İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Abdest alan kimseye selâm verilebilir mi?

Cevap

Selâm dinimizin çok önem verdiği uygulamalardan birisidir. Hz. Peygamber (s.a.s.) selâmlaşmanın, Müslümanlar arasında sevginin yayılmasına sebep olacağını bildirmiştir. (Müslim, Îmân, 93 [54]) Ancak selâm verildiği takdirde selâma karşılık veremeyecek durumda olan kimselere selâm vermek uygun değildir. Mesela ezân, Kur’ân-ı Kerîm ve hutbe okuyana, hutbe dinleyenlere selâm vermek mekruh kabul edilmiştir. Abdest de ibadete hazırlık ve bir yönü ile ibadet sayıldığından abdestle meşgul olan kimseye selâm vermemek daha uygundur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bize ait olan selamı biz, kâfirlere vermeyiz ama onların vereceği selama karşılık verebiliriz. Selama benzer bir cevap vermemiz ise daha doğru olur.

Gayr-i müslim biri 'Selamünaleyküm' derse ona karşılık verilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Gusül abdesti Sünnet'e uygun alındığında abdest yerine de geçer.

Selamun aleykum ve rahmetullah.Sadece gusül abdesti alıp yanında normal abdest a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Böyle bir mekruh yoktur.

Selamünaleyküm. Hocam abdest aldıktan sonra kurulanmak mekruh mudur? Bir de başk
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kendi başına abdest alması normal şartlarda mümkün olmayan birinin teyemmüm etmesi mümkündür.

Selamünaleyküm Hocam, Anneannem yaşlı, yürümekte çok zorluk çeken, gün içerisind
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’ân-ı Kerîm’in, ezberden abdestsiz okunabileceği konusunda âlimler arasında ihtilaf yoktur. Bununla birlikte Kur’ân, Allah’ın kelamı olduğu için ezberden okunduğunda abdestli olunması tavsiye olunur. (Nevevî, el-Mecmu‘, 2/69)

Abdestsiz olan bir kimse ezberden Kur'ân-ı Kerîm okuyabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Baliğ olmayan çocuklar için mecburiyet aranmayabilir. Daha büyükler için ise esasen abdestli olmak şarttır ama içinde bulunduğumuz ortamda bunu ancak tavsiye niteliğinde öğrencilere bildirebilecek durumdayız. Ders veren hoca, abdestli olmanın gereğini anlatmalıdır. Yapılabilecek olan budur.

Okullarda seçmeli Kur'an-ı Kerim dersi okutulurken, öğrencilerin abdest almada k

TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazın sahih olması için bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak yerin temiz olması gerekir. Dolayısıyla elbiseye veya bedene yapışık olan kurumuş necasetin bulunması namaza mâni olduğundan temizlenmesi gerekir. Ancak necasetin, elbisede iz bırakmayıp sadece değmiş olması namaza mâni olmaz.

Kurumuş necasetin elbiseye değmesi ile elbise kirlenmiş olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İspirto, kolonya vb. sıvılarla, temizlik amacıyla üretilen alkollü maddelerin içilmesi haram olmakla birlikte (Buhârî, Edeb, 80 [6124]; Müslim, Eşribe, 73 [2003]), temizlikte kullanılmaları caizdir. Namaz kılmadan önce bu ürünlerin sürüldüğü yerlerin yıkanması da gerekmez. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/115; Elmalılı, Hak Dini, 2/763-764)

Alkol içeren maddelerin temizlikte kullanılması caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadın abdest alırken yabancılar tarafından görülmesi haram olan yerleri açılacaksa, kendisi hükmen suyu kullanmaktan aciz kabul edilir ve teyemmüm ederek namazını kılar. Ancak bu durumdaki bir kadın, namaz vaktinin sonuna kadar abdest alabileceği uygun ortamı bekler. Eğer vaktin çıkacağından endişe ederse teyemmüm ederek namazını kılar. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/154-155, 235; Tahtâvî, Hâşiye, 118)

Abdest alabileceği uygun bir ortam bulamayan kadın, teyemmüm ederek namazını kıl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kırılan veya yaralı olan bir organı yıkamak, yaraya zarar verirse veya yaranın iyileşmesini geciktirecek olursa üzerine bağlı olan alçı veya bez sargıya yahut bir şeyle bağlanan pamuğa abdestte veya gusülde bir defa mesh edilir. Sargı üzerine meshin meşruluğu sünnetle sabittir. Hz. Ali (r.a.) şöyle demiştir: “Bileklerimden biri kırılmıştı. Peygamber’e (s.a.s.) sordum, o da sargıların üzerine mesh etmemi emretti.” (İbn Mâce, Tahâret, 134 [657] 4) Vücudun herhangi bir yerinde kırık, çıkık veya yaradan dolayı sargı bulunduğunda, abdest alırken veya guslederken yaraya zarar vermiyorsa bu sargı çözülerek altı yıkanır ve yaranın üstü mesh edilir. Ancak sargının çözülmesinin zararlı olması hâlinde sargı çözülmeden üzerine mesh edilebilir. Sargının üzerine bir defa mesh edilmesi yeterlidir. Yapılan bu mesh ile o uzuv hükmen yıkanmış olur. Sargının abdestsiz veya cünüp iken sarılmış olması meshe engel olmadığı gibi sargı üzerine meshin belirli bir süresi de yoktur; yara veya kırık iyileşinceye kadar aynı sargı üzerine mesh edilebilir. Bunun da zarar vermesi hâlinde mesh de terk edilir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/13-14) Üzerine mesh ettikten sonra sargının değiştirilmesi veya düşmesi hâlinde, mesh bozulmaz; iade edilmesi de gerekmez. Ancak yaranın iyileşmesi hâlinde, sargı açılmış olsun veya olmasın, mesh bozulur. Sargı veya alçı eğer abdest veya gusül uzuvlarının çoğunluğunu kaplamış ise abdest almak yerine teyemmüm edilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/102, 260, 280 vd.) “Eğer cünüp iseniz iyice (yıkanıp) temizlenin. Eğer hasta veya seferdeyseniz veya tuvaletten gelmişseniz veya kadınlara dokunmuşsanız (cinsel ilişkiye girmişseniz), su da bulamamışsanız temiz bir toprağa yönelip onunla yüzlerinizi ve ellerinizi mesh edin.” (el-Mâide, 5/6) âyeti bu tür durumlarda teyemmüm edilebileceğini ifade etmektedir.

Bedeninde veya bir uzvunda sargı, alçı ya da yara bulunan kimse nasıl abdest alı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanın midesinden gelen ve ağız dolusu olan kusmuk, necistir. Bebek kusmuğu da buna dâhildir. Bir bebeğin emdikten hemen sonra kusması ve içtiği sütün olduğu gibi geri gelmesi hâlinde bu kusmuk da Hanefî mezhebine göre pistir. Kusmuk, necaset-i ğalîza hükmünde olduğundan bir elbiseye bulaştığında, katı bir hâlde bulaştı ise bir dirhemi, yani yaklaşık 3 gramı geçtiğinde namaza mâni olur. Sıvı bir hâlde bulaştığında ise el ayası kadar olan bir alan veya daha fazlasını kapladığında namaza mâni olur. Bu miktarlardan az gelen kusmuk ise ruhsat kapsamında olup namaza engel olmaz. Ancak insanın bedeninde, elbisesinde veya namaz kılacağı yerde bulunan az veya çok her türlü pisliği temizlemesi namazın ruhuna yakışır bir davranış olduğundan, temizleme imkânı olduğu hâlde az da olsa bu pislikle namaz kılmak mekruhtur. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 1/202-205; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/306, 318-321)

Elbiseye bulaşan bebek kusmuğu namaza engel olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Herhangi bir yeri kanayan Hanefî mezhebine mensup bir kişinin, abdest almada zorluk yaşama, cum'a, cenâze ve bayram namazlarına yetişememe gibi endişelerle Şâfiî mezhebini taklit etmesinde bir sakınca yoktur. Zira mezhepler arasında ihtilaf olan konularda, belli bir mezhebe bağlı kalmak zorunlu olmayıp, mazerete binaen başka bir mezhebin görüşü ile de amel edilebilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/75)

Hanefî mezhebine mensup bir kimsenin bir yeri kanarsa abdest konusunda Şâfiî mez

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.