Sünen-i Ebû Dâvûdسنن أبي داود
5274 hadis
Müellifi Ebû Dâvûd Süleymân b. el-Eş'as es-Sicistânî'dir (202-275 / 817-889). Eserinde özellikle ahkâm (fıkhî hükümler) hadislerine yer vermiş, böylece fakihlerin başvuru kaynağı olmuştur.
Ebû Dâvûd, naklettiği hadislerdeki zayıflıklara çoğu zaman işaret etmesiyle bilinir. Sünen'i, altı sahih hadis kitabından (Kütüb-i Sitte) biri olarak kabul edilir.
- Müellif
- Ebû Dâvûd es-Sicistânî
- Yaşadığı dönem
- 202-275 / 817-889
- Tür
- Sünen (Kütüb-i Sitte)
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 481
Ebu Sehle es-Saib b. Hallad'dan -ki (Ebu Davud'un hocası) Ahmed (b. Salih), bu zat'ın ashab'dan olduğunu söyler.- demiştir ki; Bir adam cemaat'e imam oldu ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bakıp dururken, kıbleye karşı tükürdü. Namazı bitirince Nebi (Sallallahu aleyhi…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 482
Mutarrif, babası (Abdullah b. Eş-Şehir)'in şöyle dediğini nakletmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz kılarken, yanına geldim. (Efendimiz), sol ayağının altına tükürdü
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 483
Müsedded, Yezid b. Zürey'den, o Said el-Cüreyni'den; o da Ebu'l-'Ala'dan, Ebu'l-Ala da babasından önceki (482.) hadisi mana olarak rivayet etmiş, "Sonra (Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)) ayakkabısı ile yere sürttü" cümlesini ilave etmiştir
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 484
Ebu Said (el-Himyeri)'den, demiştir ki; - Vasile b. el-Eska'ı Dimeşk mescidinde gördüm. Hasıra tükürdü sonra onu ayağı ile sürteledi. Kendisine bunu niçin yaptığı sorulunca: "İnanın, ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle yaparken gördüm" dedi. Sadece Ebu Davüd…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 485
Cabir b. Abdullah (r.a.)'den demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), elinde İbn Tab Hurması salkımının sapından bir çubuk olduğu halde bizim şu mescidimize geldi. Mescid'in kıble duvarında bir balgam gördü. Gidip o balgamı çubuğu ile kazıdı, sonra: "Hanginiz…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 486
Şerif b. Abdullah b. Ebi Nadr, Enes b. Malik (r.a.)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bir adam devesi üzerinde mescid'e gelip devesini çöktürdü, sonra da ayağını bağladı ve: Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanginiz? dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de ashabın…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 487
İbn Abbas (r.a.)'dan, demiştir ki; Ben-i Sa'd b. Bekr kabilesi Dımam b. Sa'lebe'yi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gönderdi. Dımam gelip devesini mescidin kapısına çöktürdü.Sonra ayağını bağladı. Daha sonra da mescide girdi. İbn Abbas (bundan önceki (486.) Enes…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 488
Ebu Hureyre (r.a.)'den demiştir ki; Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bir cemaatle birlikte mescid'de otururken (bazı) Yahudiler kendisine gelip: Ya Ebe'l-Kasım, Yahudilerden zina eden erkek ve kadın hakkında ne dersin? dediler. Diğer tahric: Müslim, hudud
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 489
Ebu Zer (r.a.)'den, demiştir ki; "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bana yer yüzü temizleyici ve mescid (namazgah) kılındı" Diğer tahric: Buhari, teyemmüm, salat, enbiya; Tirmizi, salat; Nesai, ğusl, mesacid ; İbn Mace, tahare; Darimi, siyer
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 490
Ebu Salih el-Gıfari demiştir ki; Ali (r.a.) (Basra'ya) giderken yolu Babil'e uğradı. Müezzin kendisine ikindi namazını(n vaktinin girdiğini) haber vermeye geldi. (Ali karşılık vermedi). Babil'den çıkınca, müezzine emretti o da namaza ikamet getirdi. Ali namazı bitirince:…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 491
Ahmed b. Salih, İbn Vehb'den, îbn Vehb Yahya b. Ezher ve İbn Lehîa'dan bunlar Ebu Salih el-Gifarî'den o da Hz. Ali'den (yukarıdaki 490.) Süleyman b. Davud'un rivayetini mana olarak nakletmişler fakat .......yerine (yine aynı anlama gelen) ...... demişlerdir
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 492
Ebu Said el-Hudrî (r.a.), Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Musa b. İsmail ise rivayetinde, "zannediyorum ki Amr" demiştir. "Hamam ve kabristan’ın haricinde yer yüzünün tamamı mescid’dir (Namazgahtır)" Diğer tahric: İbn Mace,…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 493
Bera b. Azib (r.a.) demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e deve yataklarında namaz kılmanın hükmü soruldu. Nebî (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Deve yataklarında namaz kılmayınız. Çünkü develer şeytanlardandır" buyurdu. Koyun ağıllarında namaz kılmanın hükmü…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 494
Sebra (r.a.), "Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu" demiştir: "Çocuk yedi yaşına gelince namaz kılmasını emrediniz. On yaşına gelir de kılmazsa dövünüz." Diğer tahric: Tirmİzî, mevakît: Ahmed b. Hanbel II, 180; Darimî, salat
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 495
Amr b. Şuayb babası vasıtası ile dedesinden Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Çocuklarınıza, yedi yaşına geldiklerinde namaz kılmalarını emrediniz. On yaşına geldiklerinde kılmazlarsa dövünüz ve yataklarını ayırınız" Diğer tahric:…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 496
Davud b. Sevvar el-Müzenî, önceki (495.) hadisi manası ve senedi ile rivayet edip şunu ilave etmiştir: (Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devamla şöyle buyurdu): "Ve sizden biriniz, cariyesiyle kölesini (veya [şek raviye aittir] hizmetçisini) evlendirirse,(cariyesi…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 497
Hişam b. Sa'd demiştir ki; Muaz b. Abdullah b. Hubeyb el-Cuhenî'nin yanına girmiştik. (Muaz) karısına: Çocuk namaz kılmakla ne zaman emrolunur? dedi. Karısı: Bizden bir adam Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den naklederdi. Bu soru Efendimize sorulmuş da, O (Sallallahu…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 498
Ebu Umeyr b. Enes, Ensar'dan olan amcalarından birinin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Nebî (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in zihni halkı namaz'a nasıl toplayabileceği meselesiyle (meşgul) idi. Kendisine: "namaz vakti girince bir bayrak dik, onu görenler birbirlerine haber…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 499
Abdullah b. Zeyd şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) halkı namaz'a toplamak maksadıyla çalınmak üzere bir çan yapılmasını emrettiği sıralarda idi. Ben uyurken (rü'yamda) yanıma elinde çan taşıyan bir adam çıkageldi. Ben ona: Ey Allah'ın kulu! Bu çanı bana…
- Sünen-i Ebû Dâvûd, 500
Ebu Mahzure (r.a.)'den, demiştir ki:Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e; Bana ezanın okunuş usulünü öğret, dedim. Başımı okşadı ve şöyle buyurdu: "Sesini yükselterek, Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu Ekber dersin. Sonra şöyle buyurdu: Sesini alçaltarak,…