Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Kur'ân-ı Kerîm tilavetini, telefon zil sesi olarak ayarlamak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Dijital aletler için mushaf hükmü olmayacağı ulema tarafından belirtilmektedir. Yine de mümkün olduğu kadar saygı göstermeye çalışalım. Allah'a emanet olun.
Cuma hutbesi irat edilirken Kur'an okumak dahil hiçbir şey caiz olmaz. Bunun haricinde telefondan Kur'an okunabilir, sakıncası olmaz. ‘Telefonla oynamak’ ve ‘Cuma namazı’ bir arada olmaması gereken işlerdir. İbadetleri basite almanın kulluk ciddiyetimizi zedeleyebileceği belki yarın cumayı terk etmeye sevk edebileceği unutulmamalıdır.
Elektronik cihazlara MUSHAF muamelesi yapmak konusunda henüz bir fetva yoktur. Elbette, elektronik de olsa Kur'an ayetlerinin bulunduğu bir nesneye saygılı olalım ama mushaf gibi olması gerekmez. Abdestsiz de tutup okuyabilirsiniz.
Allah’a hamd olsun, teknoloji bir yandan insanın işini kolaylaştırırken bir yandan da dinimize ve dindarlığımıza hizmette kullanılabiliyor. Her ne kadar bu hususta çok geri kaldığımız söylenebilirse de şükürler olsun dikkat eden bir mü'min için bu aletlerden güzel hizmet alınabiliyor. Elbette cep telefonu içinde Mushaf yüklü olsa da bir Mushaf değildir ama mü'min mukaddesatına ne kadar hürmet ederse o kadar Rabbinin rızasını kazanır. Cep telefonunda Kur'an yüklü iken abdestli tutulup tutulmayacağı konusunda şunları söyleyebiliriz: - Cep telefonunu içinde ayetlerin de bulunduğu bir tefsire, dini kitaplara benzetebiliriz. Çünkü telefonun hafızasında Kur'an’dan başka pek çok şey daha vardır. Bu da dini kitaplara abdestsiz tutulabileceği fetvasına göre hareket etmemizi sağlar. Cep telefonunun içinde Kur'an ayetlerinin bulunması telefon cihazının kılıf gibi olmasını ortaya çıkarır. Bu durumda da abdestsiz tutulabilir. Cep telefonunun ekranında Kur'an okunabilecek şekilde hafızasındaki Mushaf açık iken abdestsiz tutulmamalı görüşü öne çıkarılabilir ki ihtiyat bakımından bu evla olandır. Yine de abdestsiz tutulamayacağını kati görüş olarak belirtemeyiz. Cep telefonu ile tuvalete girilmesi konusunda ise şunu tespit edebiliriz: Telefonun ekranı açık ve Mushaf görülüyorsa bunu caiz olamaz, saygısızlık bakımından en azından mekruh olur. Telefon kapalı iken ise cihazla tuvalete girilmesinin özellikle de güvenlik sorunu olan yerlerde sakıncası olmayacağını umarız. Kur'an ayetlerinden alarm veya zil sesi yapmanın caiz olmayacağını kati bir şekilde söyleyebiliriz. Cep telefonunu önüne koyup ona bakarak namazda zammısure okumak özellikle de farz namazlarda mekruhtur. Telefon veya benzeri bir cihazdan Kur'an okuruz ama ona okutup sevap beklememiz isabetli olmaz. Yine de telefon cihazından Kur'an dinlerken Kur'an dinleme edeplerine riayet edilmelidir.
Bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi elektronik cihazlarda yer alan Kur’ân metinleri ve kayıtları, bizatihi Mushaf hükmünde değildir. Bu nedenle içinde Kur’ân yüklü olan bu tür cihazlara abdestsiz olarak dokunulabilir ve bu şekilde Kur’ân-ı Kerîm okunabilir. Ancak Kur’ân-ı Kerîm’i abdestli olarak okumak daha faziletli olduğu için elektronik cihazlardan Kur’ân okurken de abdestli olunması tavsiye edilir.
Mesela bir telefonun hafızasında Kur'an yüklü olması ile o Kur'an’ın bir bölümünün veya sayfasının ekranında açık olması arasında fark görebiliriz. Telefon kapalı iken ya da içinde yüklü olan Kur'an kapalı iken telefona mushaf muamelesi yapmamız şart değildir. Açıkken ise gözümüzün gördüğü şey Kur'an ayetleri olduğu için kâğıda yazılı Kur'an gibi muamele etmemiz gerekir. Bu kuralı abdestsiz tutma, onunla tuvalete girme gibi konularda uygulayabiliriz. Edebe daha yakın olanı böyledir.
KUR'AN'IN KIRAATI konusundaki diğer fetvalar
Bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi elektronik cihazlarda yüklü bulunan Kur’ân kayıtları ve Kur’ân programları, bizatihi Mushaf hükmünde değildir. Dolayısıyla bu tür cihazlara Kur’ân-ı Kerîm programlarının yüklenmesinde ve bu cihazların çanta veya cepte taşınmasında herhangi bir sakınca yoktur. Ayrıca söz konusu programların kapalı olması şartıyla bu tür cihazlarla tuvalet vb. yerlere girilmesinde de herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
Kur’ân-ı Kerîm okumak bir ibadet olduğu için orijinal diliyle yazılması ve okunması gerektiğinden gerek tek başına Latin harfleriyle gerekse Arap alfabesinin yanına Latin harfleriyle yazılan Mushafların basım ve yayımı uygun değildir.
Secde âyetlerinin Arapça lafzını okuyan veya dinleyen kimsenin, tilavet secdesi yapması Hanefî mezhebine göre vâcip, diğer mezheplere göre ise sünnettir. Kur’ân-ı Kerîm’in meal ve tefsirleri, bizatihi Kur’ân hükmünde olmamakla birlikte secde âyetinin mealini okuyan kimsenin de ihtiyaten tilavet secdesi yapması gerekir. (bk. Serahsî, el-Mebsût, 2/5; Bilmen, İlmihâl, 181)
Allah’ın (c.c.) kelâmı olan Kur’ân-ı Kerîm’i okurken veya dinlerken saygılı olmak gerekir. Bu nedenle edebe riâyet ederek ve saygısızlık olmayacak şekilde ayakta, oturarak, yan üstü yatarak veya uzanarak Kur’ân-ı Kerîm okunmasında ve dinlenmesinde bir sakınca yoktur. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de “Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar” (Âl-i İmrân, 3/191) buyrulmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in (s.a.s.) yan üstü uzanmış hâlde Kur'ân okuduğu, Hz. Âişe (r.a.) validemizden rivâyet edilmiştir. (Buhârî, Hayz, 3 [297]; Ebû Dâvûd, Tahâret, 100 [260]; İbn Mâce Tahâret, 120 [634])
Radyo, televizyon, internet ve diğer teknolojik araç ve platformlardan Kur’ân-ı Kerîm dinlemek kişiye sevap kazandırır.