Sünen-i İbn Mâce · 540
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ حُدَيْجٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، أَنَّهُ سَأَلَ أُخْتَهُ أُمَّ حَبِيبَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ هَلْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي فِي الثَّوْبِ الَّذِي يُجَامِعُ فِيهِ قَالَتْ نَعَمْ إِذَا لَمْ يَكُنْ فِيهِ أَذًى .
Muaviye bin Süfyan (r.a.)'den rivayet edildiğine göre : Kendisi Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in hanımı olan kızkardeşi Ümmü Habibe (r.a.)'ya: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) içinde cinsi münasebet yaptığı elbiseyle namaz kılar mıydı? diye sordu. Ümmü Habibe de: «Evet Elbisede eza olmadığı zaman (o elbiseyle namaz kılardı.)» Diğer tahric: Nesai ve Ebu Davud AÇIKLAMA : EI-Menhel yazarı; hadiste أذى 'Eza' olarak geçen kelimeyi meni veya mezi eseri olarak açıklamış ve bu hadisin meninin. necasetine delil olarak gösterildiğini söylemiştir. Daha sonra şöyle der: Meninin necasetini ifade eden bu hadis, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in mübarek vücudundan çıkan bütün maddelerin temizliğine ters düşmez. Çünkü şer'i hükümlerde ümmetin durumu dikkate alınır. Hadis zan ile amel edilmesinin gerekli olmadığına da delalet eder. Çünkü içinde cinsi münasebet yapılan elbisenin pislenmesi kuvvetle muhtemeldir. Resul-i Ekrem (s.a.v.), bu fiili hadisiyle yakin (kesin bilgi) ile amel edilmesinin gerekliliğine ve zanlara itibar edilmemesine müslümanları irşad etmiştir. demiştir
Benzer hadisler
أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ حُدَيْجٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، أَنَّهُ سَأَلَ أُمَّ حَبِيبَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم هَلْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي فِي الثَّوْبِ الَّذِي كَانَ يُجَامِعُ فِيهِ قَالَتْ نَعَمْ إِذَا لَمْ يَرَ فِيهِ أَذًى .
Muaviye b. ebî Süfyan (radıyallahü anh)’den rivâyet edilmiştir: Bizzat kendisi Peygamber hanımlarından Ümmü Habibe’ye şöyle sormuştu: sallallahü aleyhi ve sellem), cinsi münasebet esnasında üzerinde bulunan elbiseyle namaz kılıyor muydu?) Ümmü Habibe şöyle cevap verdi: meni bulaşığı görmezse; evet kılıyordu.) (İbn Mâce, Tahara: 83; Ebû Dâvûd, Tahara:)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يُوسُفَ الزِّمِّيُّ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ الرَّقِّيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي فِي الثَّوْبِ الَّذِي يَأْتِي فِيهِ أَهْلَهُ قَالَ " نَعَمْ إِلاَّ أَنْ يَرَى فِيهِ شَيْئًا فَيَغْسِلَهُ " .
Cabir bin Semure (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Hanımı ile, içinde cinsi temas yaptığı elbiseyle kişinin namaz kılmasının hükmünü bir adam Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) de: «Evet, her zaman (kılabilir.) Ancak elbisede bir şey gördüğü zaman onu yıkayıncaya kadar kılamaz.»'* ' Diğer tahric: Müsned-i Hanbel: h.no: 4123 AÇIKLAMA : Bu iki hadis, ilk hadisin hükmünü teyid eder. Zevaid yazarı: Cabir'in hadisindeki isnad sahih olup, ricali sikadır, demiştir. Sindi: Cabir r.a.'in hadisinin zahiri, meninin necasetine delalet eder. Ancak şöyle denebilir: İçinde meni bulunan elbiseyle namaz kılmanın mekruhluğu kasdedilmiş olabilir. Meninin taharetine hükmedersek hadiste öngörülen yıkama, kerahatten sakınmak için olur, demiştir. Sindi'nin bu ifadesi, hadiste geçen 'şey' kelimesini meni ile yorumladığını gösterir
حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ الْمِصْرِيُّ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ حُدَيْجٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، أَنَّهُ سَأَلَ أُخْتَهُ أُمَّ حَبِيبَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم هَلْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي فِي الثَّوْبِ الَّذِي يُجَامِعُهَا فِيهِ فَقَالَتْ نَعَمْ إِذَا لَمْ يَرَ فِيهِ أَذًى .
Muaviye bin Ebi Süfyan'dan rivayet edilmiştir; "O, Peygamberimizin hanımı olan, kızkardeşi Ummu Habibe'ye: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cima ederken üzerinde bulunan elbisesi ile namaz kılar mıydı? diye sordu. Ummu Habibe (Radıyellahu anha): Evet, O elbisede pislik görmediğinde (kılardı) dedi." Diğer tahric: Nesai, tahare; İbn Mace, tahare
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ خَالِدٍ الأَزْرَقُ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ يَحْيَى الْخُشَنِيُّ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ وَاقِدٍ، عَنْ بُسْرِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، قَالَ خَرَجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَرَأْسُهُ يَقْطُرُ مَاءً فَصَلَّى بِنَا فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ مُتَوَشِّحًا بِهِ قَدْ خَالَفَ بَيْنَ طَرَفَيْهِ فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ يَا رَسُولَ اللَّهِ تُصَلِّي بِنَا فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ قَالَ " نَعَمْ أُصَلِّي فِيهِ وَفِيهِ " . أَىْ قَدْ جَامَعْتُ فِيهِ .
Ebü'd-Derda' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir : Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), mübarek başından su damladığı halde çıkıp yanımıza geldi ve tek bir elbiseyle bize namaz kıldırdı. Sarılmış olduğu elbisenin bir kenarını sağ omuzuna atarak sol kolunun altından ve diğer kenarını sol omuzuna atarak, sağ kolunun altından geçirerek göğsü üzerine uçlarını bağlamıştı. (Namaz kıldıktan sonra) geri dönünce Ömer bin El-Hattab: Ya Resulallah! Bir elbisede bize namaz kıldırıyorsun? diyerek (hükmünü öğrenmek istedi.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) : «Evet. Tek elbisede namaz kılarım ve o elbisede.» Yani cinsi münasebette bulunmuştum.» buyurdu." Not: Bu senedin ravilerinden Hasan bin Yahya'nın zayıflığı üzerine cumhur ittifak ettiğinden dolayı isnadının zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir
حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لاَ يَزْنِي الزَّانِي حِينَ يَزْنِي وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلاَ يَشْرَبُ الْخَمْرَ حِينَ يَشْرَبُهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلاَ يَسْرِقُ السَّارِقُ حِينَ يَسْرِقُ وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلاَ يَنْتَهِبُ نُهْبَةً يَرْفَعُ النَّاسُ إِلَيْهِ أَبْصَارَهُمْ حِينَ يَنْتَهِبُهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Zina eden kişi zina ettiği zaman mu'min olarak zina etmez, içki içen kişi de içki içtiği zaman mu'min olarak içki içmez. Hırsız da çaldığı vakit mu'min olarak çalmaz. Başkasına ait bir malı insanların gözleri önünde zorla alan kişi de bunu alenen gasbettiği (veya cebir kullanarak yağmaladığı) zaman mu'min olarak bu suçu işlemez.» Diğer tahric: Buhari mezalim, eşribe, hudud, Tirmizi. iman: Nesai, kasame; kat’us-sarik; eşribe;Ebu Davud, sunne (4689); Darimii eşribe; Ahmed b. Hanbel, II, 243. 317, 376. 386.479; III 356: VI. 139. EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبِي الشَّوَارِبِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ الأَحْوَلُ، عَنْ أَبِي الْمُتَوَكِّلِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا أَتَى أَحَدُكُمْ أَهْلَهُ ثُمَّ أَرَادَ أَنْ يَعُودَ فَلْيَتَوَضَّأْ " .
Ebu Said(-i Hudri) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Biriniz eşine yaklaşır, sonra tekrar yaklaşmak istediği zaman abdest alsın.» AÇIKLAMA : Müslim, Ebu Davud, Nesai, ibn-i Huzeym ve, İbn-i Hibban, Tahavi ve Beyhaki de bu hadisi rivayet etmişlerdir. Tirmizi de rivayet ederek hasen-sahih olduğunu söylemiş, El-Hakim de EI-Müstedrek'te rivayet ederek, sahihliğini bildirmiştir. Hadisteki yaklaşmaktan maksad, cinsi münasebettir. istenen abdest ile şer'i abdest kasdedilmiştir. Çünkü mutlak olarak kullanıldığı zaman böyle anlaşılır.' Ayrıca ibn-i Huzeyme'nin rivayetinde; ''Namaz abdesti gibi abdest alsın." buyurulmaktadır. . Hadisteki abdest emri, Zahiriy e mezhebi alimlerine ve Maliki olan ibn-i Habib'e göre vücub içindir. Onlar, hadisin zahirini tutmuşlardır. Fakat Cumhur, emrin müstehablık için olduğunu söylemişlerdir. Çünkü Tahavi'nin Aişe (r.anha)'dan rivay,et ettiğine göre Nebi s.a.v., bazen apdest almadan tekrar yaklaşırdı. Hanefi alimlerinden Ebu Yusuf'a göre söz konusu abdest ne vacibtir ne de menduptur. Hadisteki emir de mubahlık içindir. Bazı alimler de; Hadisteki ''vudu' (abdest)" kelimesi ile şer'i abdest değil, lüğavi abdest olan avret mahallini. yıkamak anlamı kastedilmiştir, demışlerdir. Hadis, iki cima' arasında abdest alınmasının matlub olduğuna ve ğusletmenin vacib olmadığına delalet eder. BU HADİS’İN EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN