Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Sâffât سُورَةُ الصَّافَّاتِ · 175
Arapça metin
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Okunuşu
veebsirhüm fesevfe yübsirûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onların halini gör, onlar da görecekler.
Hele bir bak, bir gözle onları, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.
Tefsir
Resûlullah’tan, inkârcıların inatçı, kaba davranışlarına, davetini şuursuzca reddetmelerine karşı sabırlı olması, bir süre ye kadar onları kendi halleriyle baş başa bırakması istenmektedir. Bu “ bir süre ” hakkında “onlar ölünceye kadar, Bedir zaferine kadar, kıyamete kadar” gibi farklı açıklamalar yapılmışsa da…
Sâffât 174-175. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 561</i>
Sâffât suresi 175. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâffât suresinde yer alır. Bu sayfada Sâffât 175. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 182 ayetten oluşur.
Meali: "Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâffât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâffât suresi 175. ayetin meali (anlamı) nedir?
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Sâffât 175. ayetin okunuşu nasıldır?
veebsirhüm fesevfe yübsirûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâffât suresi kaç ayettir?
Sâffât suresi toplam 182 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâffât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâffât 175. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلْغَاوُۥنَ
O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.
بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ
Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.