Sünen-i Ebû Dâvûd · 4978
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَقُولَنَّ أَحَدُكُمْ خَبُثَتْ نَفْسِي وَلْيَقُلْ لَقِسَتْ نَفْسِي " .
(Ebu Ümâme İbn Sehl İbn Huneyf'in) babasından (rivayet edildiğine göre); Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Sakın hâ!... Biriniz; nefsim habis oldu, demesin. Fakat; nefsim lakis oldu, desin." Diğer Tahric: Buhari, edeb; Müslim, edeb Ahmed b. Hanbel, VI
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ، شِهَابٍ عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَقُلْ أَحَدُكُمْ خَبُثَتْ نَفْسِي . وَلْيَقُلْ لَقِسَتْ نَفْسِي " .
Bana Ebu't-Tahir ile Harmele rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihab'dan, o da Ebu Umame b. Sehl b. Huneyf'den, o da babasından naklen haber verdiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Biriniz: Nefsim habis oldu, demesin! Nefsim lakis, desin! buyurmuşlar. Diğer tahric: Buharî Edeb; Nesaî sünen-i Kübra El-yevm vel-leyle; Ebu Davud, edeb; Ahmed b. Hanbel. VI
حَدَّثَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبَانُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا بَالَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَمَسَّ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ وَإِذَا أَتَى الْخَلاَءَ فَلاَ يَتَمَسَّحْ بِيَمِينِهِ وَإِذَا شَرِبَ فَلاَ يَشْرَبْ نَفَسًا وَاحِدًا " .
Ebu Katade dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Sakın sizden biriniz küçük abdestini bozarken erkeklik uzvuna sağ eliyle dokunmasın. Helaya gittiğinde sağ eliyle silinmesin. Su içtiğinde de bir nefeste içmesin” buyurdu. Diğer tahric: Buhari, vudu*; eşribe; Müslim, tahare; Nesaî, tahare; İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلاَنَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ وَلاَ يَغْتَسِلْ فِيهِ مِنَ الْجَنَابَةِ " .
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur, dedi: "Sakın sizden biriniz durgun suya küçük abdest bozmasın, ve cünüplükten dolayı ondan ğusletmesin!' Diğer tahric: Buhari, vudu'; Müslim, tahare; Tirmizî, tahare; İbn-i Mace, tahare; Nesaî, tahare; ğusl; Darimî, vudu; Ahmed b.Hanbel
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ بْنُ هَمَّامٍ، حَدَّثَنَا مَعْمَرُ بْنُ رَاشِدٍ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، أَخِي وَهْبِ بْنِ مُنَبِّهٍ قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تُقْبَلُ صَلاَةُ أَحَدِكُمْ إِذَا أَحْدَثَ حَتَّى يَتَوَضَّأَ " .
Bize Muhammed b. Rafi' tahdis etti. Bize Abdurrezzak b. Hemmam tahdis etti, bize Ma'mer b. Raşid, Vehb b. Münebbih'in kardeşi, Hemmam b. Münebbih'ten tahdis edip dedi ki: Bu bize Ebu Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muhammed'den tahdis ettikleridir deyip, zikrettiği çeşitli hadisler arasında bu da vardı: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden birinizin abdestini bozan bir hali olursa abdest almadıkça namazı kabul edilmez. " Diğer tahric: Buhari, 135; Ebu Davud, 60; Tirmizi, 76; Tuhfetu'l-Eşraf
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زَائِدَةُ، فِي حَدِيثِ هِشَامٍ عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَبُولَنَّ أَحَدُكُمْ فِي الْمَاءِ الدَّائِمِ ثُمَّ يَغْتَسِلُ مِنْهُ " .
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu haber verdi. "Sizden biriniz sakın durgun su'ya abdest bozmasın, (ola ki) biraz sonra ondan ğusleder” Diğer tahric: Buhari, vudu'; Müslim, tahare; Tirmizî, tahare; Ibn Mace, tahare; Nesaî, tahare; ğusl; Darimî, vudu; Ahmed b.Hanbel
حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ الْخَطْمِيَّ، يَخْطُبُ النَّاسَ قَالَ حَدَّثَنَا الْبَرَاءُ، - وَهُوَ غَيْرُ كَذُوبٍ - أَنَّهُمْ كَانُوا إِذَا رَفَعُوا رُءُوسَهُمْ مِنَ الرُّكُوعِ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامُوا قِيَامًا فَإِذَا رَأَوْهُ قَدْ سَجَدَ سَجَدُوا .
Ebu İshak'dan; demiştir ki; Ben, Abdullah İbn Yezîdi'l-Hatmı'yi halka hitab ederken dinledim. Şöyle diyordu: "Bize asla yalancı olmayan el-Bera'(nın) haber verdi(ğine göre); kendileri (Hz.Nebiyle namaz kılarlarken) ruku' dan başlarını Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le beraber kaldırdıkları zaman ayakta beklerlermiş. O'nun secdeye vardığı zaman secdeye varırlarmış." Diğer tahric: Buhari, ezan; Müslim, salat; Ahmed b. Hanbel, IV