Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kalem سُورَةُ القَلَمِ · 6
Arapça metin
بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ
Okunuşu
bieyyikümülmeftûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Hanginizde delilik olduğunu yakında.
Deliliğe uğramış hanginiz?
Tefsir
Sûrenin başında bulunan “ nûn” harfi, “hurûf-ı mukattaa ”dan olup bu tür harflerin ilk inenidir. Bakara sûresinin ilk âyetinde bunlar hakkında geniş bilgi verilmiştir. Mekke müşrikleri şair, kâhin ve sihirbazların cinlerden bilgi ve ilham aldıklarına inanırlardı. Hz. Peygamber’in de onlar gibi cinlerin etkisi altına…
Kalem 1-7. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 429-430</i>
Kalem suresi 6. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Kalem suresinde yer alır. Bu sayfada Kalem 6. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Kalem suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 52 ayetten oluşur.
Meali: "Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Kalem suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kalem suresi 6. ayetin meali (anlamı) nedir?
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kalem 6. ayetin okunuşu nasıldır?
bieyyikümülmeftûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Kalem suresi kaç ayettir?
Kalem suresi toplam 52 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Kalem suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Kalem suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Kalem 6. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ
Onları bırak, bekle; zaten onlar da senin akıbetini beklemektedirler.
لِّكُلِّ نَبَإٍۢ مُّسْتَقَرٌّۭ ۚ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
وَإِن تَدْعُوهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ لَا يَسْمَعُوا۟ ۖ وَتَرَىٰهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
Onları doğru yola çağırırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün, oysa görmezler.
وَمِنْهُم مَّن يَنظُرُ إِلَيْكَ ۚ أَفَأَنتَ تَهْدِى ٱلْعُمْىَ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يُبْصِرُونَ
Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, görmezlerken doğru yola iletebilir misin?