Sünen-i İbn Mâce · 480
Arapça metin
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنُ بْنُ عِيسَى، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نَافِعٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ ثَوْبَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا مَسَّ أَحَدُكُمْ ذَكَرَهُ فَعَلَيْهِ الْوُضُوءُ " .
Cabir bin Abdillah (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Sizden birisi eliyle kendi erkeklik uzvuna dokunduğu zaman o'na abdest gerekir.» Not: Zevaid'de: Hadisin isnadındaki ravilerden Ukbe bin Abdirralunan'ın meşhur bir şeyh olduğunu İbnü'l-Medenl söylemiştir. Fakat İbn-i Hibban onu sikalardan saymıştır. Senedin diğer ricali sikadır, denmiştir
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَجْلَحُ الْكِنْدِيُّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ الأَصَمِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا حَلَفَ أَحَدُكُمْ فَلاَ يَقُلْ مَا شَاءَ اللَّهُ وَشِئْتَ . وَلَكِنْ لِيَقُلْ مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ شِئْتَ " .
(Abdullah) bin Abbs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Biriniz yemin ettiği zaman Allah'ın dilediği ve senin dilediğin demesin. Lakin Allah'ın dilediği sonra senin dilediğin desin.» Zevaid de: Eclah bin Abdillah'ın sikalığında görüş birliği yoktur. Ahmed, Nesai, Ebu Davud, Ebu Hatim, İbn-i Sa'd onu zayıf, İbn-i Muin, Yakub bin Süfyan ve el-İcli onu sika saymışlarıdr. Senedin kalanı sikadır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan ravi Eclah bin AbdiIlah'ın sikalığı ihtilaflıdır: İmam Ahmed, Ebu Hatim, Nesai, Ebu Davud ve İbn-i Sa'd onu zayıf görmüşler. İbn-i Main, Yakub bin Süfyan ve el-İcli de onu sika saymışlardır. Senedin kalan ravileri sika zatlardır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَابِرٍ الْمُحَارِبِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ كَرَامَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ جَابِرٍ، عَنْ مَكْحُولٍ، وَالْقَاسِمِ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَعَنَ الْخَامِشَةَ وَجْهَهَا وَالشَّاقَّةَ جَيْبَهَا وَالدَّاعِيَةَ بِالْوَيْلِ وَالثُّبُورِ .
Ebu Ümame (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ölü için) yüzünü tırmalayıp derisini yırtan kadına, yakasını yırtan kadın'a ve mahv oldum, helak oldum diye bağırıp çağıran kadın'a la'net etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahihtir. Çünki İbn-i Mace'nin şeyhi Muhammed bin Cabir'in sikalığını Muhammed bin Abdillah el-Hadremi, Mesleme, el•Kaşif'te Zehebi ifade etmişlerdir. Senedin diğer ravileri, Müs!im'in şartı üzere sika zatlardır
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ سَمُرَةَ، حَدَّثَنَا الْمُحَارِبِيُّ، عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، مَرْثَدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْيَزَنِيِّ عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لأَنْ أَمْشِيَ عَلَى جَمْرَةٍ أَوْ سَيْفٍ أَوْ أَخْصِفَ نَعْلِي بِرِجْلِي أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَمْشِيَ عَلَى قَبْرِ مُسْلِمٍ وَمَا أُبَالِي أَوَسَطَ الْقُبُورِ قَضَيْتُ حَاجَتِي أَوْ وَسَطَ السُّوقِ " .
Ukbe bin Amir (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «And olsun ki bir ateş parçası veya bir kılıç üzerinde yürümem veyahut ayakkabını ayağımla dikmem bir müslüman'ın kabri üzerinde yürümemden bana daha sevimlidir. Kabirlerin ortasında abdestimi bozmuşum veya çarşının ortasında. Bence bunlar arasında çirkinlik açısından bir fark yoktur. » Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahihtir. Çünkü İbn-i Mace'nin şeyhi Muhammed bin İsmail'i; Ebu Hatim. Nesai ve İbn-i Hibban sika saymışlardır. Senedin kalan ricali, Buhari ve Müslim'in şartı üzerine sikadırlar
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَارِثِ الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ رَاشِدٍ الْبَصْرِيُّ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى سَلَمَةَ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ فَمَسَحَ رَأْسَهُ مَرَّةً .
Seleme bin El-Ekva' (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm abdest aldı da başını bir defa meshetti. Not: Zevaid'de: Hadisin ravilerinden Muhammed bin El-Haris'in sika olmakla beraber hataya düştüğü İbn-i Hibban tarafından belirtilmiştir, denilmiştir. Sindi diyor ki seneddeki ravi Yahya bin Raşid de zayıftır
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ أَبِي السَّرِيِّ الْعَسْقَلاَنِيُّ، حَدَّثَنَا خَلَفُ بْنُ تَمِيمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ السَّرِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا لَعَنَ آخِرُ هَذِهِ الأُمَّةِ أَوَّلَهَا فَمَنْ كَتَمَ حَدِيثًا فَقَدْ كَتَمَ مَا أَنْزَلَ اللَّهُ " .
Cabir (bin Abdilla) r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir: '' Bu ümmetin son (kısmı) öncekilerini lanetlediği zaman kim bildiği bir hadisi gizlerse şüphesiz Allah’ın inzal buyurduğu hükümleri gizlemiş olur. '' Not: Zevaid'in beyanına göre hadisin ravilerinden Hüseyn bin Ebi's,Se'ri, kezzabtır. Ravi Abdullah bin es•Seri de zayıftır. Ayrıca EI•Etraf'ta belirtildiğine göre Abdullah bin es•Seri, Muhammed bin el•Münkedir'e yetişmemiştir. Aralarında bir kaç ravi aracı vardır. Bu duruma göre senedde inkıta da vardır
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ الْحَسَنِ، حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ فِطْرٍ، عَنْ أَبِي سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَا مِنْ رَجُلٍ تُدْرِكُ لَهُ ابْنَتَانِ فَيُحْسِنُ إِلَيْهِمَا مَا صَحِبَتَاهُ أَوْ صَحِبَهُمَا إِلاَّ أَدْخَلَتَاهُ الْجَنَّةَ " .
İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim ki iki kız çocuğu erginlik çağına vardıktan sonra yanında kaldıkları veya o kimse onların yanında kaldığı sürece onlara iyi davranıp ihsanda bulunursa kızları o'nu cennet'e dahil ederler.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebü Said var, adı Şarahbll'dir, Bu raviyi İbn-i Hibban, güvenilir raviler arasında zikretmiş ise de müteaddid alimler onu zayıf saymışlardır. İbn-i Ebi Zi'b de: Bunun dOğruluğundan şüphe edilirdi. demiştir. El-Hakim de bu hadisi rivayet ederek senedinin sahih olduğunu söylemiştir