Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Abdestsiz olan bir kimse ezberden Kur'ân-ı Kerîm okuyabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Meal, Kur'an gibi değildir. Edep olarak abdestli okunması evla olmakla beraber, içinde âyet metinleri bulunmayan bir meal abdestsiz okunabilir. Allah'a emanet olun.
Kur’ân-ı Kerîm’in, ezberden abdestsiz okunabileceği konusunda bir ihtilaf yoktur. Bununla beraber, Allah kelamı olduğundan, ezberden okunduğunda da abdestli olunması, bazı âlimler tarafından tavsiye edilmiştir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 2/69) Ancak Kur’ân’a abdestsiz olarak dokunulamayacağı ve Kur’ân’ın abdestsiz taşınamayacağı konusunda mezhepler ittifak etmiştir. (bk. Merğînânî, el-Hidâye, 1/33; Nevevî, el-Mecmû‘, 2/65; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/108) İbn Kudâme bu konuda Dâvûd ez-Zâhirî’den başka muhalif olanın bilinmediğini ifade etmektedir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/108) Bu görüşün delili “Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.” (el-Vâkı‘a, 65/79) âyetiyle beraber, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Amr b. Hazm’a gönderdiği mektupta yer alan “Kur’ân’a ancak temiz olan dokunsun.” (Muvatta’, Kur’ân, 1) hadis-i şerifidir. Yukarıda verilen deliller çerçevesinde ilk dönemden itibaren Kur’ân’a abdestsiz olarak dokunulamayacağı konusunda ümmet arasında ortak bir kanaat ve bir nevi amelî sünnet oluşmuştur. Kur’ân’ın Allah kelamı olmasından hareketle, abdestsiz dokunulmaması ona gösterilmesi gereken saygının bir gereği olarak görülmüştür. Bundan dolayı, Kur’ân’ın abdestsiz olarak ele alınmasını ve taşınmasını, eğitim ve öğretim durumunda olduğu gibi ancak mazeret durumlarına hasretmek gerekir.
Kur'an-ı Kerim'e tutmak için abdestli olmak gerekiyor. Ama elle tutmadan okumak için abdest almak sadece müstahabtır. Müstahab ise şart olmayan şey demektir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Baliğ olmayan çocuklar için mecburiyet aranmayabilir. Daha büyükler için ise esasen abdestli olmak şarttır ama içinde bulunduğumuz ortamda bunu ancak tavsiye niteliğinde öğrencilere bildirebilecek durumdayız. Ders veren hoca, abdestli olmanın gereğini anlatmalıdır. Yapılabilecek olan budur.
Bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi elektronik cihazlarda yer alan Kur’ân metinleri ve kayıtları, bizatihi Mushaf hükmünde değildir. Bu nedenle içinde Kur’ân yüklü olan bu tür cihazlara abdestsiz olarak dokunulabilir ve bu şekilde Kur’ân-ı Kerîm okunabilir. Ancak Kur’ân-ı Kerîm’i abdestli olarak okumak daha faziletli olduğu için elektronik cihazlardan Kur’ân okurken de abdestli olunması tavsiye edilir.
Abdest, Kur'an'ın yazılı metnine tutmak için şarttır. Ayetin kendisi de yazılı olmayan bir meal için bu şart yoktur; zira meal Kur'an değildir.
KUR'AN'IN KIRAATI konusundaki diğer fetvalar
Kur’ân-ı Kerîm, Allah tarafından Arapça olarak indirilmiş ilahi kitaptır. (bk. Yûsuf, 12/2; Tâhâ, 20/113) Her dilde olduğu gibi Arapçada da harflerin kendine özgü mahreçleri (çıkış yerleri) ve sıfatları (fonetik özellikleri) vardır. Ayrıca Arapçada yer alan bazı harflerin, Latin alfabesinde ses karşılığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Kur’ân’ın hatasız okunması ve harflerinin doğru telaffuz edilmesi için Arapça alfabe ile yazılmış olan Mushaf’tan okunması gerekir. Kur’ân-ı Kerîm’in harflerinin ve kelimelerinin, Latin harfleri üzerinden okunmasına yönelik transkripsiyon işaretleri (“ẕ= ذ” , “ż = ض”, “ḫ = خ”, “ṭ = ط” gibi) kullanılsa bile bu durum hem okumayı güçleştirecek hem de harflerin yanlış telaffuz edilmesini tamamen engelleyemeyecektir. Harflerin yanlış telaffuz edilmesi ise mananın bozulmasına yol açabilir. Bu nedenle Kur’ân’ı, Latin harfleriyle okumak doğru olmayacağı gibi bu şekilde hatim yapılmış da olmaz. Bir Müslüman’ın, namazı sahih olacak kadar Kur'ân’dan ezberinin olması gereklidir. Ayrıca namazın dışında da Kur’ân-ı Kerîm tilaveti bir ibadet olduğu için orijinal diliyle okunması esastır. Bu sebeple Kur’ân’ı Arapça lafzından okuyamayan kişilerin, Kur’ân tilavetinde uzman olan hocalardan eğitim almaya gayret etmeleri önemlidir.
Radyo, televizyon, internet ve diğer teknolojik araç ve platformlardan Kur’ân-ı Kerîm dinlemek kişiye sevap kazandırır.
Secde âyetlerinin Arapça lafzını okuyan veya dinleyen kimsenin, tilavet secdesi yapması Hanefî mezhebine göre vâcip, diğer mezheplere göre ise sünnettir. Kur’ân-ı Kerîm’in meal ve tefsirleri, bizatihi Kur’ân hükmünde olmamakla birlikte secde âyetinin mealini okuyan kimsenin de ihtiyaten tilavet secdesi yapması gerekir. (bk. Serahsî, el-Mebsût, 2/5; Bilmen, İlmihâl, 181)
Kur’ân-ı Kerîm, hidâyet rehberi olarak insanlara doğru yolu göstermek üzere indirilmiş ilahi bir kitaptır. (bk. el-Bakara, 2/2; el-İsrâ, 17/9) Bu itibarla Yüce Allah’ın kelâmı olan Kur’ân’ı okumak, anlamaya çalışmak ve ona karşı saygılı olmak gerekir. Söz konusu amaçlar doğrultusunda cep telefonu vb. elektronik cihazlarda Kur’ân metninin ve tilavetinin yüklü olmasında dinen bir sakınca yoktur. Kur’ân tilavetinin, telefon zil sesi olarak kullanılması ise her ne kadar dinî duygular sebebiyle olduğu düşünülse de Kur’ân’a gösterilmesi gereken saygıyla bağdaşmadığından uygun değildir.
Bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi elektronik cihazlarda yüklü bulunan Kur’ân kayıtları ve Kur’ân programları, bizatihi Mushaf hükmünde değildir. Dolayısıyla bu tür cihazlara Kur’ân-ı Kerîm programlarının yüklenmesinde ve bu cihazların çanta veya cepte taşınmasında herhangi bir sakınca yoktur. Ayrıca söz konusu programların kapalı olması şartıyla bu tür cihazlarla tuvalet vb. yerlere girilmesinde de herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.