Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود
5274 hadis
Müellifi Ebû Dâvûd Süleymân b. el-Eş'as es-Sicistânî'dir (202-275 / 817-889). Eserinde özellikle ahkâm (fıkhî hükümler) hadislerine yer vermiş, böylece fakihlerin başvuru kaynağı olmuştur.
Ebû Dâvûd, naklettiği hadislerdeki zayıflıklara çoğu zaman işaret etmesiyle bilinir. Sünen'i, altı sahih hadis kitabından (Kütüb-i Sitte) biri olarak kabul edilir.
- Müellif
- Ebû Dâvûd es-Sicistânî
- Yaşadığı dönem
- 202-275 / 817-889
- Tür
- Sünen (Kütüb-i Sitte)
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 321
Şakik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben, Abdullah (bin Mes'ud) ile Ebu Musa el-Eşari'nin yanında oturmakta idim. Ebu Musa; Ya Ebu Abdirrahman bir adam cünup olsa ve bir ay su bulamazsa teyemmüm yapamaz mı? Ne dersin? dedi. Abdullah; Hayır, bir ay da su bulamasa teyemmüm yapamaz,…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 322
Abdurrahman bin Ebza (r.a.)'den şöyle demiştir: Ben Ömer bin el-Hattab (r.a)'ın yanında idim. Bir adam geldi ve; (Ya emire'l-mu'minin) biz bir iki ay bir yerde kalıyoruz. (Cünub oluyor su bulamıyoruz, ne yapalım?) dedi. Hz. Ömer; Ben olsam su buluncaya kadar yıkanmam, cevabını…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 323
Abdurrahman bin Ebza; Ammar bin Yasir'den bu Hadisi (şu şekilde) rivayet etti: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya Ammar, şöyle yapman sana yeterdi” buyurdu Ve ellerini bir kere yere, sonra da birini diğerine vurdu. Sonra yüzünü ve dirsekleri aşmadan kollarını,…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 324
Abdurrahman bin Ebza'nın oğlu, babası vasıtasıyla Ammar (r.a.)'dan bu (önceki hadislerde geçen) kıssayı rivayet etti. Bu rivayete göre) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sana sadece (şu) yeterdi" buyurdu ve elini yere vurup ona üfledi sonra da yüzü ve ellerini meshetti.…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 325
Şu'be bu (önceki) hadisi ayrı isnatla rivayet etti ve şöyle dedi: (Ammar) dedi ki; "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sonra eline üfleyip, onunla (elleriyle) yüzünü ve dirseklere -veya kollara- kadar ellerini mesnetti." Şu'be dedi ki; "Seleme, (Resulullah) ellerini,…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 326
Abdurrahman bin Ebza bu (geçen) hadisi Ammar'dan, rivayet etti. Bu rivayetinde Ammar der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: Ellerini yere vurup onlarla yüzünü ve ellerini meshedivermen sana yeterdi." Ammar (bunu dedikteri sonra) hadisin tamamım…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 327
Ammar bin Yasir'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e teyemmümü sordum. Bana hem yüz, hem de eller için bir defa vurmamı emretti." Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, IV
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 328
Katade'ye seferde iken teyemmümün hükmü soruldu. Katade; Bana bir muhaddis Şa'bi'den, o Abdurrahman bin Ebza'dan o da Ammar bin Yasir'den (Ammar'ın) şöyle dediğini haber verdi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bana yüzü ve) dirseklere kadar (elleri) meshetmemi emretti
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 329
İbn Abbas (r.a)'ın azatlısı Umeyr şöyle demiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymune (r.anha)'nın azatlısı Abdurrahman bin Yesar'la birlikte geldik ve Ebu Cuheym bin Haris bin Simme el-Ensari'nin yanına girdik. Ebu Cuheym şunları söyledi: Resulullah…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 330
(Abdullah bin Ömer'in azatlısı) Nafi' demiştir ki; Bir ihtiyaç için ibn Ömer'le beraber İbn Abbas'a gittik. İbn Ömer, (İbn Abbas'la ilgili olan) ihtiyacını giderdi, (sonra döndük). İbn Ömer o günkü konuşması arasında şöyle dedi: (Medine) yollar(m)dan birinde bir adam büyük veya…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 331
Nafi' İbn Ömer (r.a.)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) def-i hacetten gelmişti ki, Bi’r-i Cemel'in yanında bir adam (Ebu Cuheym) kendisi ile karşılaşıp selam verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hemen selamını almadı. Ancak…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 332
Ebu Zerr (r.a.)'den demiştir ki; "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında (gelen zekatlardan) küçük bir koyun sürüsü birikti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya Eba Zer, bu sürüyü (gütmek üzere) kıra götür”, buyurdular. Ben de Rebeze köyüne sürdüm. Ben…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 333
Ben-i Amir'den bir zatın,şöyle dediği rivayet edilmiştir: "İslama (yeni) girmiştim. Dinim beni gayrete getirdi. (Dini konulara sarıldım). Ebu Zerr'e geldim. Ebu Zerr şöyle dedi: Medine'nin havası bana dokundu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir zevd (üç yaş ile dokuz…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 334
Amr bin el-As (r.a.)den demiştir ki; "Zatü's-selasil gazvesinde iken soğuk bir gecede ihtilam oldum. Gusledersem helak olacağımdan korkup teyemmüm ettim ve arkadaşlarıma (orduya) sabah namazını kıldırdım. (Medine'ye döndükten sonra) bunu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 335
Amr bin el-As'ın azatlısı Ebu Kays: "Amr bin el-As, bir seriyyenin başında idi" (diye başlayarak) önceki hadisin bir benzerini rivayet etti ve şöyle dedi: "Amr, koltuk altlarını ve eteğini yıkadı, namaz için aldığı abdest gibi abdest aldı, sonra da cemate namaz kıldırdı."…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 336
Cabir bin Abdillah (r.a.)'den, şöyle demiştir: Bir sefere çıkmıştık, bizden bir adama taş değdi ve başını yardı. Sonra bu zat ihtilam oldu. Arkadaşlarına: Benim teyemmüm etmeme ruhsat buluyor musunuz? diye sordu. Sen suyu kullanabilirsin, sana (teyemmüm için) ruhsat bulmuyoruz…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 337
Abdullah bin Abbas (r.a.)'dan; demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında bir adam yaralandı sonra da ihtilam oldu. Yıkanmasını emrettiler o da yıkandı. Bunun üzerine adam öldü. Hadise Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e aktarıldı. Resulullah…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 338
Ebu Said el-Hudri'den; demiştir ki; "İki kişi bir yolculuğa çıktılar. Namaz vakti geldi ama yanlarında su yoktu. Temiz toprakla teyemmüm edip namazlarını kıldılar. Bilahere vakit çıkmadan su'yu buldular. Birisi abdestini ve namazını iade etti, öbürü ise iade edemedi. Sonra…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 339
İsmail bin Ubeyd, Ata b, Yesar'dan: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabından iki zat" (diye başlayarak) önceki hadisi mana olarak rivayet etti
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 340
Ebu Hureyre (r.a.) şöyle haber vermiştir: "Ömer bin el-Hattab (r.a.) bir cuma günü hutbe okurken, bir zat (mescide) giriverdi. Hz. Ömer: Niçin namaza (vaktinde) gelmiyorsunuz? dedi. Adam: Ezanı duyup abdest aldım (ancak geldim), dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer şu karşılığı verdi:…