Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.
Târık سُورَةُ الطَّارِقِ · 17
Arapça metin
فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
Okunuşu
femehhililkâfirîne emhilhüm ruveydâ.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Onun için Kafirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Artık mühlet ver kafirlere mühlet ver onlara az bir müddet.
Tefsir
İnkârcılar Hz. Peygamber’i engellemek ve getirdiği dini yok etmek maksadıyla ona karşı düşmanca tavırlar sergiliyor, hatta onun varlığını ortadan kaldırmaya çalışıyorlardı; bu amaçla ona karşı komplo düzenliyor, tuzaklar kuruyorlardı. 15. âyet bunları ifade etmektedir. Allah Taâlâ’nın onlara tuzak kurması, plan…
Târık 15-17. ayetlerin tam tefsirini okuyun<em>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt :5 Sayfa: 599</em>
Târık suresi 17. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Târık suresinde yer alır. Bu sayfada Târık 17. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Târık suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 17 ayetten oluşur.
Meali: "Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Târık suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Târık suresi 17. ayetin meali (anlamı) nedir?
Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.
Târık 17. ayetin okunuşu nasıldır?
femehhililkâfirîne emhilhüm ruveydâ. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Târık suresi kaç ayettir?
Târık suresi toplam 17 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Târık suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Târık suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Târık 17. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَذَرْنِى وَٱلْمُكَذِّبِينَ أُو۟لِى ٱلنَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا
Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver.
لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّۭا وَيَحِقَّ ٱلْقَوْلُ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ
Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.
فَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَجَٰهِدْهُم بِهِۦ جِهَادًۭا كَبِيرًۭا
Sen, inkarcılara uyma, onlara karşı olanca gücünle mücadele et.
وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهْجُرْهُمْ هَجْرًۭا جَمِيلًۭا
Onların söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl.
فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ
Onları bırak, bekle; zaten onlar da senin akıbetini beklemektedirler.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍۢ
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.