Sünen-i İbn Mâce · 1280
Arapça metin
حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ يَزِيدَ، وَعُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَبَّرَ فِي الْفِطْرِ وَالأَضْحَى سَبْعًا وَخَمْسًا سِوَى تَكْبِيرَتَىِ الرُّكُوعِ .
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) , fıtır ve kurban bayramları namazında rükua ait iki tekbirden başka (ilk rek'atta) yedi ve (son rek'atta) beş (defa) tekbir aldı." Bu Hadis'i, Ebu Davud ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Ebu Davud'un rivayetinde yedi tekbirin ilk rek'atta ve beş tekbirin ikinci rek'atta alındığı belirtilmiştir. AÇIKLAMA (1277, 1278, 1279, 1280): Bu babtaki hadisler, fitr bayramı yani Ramazan bayramı olsun, Kurban bayramı olsun her ikisinde kılınacak bayram namazının ilk rek'atında yedi ve son rek'atında beş defa tekbir alınacağına ve her iki rek'atta tekbirlerin kıraattan önce alınacağına delalet ederler. Bu husustaki alimlerin görüşleri: Ramazan ve Kurban bayramı namazlarında ilk rek'atta yedi ve son rek'atta beş tekbir alınacağına hükmeden alimlerin başında Ömer. Ali, Ebu Hureyre, Ebu Said-i Hudri, Cabir, İbn-i Ömer, İbn-i Abbas, Aişe ve Medine'nin Fukaha-i Seb'a sı (yedi fıkıhçısı) (r.anhum) gelir. Ömer bin Abdilaziz, Zühri, Mekhul, Malik, Evzai, Şafii, Ahmed, İshak ve el-Müzeni gibi tabiiler ve onlardan sonra gelenlerin kavli de budur. Bunlardan Malik, Ahmed ve el-Müzeni'ye göre ilk rek'atta alınacak yedi tekbir'e iftitah tekbiri dahildir. Şafii, Evzai ve İshak'a göre dahil değildir. Yine Malik, Şafii ve Ahmed'e göre her iki rek'ata göre tekbirler kıraat'tan önce alınır. El-Iraki'nin dediğine göre sahabilerin ve tabiilerin ekserisinin kavli budur. Hanefi alimlere göre bayram namazlarında zevaid tekbirleri her rek'atta üçtür. ilk rek'atta kıraat'tan önce ve iftitah tekbirinden sonra alınır. İkinci rek'atta ise kıraattan sonra üç tekbir alınır. Sonra rüku' için her zaman olduğu gibi tekbir alınır. Sahabilerden İbn-i Mes'ud, Ebu Musa el-Eş'ari ve Ebu Mes'ud el-Ensari ile tabiilerden Sevri (r.anhum)'un kavli de budur. ZEVAİD TEKBİRLERİNİN HÜKMÜ: Cumhura göre bu tekbirleri almak sünnettir. Hanefiler'e göre vacibtir, bilerek terkeden kişi günah işlemiş olur
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَعْلَى، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَبَّرَ فِي صَلاَةِ الْعِيدِ سَبْعًا وَخَمْسًا .
Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram namazında (ilk rek'atta) yedi ve (son rek'atta) beş (defa) tekbir aldı. Bu Hadis’i, Ebu Davud, Darekutni ve Beyhaki de rivyet etmilerdir. Ebu Davud'un rivayetindeki metin şöyledir: Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Allah'ın Nebisi (s.a.v.) şöyle buyurdu, demiştir: «Fitr bayram'ı namazında tekbir, ilk rek'atta yedi ve son rek'atta beş (defa) dır. (Her iki rek'attakil kıraat (bunlardaki) tekbirIerden sonradır.» AÇIKLAMA 1280’de
حَدَّثَنَا أَبُو هِشَامٍ الرِّفَاعِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ قَالُوا حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ الْيَمَانِ، عَنِ الْمِنْهَالِ بْنِ خَلِيفَةَ، عَنْ حَجَّاجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَبَّرَ أَرْبَعًا .
Abdullah bin Abbas (r.a.)'dan şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cenaze namazında dört defa tekbir aldı. Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA (1502, 1503, 1504): İlk iki hadis zevaid türündendir. İkinci hadisi Ahmed ele rivayet etmiştir. Bu yani İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadisini Ebu Davud ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Ebu.Davud'un rivayeti mealen şöyledir: "Ebu İshak'ın Şa'bi'den rivayet ettiğinegöre Şa'bi: 'Peygamber (s.a.v.) yeni bir kabrin yanından geçmiş ve cemaat kabir üzerinde saf olmuşlar. Peygamber (s.a.v.) kabir üzerinde (kıldırdığı namazda) dört defa tekbir almış,' dedi. Ben Şa'bi'ye: Kim sana tahdis etti? diye sordum. Dedi ki : Sıka bir zat. Orada bulunan Abdullah bin Abbas (r.a.) (bana tahdis etti.)" Bu babta rivayet edilen hadisler, cenaze namazındaki tekbir sayısının dört olduğuna delalet ediyorlar. Dört mezheb imamları ile Sevri, İbnü'l-Mübarek, İshak, İbn-i Ebi Evfa, Ata', Hanefiler'den Muhammed ve Evzai (r.a.) bununla hükmetınişlerdir. Sahabilerden de Ömer b. el-Hattab, Abdullah b. Ömer, Zeyd bin Sabit, Hasan bin Ali, Bera' bin Azib ve Ebu Hureyre (r.a.) böyle hükmetmişlerdir. Tirmizi: Sahabilerden ve başkalarından olan ilim ehlinin tatbikatı böyledir, demiştir. Kadı iyaz: Muhtelif memleketlerdeki fetva ehli ve Fıkıhçılar bunda ittifak etmişlerdir. Çünkü buna dair sahih hadisler vardır. Bu kavlin dışındaki görüşlere itimat edilmemelidir. Memleketlerin fıkıhçılarından İbn-i Ebi Leyla hariç, hiç birisinin tekbirleri beş yaptığını bilmiyoruz, demiştir. Sevri, Ebu Hanife, Şafii ve bir rivayete gore Ahmed: İmam, tekbir sayısını dörtten fazlalaştırırsa cemaat bu hususta imam'a uymaz. Bununla beraber imam selam vermeden önce cemaat selam vermez. Onun selam vermesini bekler
حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ حَيَّانَ - عَنْ أَبِي يَعْلَى الطَّائِفِيِّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُكَبِّرُ فِي الْفِطْرِ فِي الأُولَى سَبْعًا ثُمَّ يَقْرَأُ ثُمَّ يُكَبِّرُ ثُمَّ يَقُومُ فَيُكَبِّرُ أَرْبَعًا ثُمَّ يَقْرَأُ ثُمَّ يَرْكَعُ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ وَكِيعٌ وَابْنُ الْمُبَارَكِ قَالاَ سَبْعًا وَخَمْسًا .
Amr b. Şuayb, babası vasıtasıyla dedesinden rivayet ettiğine göre; Nebi (s.a.v.) Ramazan bayramı namazında ilk rekatta yedi defa tekbir alır, sonra okur, sonra yine tekbir alır (rüku'a eğilir)di. îkinci rek'ate kalktığında ise önce dört kere tekbir ahr, sonra okur, daha sonra da rükû'a varırdı. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi Veki’ ve İbnü'l-Mübârek de rivayet ettiler ve rivayetlerinde, ('yedi ve dört" yerine) "yedi ve beş" dediler
حَدَّثَنَا أَبُو مَسْعُودٍ، مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُبَيْدِ بْنِ عَقِيلٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ عَثْمَةَ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ عَوْفٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَبَّرَ فِي الْعِيدَيْنِ سَبْعًا فِي الأُولَى وَخَمْسًا فِي الآخِرَةِ .
Kesir'in dedesi (Amr bin Avf) el-Müzeni (r.a.)'den: şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), iki bayramda ilk rek'atta (kıraattan önce) yedi ve son rekatta (kıraattan önce) beş (de fa) tekbir aldı. Bu Hadis’i, Tirmizi de rivayet etmiştir. Tirmizi'nin rivayetinde: «Kıraarttan önce» kaydı mevcüttur. Yani namazın her iki rek'atında tekbirlerin kıraattan önce alındığı tasrih edilmiştir. AÇIKLAMA 1280’de
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، بِإِسْنَادِهِ وَمَعْنَاهُ قَالَ فِي أَوَّلِهِ فَكَبَّرَ . وَقَالَ فِي آخِرِهِ فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ " إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ وَإِنِّي كُنْتُ جُنُبًا " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ الزُّهْرِيُّ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ فَلَمَّا قَامَ فِي مُصَلاَّهُ وَانْتَظَرْنَا أَنْ يُكَبِّرَ انْصَرَفَ ثُمَّ قَالَ " كَمَا أَنْتُمْ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَرَوَاهُ أَيُّوبُ وَابْنُ عَوْنٍ وَهِشَامٌ عَنْ مُحَمَّدٍ مُرْسَلاً عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَكَبَّرَ ثُمَّ أَوْمَأَ بِيَدِهِ إِلَى الْقَوْمِ أَنِ اجْلِسُوا فَذَهَبَ فَاغْتَسَلَ . وَكَذَلِكَ رَوَاهُ مَالِكٌ عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي حَكِيمٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَبَّرَ فِي صَلاَةٍ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَكَذَلِكَ حَدَّثَنَاهُ مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا أَبَانُ عَنْ يَحْيَى عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ مُحَمَّدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَبَّرَ .
Hammad b. Seleme önceki hadisi aynı senetle ve aynı manada rivayet etmiş, (fakat) başında (Resulullah s.a.v.) "tekbir aldı" sonunda da namazı bitirince, "ben ancak bir beşerim, cünup idim (yıkanmayı unuttum) dedi” ifadelerini ilave etmiştir. Ebu Davud, şunları söyledi: Bu hadisi Zühri, Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan, o da Ebu Hureyre'den (şöylece) rivayet etmiştir: (Ebu Hureyre) dedi ki: Namaz kıldığı yerde durunca, biz tekbir almasını bekledik. O, ayrıldı sonra "Olduğunuz halde kaiınız” buyurdu. Bu hadisi Eyyüb ibn Avn ve Hişam, Muhammed kanalıyla (mürsel olarak) Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'den şöyle rivayet etmiştir: "(Resulullah)Tekbir aldı, sonra cemaate eliyle oturmalarını işaret edip gitti ve gusletti." Bunu aynı şekilde Malik, İsmail b. Ebi Hakim'den o da Ata'dan rivayet etmiştir.'Ata (rivayetinde) "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namazında tekbir aldı”demiştir. Ebu Davud dedi ki: Bunu aynı şekilde Müslim b. İbrahim, Eban’dan; O, Yahya'dan; Yahya, Rabi b. Muhammed'den o da Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'dem nakletti ve "tekbir aldı" dedi. Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel Müsned
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ ابْنِ شِهَابٍ عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ مَوْلَى ابْنِ أَزْهَرَ أَنَّهُ قَالَ: شَهِدْتُ الْعِيدَ مَعَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ فَجَاءَ فَصَلَّى ثُمَّ انْصَرَفَ فَخَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ إِنَّ هَذَيْنِ يَوْمَانِ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ صِيَامِهِمَا يَوْمُ فِطْرِكُمْ مِنْ صِيَامِكُمْ وَالْآخَرُ يَوْمٌ تَأْكُلُونَ فِيهِ مِنْ نُسُكِكُمْ
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Malik'e, İbaî Şihab'dan dinlediğim, onun da İbni Ezher'in azatlısı Ebû Ubeyd'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: «Ebu Ubeyd Demişki: Ömeru'bnül Hattâb (Radiyallahû anh) ile beraber bayramda bulundum. Ömer gelerek bayram namazını kıldırdı. Sonra namazdan çıkıp cemaâata hutbe okudu ve : Kurbanlarınızdan yediğiniz iki gündür. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu iki günde oruç tutmaktan nehiy buyurmuştur, dedi.» İzah Bu hadisi Müslim «Kitâbul-Edâhi» de dahi tahric ettiği gibi Buhâri «Kitâbu«'s-Savm» ve -Kitâbu'l-Edâhi» de. Ebû Dâvud, Tirmizî, Nesaî ve îbni Mâce «Kitâbu's-Savm» da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Hadîsin bir rivayetinde Hz. Ebû Ubeyd'in Ömer (Radiyâllahû anh) ile beraber bulunduğu namazın Kurban bayramı namazı olduğu bildirilmiştir. Hz. Ömer'in iki günü vasıflarıyla bildirmesi, o günlerde niçin oruç tutulmadığına işaret içindir. Yâni Ramazan bayramında iftar vâcib olur, Kurban bayramında ise Kurban eti yenir ve yedirilir. O gün, Allah'ın kullarına ziyafet günü olduğu için oruç tutmak menedilmiştir. Bayram günlerinde oruç tutmak bütün ulemâya göre memnudur. Yalnız Hanefiiler'e göre bir kimse Ramazan bayramı günü oruç tutmayı nezir etse bu nezir sahihdir, o gün oruç tutmaz başka bir günü onu kaza eder. Bu kavil İmam Mâlik ile Evzâî'den de rivayet olunmuştur. Hanefiiler'e göre bayram günü oruçtan nehiy buyrulması asıl orucun meşruiyetine münâfi değildir. Ekseri fukahaya göre nehyin fesâd icab etmediğini «El-Mahsûl» sahibi nakletmiştir. Râzi bu hususta uzun beyanâtda bulunmuştur. Buharî'nin rivayet ettiği Ziyâd b. Cübeyr hadisi de Hanefiiler'in kavlini te'yid eder. Mezkûr hadîsde: «Bir adam İbni Ömer'e gelerek: —Birisi pazartesi günü oruç tutacağım, diye nezretse de, o gün bayram'a tesadüf etse hüküm nedir ? diye sordu. İbni Ömer: — Allah nezri İfa etmeyi emir buyurmuştur, ama Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bu günde oruç tutmayı yasak etti, diyerek fetva hususunda bir şey söylemedi.» denilmektedir. Ulemadan İbni Abdilmelik: «Eğer o adamın orucu alettayin menedilmiş olsaydı îbni Ömer tevakkuf etmezdi.» demiştir. îmam Şafiî, İmam Züfer ve îmam Ahmed b. Hanbel'e göre bayram günlerinde oruç tutmak ve o günlerde oruç tutmayı nezir etmek sahih değildir. Bu kavil tmam A'zam ile İmam A'zam'dan bir rivayete göre Kurban bayramı günü oruç tutmayı nezir etmek sahih değildir, fakat bir kimse: «Yarın oruç tutacağım» diye nezretse de, ertesi günü Kurban Bayramı olsa nezri sahihdir. Hadis-i şerif, bayram namazının hutbeden Önce kılınacağına da delildir