İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Sâffât سُورَةُ الصَّافَّاتِ · 179
Arapça metin
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Okunuşu
veebsir fesevfe yübsirûn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onların halini gör, onlar da göreceklerdir.
Ve bir bak, bir gözle, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.
Tefsir
Başka birçok âyette de belirtildiği üzere Hz. Peygamber, zulümlerini, günah ve isyankârlıklarını devam ettiren putperestleri, ileride bütün bu tutum ve davranışlarının hesabını vereceklerini ve cezasını çekeceklerini bildirip uyardıkça onlar, “ Şu dediklerin bir an önce gerçekleşse de görsek!” gibi alay yollu sözler…
Sâffât 176-179. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 561-562</i>
Sâffât suresi 179. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Sâffât suresinde yer alır. Bu sayfada Sâffât 179. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 182 ayetten oluşur.
Meali: "İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Sâffât suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sâffât suresi 179. ayetin meali (anlamı) nedir?
İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Sâffât 179. ayetin okunuşu nasıldır?
veebsir fesevfe yübsirûn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Sâffât suresi kaç ayettir?
Sâffât suresi toplam 182 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Sâffât suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Sâffât suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Sâffât 179. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ
Onlar şüphesiz yardım göreceklerdir.
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.