"Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?" derler.
Sebe' سُورَةُ سَبَإٍ · 29
Arapça metin
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
Okunuşu
veyekûlûne metâ hâzelva'dü in küntüm sâdikîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Eğer sözünüzde doğru iseniz bu vadettiğiniz (kıyamet) ne zaman kopacak? derler.
Ve derler ki: Ne vakit yerine gelecek bu vait, doğru söylüyorsanız.
Tefsir
Burada sözü edilen vaadden maksat kıyamet günüdür. Belirlendiği belirtilen gün de kıyamet ve haşir günüdür; bazı müfessirler bunu ölüm vakti olarak da yorumlamışlardır (Şevkânî, IV, 375; “ne bir an geri kalabilirsiniz ne de ileri geçebilirsiniz” ifadesinin açıklaması için bk. A‘râf 7/34).
<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 435</i>
Sebe' suresi 29. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sebe' suresinde yer alır. Bu sayfada Sebe' 29. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sebe' suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 54 ayetten oluşur.
Meali: ""Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?" derler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sebe' suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sebe' suresi 29. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?" derler.
Sebe' 29. ayetin okunuşu nasıldır?
veyekûlûne metâ hâzelva'dü in küntüm sâdikîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sebe' suresi kaç ayettir?
Sebe' suresi toplam 54 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sebe' suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sebe' suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sebe' 29. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru söylüyorsanız bildirin bu hüküm ne zaman verilecektir?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Bu iddiada samimi iseniz, bu azabın gerçekleşmesi ne zamandır? söyle" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
Onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız, bildirin, bu sözünüz ne zaman yerine gelecektir?" derler.