"Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım."
Nûh سُورَةُ نُوحٍ · 8
Arapça metin
ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًۭا
Okunuşu
ŝümme innî de'avtühüm cihârâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.
Tefsir
Hz. Nûh’un, şartlara ve kişilerin özelliklerine göre tebliğlerini açıktan veya gizli olarak sürdürdüğü bildirilmekte, böylece farklı davet ve tebliğ metotlarının kullanılabileceğine işaret edilmektedir.
<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 465</i>
Nûh suresi 8. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Nûh suresinde yer alır. Bu sayfada Nûh 8. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Nûh suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 28 ayetten oluşur.
Meali: ""Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım.""
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Nûh suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Nûh suresi 8. ayetin meali (anlamı) nedir?
"Sonra, doğrusu ben onları açıkça çağırdım."
Nûh 8. ayetin okunuşu nasıldır?
ŝümme innî de'avtühüm cihârâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Nûh suresi kaç ayettir?
Nûh suresi toplam 28 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Nûh suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Nûh suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Nûh 8. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًۭا
"Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim."
قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ
De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."
وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ
"Ben seni seçtim; artık vahyolunanları dinle."
فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَآءِىٓ إِلَّا فِرَارًۭا
"Fakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı."
وَأُمْلِى لَهُمْ ۚ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ
Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.