"Doğru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandır?" derler.
Enbiyâ سُورَةُ الأَنبِيَاءِ · 38
Arapça metin
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
Okunuşu
veyekûlûne metâ hâzelva'dü in küntüm sâdikîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
"Eğer, diyorlar, doğru iseniz, ne zaman (gerçekleşecek) bu tehdit?"
Doğru söylüyorsanız derler, ne zaman yerine gelecek vaadiniz?
Tefsir
Hz. Peygamber putların tanrı olamayacağını, dolayısıyla kimseye fayda veya zarar veremeyeceğini söylediği ve puta tapanları kınadığı için müşrikler onunla karşılaştıklarında “İlâhlarınızı diline dolayan bu mu?” diyerek onu küçümseyip kendisiyle alay ederlerdi; hatta Allah’ın birlik vasfı ve Rahmân ismiyle anılmasına,…
Enbiyâ 36-41. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 679-680</i>
Enbiyâ suresi 38. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Enbiyâ suresinde yer alır. Bu sayfada Enbiyâ 38. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Enbiyâ suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 112 ayetten oluşur.
Meali: ""Doğru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandır?" derler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Enbiyâ suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Enbiyâ suresi 38. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandır?" derler.
Enbiyâ 38. ayetin okunuşu nasıldır?
veyekûlûne metâ hâzelva'dü in küntüm sâdikîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Enbiyâ suresi kaç ayettir?
Enbiyâ suresi toplam 112 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Enbiyâ suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Enbiyâ suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Enbiyâ 38. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru söylüyorsanız bildirin bu hüküm ne zaman verilecektir?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Bu iddiada samimi iseniz, bu azabın gerçekleşmesi ne zamandır? söyle" derler.
قَالُوا۟ فَمَا جَزَٰٓؤُهُۥٓ إِن كُنتُمْ كَٰذِبِينَ
"Yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?" dediler.