Sünen-i Ebû Dâvûd · 1175
Arapça metin
حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ شَرِيكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي نَمِرٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِ عَبْدِ الْعَزِيزِ قَالَ فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ بِحِذَاءِ وَجْهِهِ فَقَالَ " اللَّهُمَّ اسْقِنَا " . وَسَاقَ نَحْوَهُ .
Şerîk b. Abdullah b. Ebî Nemir, Enes (r.a.)'i (bir önceki 1174.) Abdülaziz hadisinin benzerini söylerken işittiğini bildirdi. (Farklı olarak Şerîk) şöyle dedi; Resûlullah (S.A.V.) ellerini yüzünün hizasına kadar kaldırıp; "Ey Allah'ım!... Bize yağmur yağdır..." diye dua etti. Şerîk (bundan sonra) Abdülazîz hadisinin benzerini nakletti
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ جَمِيعًا وَالْمَغْرِبَ وَالْعِشَاءَ جَمِيعًا فِي غَيْرِ خَوْفٍ وَلاَ سَفَرٍ . قَالَ مَالِكٌ أُرَى ذَلِكَ كَانَ فِي مَطَرٍ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرَوَاهُ حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ نَحْوَهُ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ وَرَوَاهُ قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ قَالَ فِي سَفْرَةٍ سَافَرْنَاهَا إِلَى تَبُوكَ .
Abdullah b. Abbâs'tan; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) korku ve sefer olmaksızın öğle ile ikindiyi ve akşamla yatsıyı bir arada kıldı. Malik dediki: "Ben bunun yağmur hakkında olduğunu zannediyorum." Ebu Davud dediki: Bu hadisin benzerini Ebu'z-Zübeyr, Hammad b. Seleme ile Kurretü'bnü Halid de rivayet etmiştir. (Ebu'z-Zübeyr) dedi ki: (Bu hadise) Tebuk seferine çıktığımızda oldu. Diğer tahric: Müslim, müsafirin, Tirmizi mevakit; Nesâi, mevakit
وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ ح وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الشِّغَارِ .
Bana Harun b. Abdillah rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. Haccâc, ibni Cüreyc (Dediki) tâbirini kullandı. H. Bize bu hadîsi îshâk b. ibrahim ile Muhammed b. Rafi' de, Abdürrezzâk'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Şiğar'dan nehiy buyurdular
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ حَدَّثَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ أَخْبَرَتْنِي أُمُّ شَرِيكٍ، أَنَّهَا سَمِعَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لَيَفِرَّنَّ النَّاسُ مِنَ الدَّجَّالِ فِي الْجِبَالِ " . قَالَتْ أُمُّ شَرِيكٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَأَيْنَ الْعَرَبُ يَوْمَئِذٍ قَالَ " هُمْ قَلِيلٌ " .
Bana Harun b. Alıdillnh rivayet ettî. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): İbni Cürcyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr şunu söyledi. Kendisi Câbir b. Abdilhıh'ı şöyle derken işitmiş: Bana Ünınıü Şerik haber verdiki. Nebi (Sallullahu Aleyhi ve Sellem) : «İnsanlar Deccal'dan mutlaka dağlara kaçacaklardır.» buyururken işitmiş. Ümmü Şerik: — Yâ Resûlallab! O gün Arablar nerede olacak? diye sormuş. Onlar azdır.» buyurmuşlar
وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الأَعْلَى بْنُ حَمَّادٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَامَ إِلَيْهِ النَّاسُ فَصَاحُوا وَقَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ قَحِطَ الْمَطَرُ وَاحْمَرَّ الشَّجَرُ وَهَلَكَتِ الْبَهَائِمُ . وَسَاقَ الْحَدِيثَ وَفِيهِ مِنْ رِوَايَةِ عَبْدِ الأَعْلَى فَتَقَشَّعَتْ عَنِ الْمَدِينَةِ . فَجَعَلَتْ
Bana Abdüla'lâ b. Hammâd ile Muhammed b. Ebî Bekir El-Mukaddemi rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Mu'temir rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Sâbit-i Bünâni'den, o da Enesü'bnu Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cum'a günü hutbe okuyordu, derken halk ona doğru kalkarak seslendiler ve: «Yâ Nebiyallah! Yağmur yağmaz oldu, ağaçlar kıpkırmızı kesildi; hayvanlar helak oldu.» dediler. Râvî, hadîsi (böylece) rivayet etmişdir. Bu hadîsin Abdüla'lâ rivayetinde şu cümleler de vardır: -Derken Medine'nin üzeri açıldı, yağmur etrafa yağmaya başladı. Medine'ye bir damla bile düşmüyordu. Medine'ye baktım; bir tac'a bürünmüş gibi duruyordu.»
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبَّادَ بْنَ تَمِيمٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ زَيْدٍ الْمَازِنِيَّ، يَقُولُ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْمُصَلَّى فَاسْتَسْقَى وَحَوَّلَ رِدَاءَهُ حِينَ اسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ .
Abdullah b. Ebu Bekir b. Amr b. Hazm (r.a) Abbad b. Temim'i şöyle derken işitmiştir: "Abdullah b. Zeyd el-Mazini'den işittim şöyle diyordu: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazgaha çıkarak yağmur yağması için dua etti, kıbleye döndü ve elbisesini ters çevirdi." Diğer tahric: Buhari, İstiska; Müslim, İstiska
وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَيَانٍ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي الطَّحَّانَ - عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُنَا إِذَا أَخَذْنَا مَضْجَعَنَا أَنْ نَقُولَ . بِمِثْلِ حَدِيثِ جَرِيرٍ وَقَالَ " مِنْ شَرِّ كُلِّ دَابَّةٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا " .
Bana Abdu'l-Hamid b. Beyan El-Vasıtî rivayet etti. (Dedikî): Bize Hâlid (yâni Tahhân) Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) döşeğimize yattığımız vakit Cerir'in hadîsi gibi dememizi bize emir buyururdu. Ebû Hureyre: «Alnından tuttuğun her hayvanın şerrinden...» demiştir