut meydana getirdi. Sonra bulutlar bir araya toplandı ve semâ ağzını açıverdi. (Yağdırdıkça yağdırdı). Biz (mescitten) çıktık evlerimize gelinceye kadar suyun içinde yürüdük. Sonraki cumaya kadar yağmur yağmaya devam etti. Bu sefer yine aynı adam veya bir başkası kalkıp; - Ya Resûlullah! Evler yıkıldı. Allah'a dua ediversen de yağmuru durdursa, dedi, Efendimiz gülümsedi, sonra; "üstümüze değil, etrafımıza" dedi. Akabinde bulutlara baktım, sanki bir tâç gibi Medine'nin etrafına doğru yayılıyordu

Sünen-i Ebû Dâvûd, 1174

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلَكَتِ الْمَوَاشِي، وَتَقَطَّعَتِ السُّبُلُ، فَادْعُ اللَّهَ‏.‏ فَدَعَا اللَّهَ، فَمُطِرْنَا مِنَ الْجُمُعَةِ إِلَى الْجُمُعَةِ، فَجَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، تَهَدَّمَتِ الْبُيُوتُ وَتَقَطَّعَتِ السُّبُلُ وَهَلَكَتِ الْمَوَاشِي‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ عَلَى ظُهُورِ الْجِبَالِ وَالآكَامِ وَبُطُونِ الأَوْدِيَةِ وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ ‏"‏‏.‏ فَانْجَابَتْ عَنِ الْمَدِينَةِ انْجِيَابَ الثَّوْبِ‏.‏

Enes İbn Malik (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Birisi Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip: "Ey Allah'ın Resulü, hayvanlarımız helak oldu, yollarımız kesildi. Allah'a dua etseniz!" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dua etti ve bir hafta boyunca bir Cuma'dan diğer Cuma'ya kadar yağmur yağdı. Sonra adam tekrar geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü, evler yıkıldı, yollar kesildi ve hayvanlar helak oldu!" dedi. Bu talep üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ım, çevremizdeki dağların yamaçlarına, tepelere, vadi içlerine ve bitkilerin - ağaçların yetiştiği yerlere yağdır!" diye dua etti. Bu dua'nın ardından gökyüzü tıpkı bir elbisenin açılması gibi açıldı ve Medine'nin üzerindeki bulutlar dağıldı

Sahîh-i Buhârî, 1019
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَلَكَتِ الْمَوَاشِي وَانْقَطَعَتِ السُّبُلُ، فَادْعُ اللَّهَ، فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمُطِرُوا مِنْ جُمُعَةٍ إِلَى جُمُعَةٍ، فَجَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، تَهَدَّمَتِ الْبُيُوتُ وَتَقَطَّعَتِ السُّبُلُ وَهَلَكَتِ الْمَوَاشِي‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ عَلَى رُءُوسِ الْجِبَالِ وَالآكَامِ وَبُطُونِ الأَوْدِيَةِ وَمَنَابِتِ الشَّجَرِ ‏"‏‏.‏ فَانْجَابَتْ عَنِ الْمَدِينَةِ انْجِيَابَ الثَّوْبِ‏.‏

Enes İbn Malik (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Birisi Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip: "Ey Allah'ın Resulü, hayvanlarımız helak oldu, yollarımız kesildi. Allah'a dua etseniz!'' dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dua etti ve bir hafta boyunca bir Cuma'dan diğer Cuma'ya kadar yağmur yağdı. Sonra adam tekrar geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü, evler yıkıldı, yollar kesildi ve hayvanlar helak oldu." dedi. Bu talep üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ım, çevremizdeki dağların zirvelerine, tepelere, vadi içlerine ve bitkilerin -ağaçların yetiştiği yerlere yağdır!" diye dua etti. Bu dua'nın ardından gökyüzü tıpkı bir elbisenin açılması gibi açıldı ve Medine'nin üzerindeki bulutlar dağıldı

Sahîh-i Buhârî, 1017
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمَ جُمُعَةٍ، فَقَامَ النَّاسُ فَصَاحُوا فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَحَطَ الْمَطَرُ وَاحْمَرَّتِ الشَّجَرُ وَهَلَكَتِ الْبَهَائِمُ، فَادْعُ اللَّهَ يَسْقِينَا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ اسْقِنَا ‏"‏‏.‏ مَرَّتَيْنِ، وَايْمُ اللَّهِ مَا نَرَى فِي السَّمَاءِ قَزَعَةً مِنْ سَحَابٍ، فَنَشَأَتْ سَحَابَةٌ وَأَمْطَرَتْ، وَنَزَلَ عَنِ الْمِنْبَرِ فَصَلَّى، فَلَمَّا انْصَرَفَ لَمْ تَزَلْ تُمْطِرُ إِلَى الْجُمُعَةِ الَّتِي تَلِيهَا، فَلَمَّا قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ صَاحُوا إِلَيْهِ تَهَدَّمَتِ الْبُيُوتُ وَانْقَطَعَتِ السُّبُلُ، فَادْعُ اللَّهَ يَحْبِسُهَا عَنَّا‏.‏ فَتَبَسَّمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَالَ ‏"‏ اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا ‏"‏‏.‏ فَكُشِطَتِ الْمَدِينَةُ، فَجَعَلَتْ تُمْطِرُ حَوْلَهَا وَلاَ تَمْطُرُ بِالْمَدِينَةِ قَطْرَةً، فَنَظَرْتُ إِلَى الْمَدِينَةِ وَإِنَّهَا لَفِي مِثْلِ الإِكْلِيلِ‏.‏

Enes İbn Malik (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Cuma günü hutbe okurken cemaatten birileri ayağa kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü yağmurlar artık yağmaz oldu, kuraklık içindeyiz; ağaçlar kurudu, hayvanlar helak oldu. Bize yağmur yağdırması için Allah'a dua etseniz!" diye seslendiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine iki defa: "Allah'ım bize yağmur gönder! Allah'ım bize yağmur gönder!" diye dua etti. Allah'a yemin ederim ki gökyüzünde bulut namına hiçbir şey göremiyorduk. Fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in duasından sonra bir bulut çıktı ve yağmur yağmaya başladı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de minberden indi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem minberden indikten sonra diğer Cuma'ya kadar yağmur hiç kesilmeden devam etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sonraki Cuma hutbesini okurken cemaatten birileri ayağa kalkıp yine bağırmaya başladılar: "Evler yıkıldı, yollar kesildi. Allah'a dua etseniz de artık bu yağmurları bizden uzaklaştırsa!" Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm etti ve sonra: "Allah'ım, çevremize yağdır, üzerimize değil!" diye dua etti. Bu duanın ardından Medine semalarındaki bulutlar açıldı ve yağmur çevredeki yerlere yağmaya başladı. Artık Medine'ye tek bir damla yağmur bile düşmüyordu. Medine adeta bir taç gibiydi

Sahîh-i Buhârî, 1021
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ بَيْنَمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ إِذْ جَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَحَطَ الْمَطَرُ فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَسْقِيَنَا‏.‏ فَدَعَا فَمُطِرْنَا، فَمَا كِدْنَا أَنْ نَصِلَ إِلَى مَنَازِلِنَا فَمَا زِلْنَا نُمْطَرُ إِلَى الْجُمُعَةِ الْمُقْبِلَةِ‏.‏ قَالَ فَقَامَ ذَلِكَ الرَّجُلُ أَوْ غَيْرُهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ادْعُ اللَّهَ أَنْ يَصْرِفَهُ عَنَّا‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ حَوَالَيْنَا وَلاَ عَلَيْنَا ‏"‏‏.‏ قَالَ فَلَقَدْ رَأَيْتُ السَّحَابَ يَتَقَطَّعُ يَمِينًا وَشِمَالاً يُمْطَرُونَ وَلاَ يُمْطَرُ أَهْلُ الْمَدِينَةِ‏.‏

Enes İbn Malik (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir Cuma günü hutbe okurken içeriye bir adam girdi ve: "Ey Allah'ın Resulü yağmurlar artık yağmaz oldu, kuraklık içindeyiz. Allah'a bize yağmur yağdırması için dua etseniz!" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dua etti ve yağmur yağmaya başladı. Yağmur o kadar şiddetli yağıyordu ki neredeyse evlerimize gidemeyecektik. Bu yağmur bir hafta boyunca devam etti. Sonra bu şahıs - veya başka birisi - kalkıp şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, Allah'a dua et de artık bu yağmurları bizden uzaklaştırsın!" Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ım, çevremize yağdır, üzerimize değil!" diye dua etti. Bu duanın ardından gökyüzündeki bulutların parçalanıp sağ'a sol'a dağıldığını gördüm. Yağmur yine yağmaya devam ediyordu, fakat Medine'lilerin üzerine değil. باب: من اكتفى بصلاة الجمعة في الاستسقاء. 9. Yağmur Duasında Sadece Cuma Namazı İle Yetinmek

Sahîh-i Buhârî, 1015
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، حَدَّثَنَا أَبُو النَّضْرِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَقِيلٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ حَمْزَةَ، حَدَّثَنَا سَالِمٌ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رُبَّمَا ذَكَرْتُ قَوْلَ الشَّاعِرِ وَأَنَا أَنْظُرُ، إِلَى وَجْهِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلَى الْمِنْبَرِ فَمَا نَزَلَ حَتَّى جَيَّشَ كُلُّ مِيزَابٍ بِالْمَدِينَةِ فَأَذْكُرُ قَوْلَ الشَّاعِرِ وَأَبْيَضَ يُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ ثِمَالُ الْيَتَامَى عِصْمَةٌ لِلأَرَامِلِ وَهُوَ قَوْلُ أَبِي طَالِبٍ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'de minber üzerinde yağmur duasını okurken ve henüz minberden inmeden Medine'deki bütün oluklar gürül gürül akarken ben mübarek yüzüne baka baka şairin; وأبيض يستسقى الغمام بوجهه * ثمال اليتامى، عصمة للأرامل sözünü defalarca hatırlamışımdır. Bu söz Ebu Talibe aittir." AÇIKLAMA (1269, 1270, 1271, 1272): Ka'b (r.a.)'ın hadisinin benzerini Buhari ve Ebu Davud, Enes (r.a.)'den rivayet etmişlerdir. Buhari ve Ebu Davud'un rivayetine göre: "Resulullah (s.a.v.) bir Cuma günü minber üzerinde hutbe okurken, bir adam ayakta dikilnek: Ya Resulallah! Hayvanlar helak oldu. Allah'a dua et. Bize yağmur versin, dedi. Bunun üzerine efendimiz ellerini kaldırarak yağmur için dua etti. Hava o esnada tamamen açıktı. Aniden bir rüzgar esti ve bulut görüldü. Biraz sonra toplanan buluttan bardaktan boşanırcasına bol bol yağmur yağmaya başladı. Bir hafta yağmur kesilmedi. Ertesi Cuma namazında yine Efendimiz hutbe okumak için ayağa kalkınca, bir adam ayağa kalkarak: Ya Resulallah evler yıkıldı. Yağmurun kesilmesi için Allah'a dua et, dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm ettikten sonra: ''Etrafımıza (yağsın). Üzerimize değil." dedi. Buluta baktım. Medine şehrinin etrafında halka haline geldi.' O rivayetlerde Nebi (s.a.v.)'in yaptığı duanın metni, burada olduğu gibi zikredilmemiştir. Buhari'nin rivayetinde Nebi (s.a.v.)'in; ''Allah'ım bize yağmur ver, AIlah'ım bize yağmur ver, Allah'ım bize yağmur ver.'' diye dua ettiği ifade edilmiş ve yağmurun kesilmesi için yaptığı dua, buradakinin aynısıdır. İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadisi zevaid türündendir. Bu hadisteki duanın benzerini Ebu Davud, Hakim ve Beyhaki, Cabir bin AbdiIIah (r.a.)'den rivayet etmişlerdir. Ebu Hureyre (r.a.)'in hadisinin benzerini Buhari, Müslim ve Ebu Davud, Enes (r.a.)'den rivayet etmişlerdir. Abdullah bin Ömer (r.a.)'in hadisini Buhari de rivayet etmiştir. İbn-i Abbas (r.a.) ve İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisleri, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in yağmur talebi için minber üzerinde dua ettiğine delalet ediyorlar. Buhari ve Ebu Davud'un Enes (r.a.)'den rivayet ettikleri hadis ise Cuma hutbesinde yağmur duasının meşruluğuna delalet eder Ebu Hureyre (r.a.)'in hadisi de yağmur için dua ederken Nebi (s.a.v.)'in ellerini koltuk altlarının beyazı görülünceye kadar kaldırdığına delildir. Bu babtaki hadisler, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in duasının derhal kabul olunduğunu ifade ediyorlar. Yağmur talebi için istiska'nın bir kaç türlü olabildiği, bu konuda rivayet olunan hadislerden anlaşılıyor. El-Menhel yazarı, bu çeşitleri şöyle sıralıyor: İstiska'nın en azı yağmur için dua, etmektir. Ortancası farz namazların arkasında. yağmur için dua etmektir. En mükemmeli, istiska niyetiyle iki rek'at namaz kılmak, iki hutbe okumak ve dua etmektir. Hutbeler namazdan önce veya, sonra olabilir. Çünkü her iki şeklin meşruluğuna delalet eden sahih rivayetler mevcuttur. Malikiler, Şafiiler, Hanbeliler ve alimlerin cumhuru önce namaz, sonra hutbe okumayı tercil1 etmiştir. Buhari ve Ebu Davud'un Enes (r.a.)'den rivayet ettiklerine göre Resulullah (s.a.v.) yağmur duasında ellerini kaldırırken avuçlarının içini yere döndürmüştür. Bunun hikmeti, kuraklık ve sıkıntının bol yağmur ve genişliğe çevrilmesidir. İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisinde anılan Ebu Talib'in beyti, Nebi (s.a.v.) hakkında söylediği 110 beyitlik bir medhiyyedendir. K astalani'nin Beyhaki'den naklen beyanına göre Beyhaki, Enes (r.a.)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Bir a'rabi, Nebi (s.a.v.)'e gelerek: Ya Resulallah! Allah'a yemin ederim ki bizim ne inildiyebilecek bir devemiz kaldı, ne de bağırabilecek çocuğumuz, dedi. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) kalkıp ridasını sürükliye sürükliye minbere çıktı ve Allah'tan yardım diledi... (bol bol yağmur gelmeye başlayınca) Nebi (s.a.v.): ''Eğer Ebu Talib hayatta olsaydı çok sevinirdi. Onun şiirini kim okuyabilir?'' buyurdu. Bunun üzerine Ali (r.a.) ayağa kalkıp: ''Ya Resulallah! Bana öyle geliyor ki Sen onun şu sözünü kastediyorsun, dedi ve mezkur beyti arkasındaki üç beyitle birlikte söyledi. " Bu beyit Ebu Talib tarafından Peygamberimiz üzerinde medhiye olarak yazılmış çok değerli bir kasidedendir. Ebu Talib bu kasideyi Mekke müşriklerinin Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'e amansız husumet besledikleri ve inanan bir avuç müslüman'ı Onun çevresinden uzaklaştırmak için insanlık dışı hareketleri reva, gördükleri günlerde kaleme almıştır. Bu beytin manası şöyledir: 'O efendi beyazdır. Mübarek yüzü suyu hürmetine yağmur dilenir. Yetimlere yardımcı ve sığınaktır. Fakir dul kadınlar için güven kaynağıdır.' Şöyle bir soru hatıra gelebilir: Ebu Talib, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in istiskaya çıktığı zaman'a yetişmemişken Onun mübarek yüzü suyu hürmetine yağmur dileneceğini nereden bilmişti? Bilindiği gibi istiska, hicretten sonra meşru kılınmıştır. Ebu Talib ise hicretten önce Mekke'de ölmüştür. Bu sorunun cevabı şöyledir: İbn-i Asakir'in Celheme bin arfata'dan tahriç ettiğine göre Celheme şöyle söylemiştir: Mekke halkı kuraklIk ve sıkıntı çektiği esnada ben Mekke'ye vardım. Kureyş, Ebu Talib'e baş vurarak: Ya Eba Talib! Mekke çok kuru kaldı. Çoluk çocuklar perişan vaziyette. Gel de yağmur duasında bulun, dediler. Ebu Talib yağmur duasına çıktı. Beraberinde güneş gibi nurlu, gencecik bir erkek çocuğu vardı. (Peygamber Efendimizi, kastediyor.) Bu nurlu çocuğun çevresinde bir kaç çocuk daha vardı. Ebu Talib bu çocuğun kolundan tutup Ka'be'nin yanına vardı ve Onun sırtını Ka'be'ye dayadı. Çocuk dua etmeye başladı. O esnada hava tamamen açık idi. Birden bire şurada burada bıılutlar görülmeye başladı ve sırsıklam edici bir yağmur yağdı. Mekke dereleri sularla taştı. Ebu Talib, bunun hakkında sözkonusu beyt'i söyledi. İbn-i Ömer (r.a.) bu hadiste diyor ki: Peygamber (s.a.v.) Medine de minber üzerinde yağmur duasını edip henüz minberden inmeden bütün oluklar yağmurla dolup taşarken defalarca şairin bu beytini yad ede durdum

Sünen-i İbn Mâce, 1272
HadisMuvatta (İmam Mâlik)

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّهُ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلَكَتِ الْمَوَاشِي وَتَقَطَّعَتِ السُّبُلُ فَادْعُ اللَّهَ ‏.‏ فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمُطِرْنَا مِنَ الْجُمُعَةِ إِلَى الْجُمُعَةِ ‏.‏ قَالَ فَجَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ تَهَدَّمَتِ الْبُيُوتُ وَانْقَطَعَتِ السُّبُلُ وَهَلَكَتِ الْمَوَاشِي ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ ظُهُورَ الْجِبَالِ وَالآكَامِ وَبُطُونَ الأَوْدِيَةِ وَمَنَابِتَ الشَّجَرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَانْجَابَتْ عَنِ الْمَدِينَةِ انْجِيَابَ الثَّوْبِ ‏.‏

Enes b. Malik (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Bir kimse Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a gelerek: "Ey Allah'ın Raslilü! Tüm hayvanlar helak oldu (kuraklıktan dolayı gelip giden kalmadı) yollar kesildi. Allah'a dua edin de yağmur yağsın" dedi. Bunun üzerine Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de dua etti de bir sonraki cumaya kadar yağmur yağdı. Yine bir kimse gelerek şöyle dedi: "Ey Allah'ın Raslilü! Yağan yağmurdan evler yıkılacak hale geldi, yollar yürünmez hale geldi (hayvanlar otlaklara gidemedikleri için) açlıktan yok olup gidecekler." Bunun üzerine Raslilullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ım! Yağmuru dağların tepelerine, ormanıara, vadilerin otlarına sevk et" diye dua etti. Yağmur vücuttan elbisenin çıkarılışı gibi Medine'den çekilip gitti." Diğer tahric: Buhari, İstiska; Müslim, İstiska

Muvatta (İmam Mâlik), 451

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.