"Doğru söylüyorsanız bildirin bu hüküm ne zaman verilecektir?" derler.
Secde سُورَةُ السَّجۡدَةِ · 28
Arapça metin
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
Okunuşu
veyekûlûne metâ hâzelfethu in küntüm sâdikîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Eğer doğru söylüyorsanız, bu fetih (ve hüküm) günü hani ne zaman? derler.
Ve derler ki: Doğru söylüyorsanız ne vakit olacak bu fetih?
Tefsir
Allah katından gelen bildirimleri düzmece olarak niteleyen inkârcılara evrendeki olaylar ve bunlara yön veren yüce kudret üzerinde düşünme çağrısı yaparak başlayan sûre, buna paralel bir içerikle, fakat bütün bu uyarı ve yol göstermelere rağmen iman etmemekte ısrar edenler için acı âkıbetin kaçınılmaz olduğu ve…
Secde 25-30. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 360-361</i>
Secde suresi 28. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Secde suresinde yer alır. Bu sayfada Secde 28. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Secde suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 30 ayetten oluşur.
Meali: ""Doğru söylüyorsanız bildirin bu hüküm ne zaman verilecektir?" derler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Secde suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Secde suresi 28. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Doğru söylüyorsanız bildirin bu hüküm ne zaman verilecektir?" derler.
Secde 28. ayetin okunuşu nasıldır?
veyekûlûne metâ hâzelfethu in küntüm sâdikîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Secde suresi kaç ayettir?
Secde suresi toplam 30 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Secde suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Secde suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Secde 28. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz söyleyin bu vaad ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Bu iddiada samimi iseniz, bu azabın gerçekleşmesi ne zamandır? söyle" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
"Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?" derler.
وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
Onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız, bildirin, bu sözünüz ne zaman yerine gelecektir?" derler.