İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Abdestin sadece farzlarıyla yetinildiğinde abdest geçerli olur mu?

Cevap

Bir Müslüman’ın, yerine getirmekle yükümlü olduğu herhangi bir ibadetin sorumluluğundan kurtulması için o ibadetin farzlarını ve vâciplerini yerine getirmesi yeterlidir. Dolayısıyla abdestin farzlarını yapmak abdestin sahih olması için yeterlidir. Ancak sünnetler, farzlarda meydana gelebilecek eksiklikleri tamamladığı gibi elde edilecek sevabın artmasına vesile olur. Bu bakımdan abdest alırken sünnetleri kasten terk etmek mekruhtur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/103-104)
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sadece farz namazları kılanın sorumluluğu kalkar. Bereketsiz bir namaz ortamı oluşturmuş olacağından sünnetleri kökten terk etmemesini tavsiye ederiz. Abdestle başörtüsünün bir alakası yoktur.

Sadece farz namazlarını kılsak olur mu, günaha girer miyiz? Sünnet kılmayıp kaza
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kazaya kalan namazların sadece farzları ve vitir namazı kazaya kalır. Önceliğinizi bunlara verin. Sünnet namazları ise geniş vakit bulduğunuzda kılın. Farzların kazaları beklerken onlara ağırlık vermelisiniz. Vaktiniz varsa farzları bitirmeye çalışın. Daha makul olur bu. Tesbihler ise kazaya kalmaz. Onlarla meşgul olma yerine kazaya kalan farzları bitirin. Allah yardımcımız olsun.

Kaza namazlarımı kılmaya başlayacağım, sünneti terk etmek mantıksız geldiği için
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz, iftitâh tekbiri ile başlayıp selâm ile sona erer. Bu ikisi arasında namazın sıhhat şartlarından olan bir hususun eksik bırakılmaması gerekir. Mesela abdestli olmak, namazın şartlarından olduğu gibi bu hâlin namazın sonuna kadar devamı gerekir. Ancak selâm vererek bir namaz tamamlandığında, daha sonra meydana gelecek durumlar kılınmış olan namazı etkilemez.

Farz ve sünnet arasında abdest bozulursa önceki kılınan namazın iadesi gerekir m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

a- Söz konusu hata abdestin farzları dışındaki bir hata ise mesela kulakları meshetmek gibi bir hata ise yapılması gereken hiçbir şey yoktur. Namazlar tamamdır biiznillah. b- Hata abdestin farzlarından biri üzerinde ise mesela yüz yıkanmadı ise bu durumda abdest yok demektir. Abdest olmadan da namaz yoktur. c- Bu durum sahibi İslam'ı öğrenmesi mümkün olmayacak şartlarda yaşayan biri ise bu onun için özür kabul edilebilir. İslam'ı ve hükümlerini normal şartlarda bilmesi mümkün olacak bir yerde yaşayan için ise bu bir özür oluşturmaz. Namazları kaza etmesi gerekir. d- Çok üzün süreli mesela yıllarca süren bir zaman ise bu arızalı zaman öğrendikten sonra ciddi bir şekilde abdesti ve namazına devam eder. Gerisinde de kaza edebildiği kadar eder, Rabbinin mağfiretine sığınır. e- Her hâlükârda tevbe ve istiğfar etmeyi de unutmaz.

Geçmişte yanlış abdest alma sonucu kılınan namazların tekrar kılınması gerekir m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Abdest alırken niyet etmek, Hanefî mezhebine göre sünnet, diğer üç mezhebe göre farzdır. Hanefîler, abdest âyeti olarak bilinen âyette (el-Mâide, 5/6) emredilen fiiller arasında niyetin bulunmayışını delil olarak alırlar. Öte yandan abdest gibi namazın şartlarından olan ‘necasetten taharet’ ile ‘setr-i avret’te niyetin zorunlu olmayışı ve abdestin bazı ibadetlere bir vesile olup kendi başına müstakil bir ibadet sayılmayışı da Hanefîlere göre abdestte niyetin farz olmadığını gösterir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/19-20; Merğînânî, el-Hidâye, 1/16; Aliyyü’l-Kârî, Fethu Bâbi’l-‘İnâye, 1/55-56) Diğer mezhepler ise Cenâb-ı Hakk’ın “Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti.” (el-Beyyine, 98/5) âyeti ile Hz. Peygamber’in (s.a.s.) “Bütün ameller niyetlere bağlıdır…” (Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1 [1]; Müslim, İmâre, 155 [1907]) hadisinden hareketle her ibadette olduğu gibi abdestte de niyet etmenin farz olduğunu söylemişlerdir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/167; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 1/15; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/82)

Abdest alırken niyet etmek farz mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Onlar istiyor diye değil ama altından kalkamayıp bir zaman sonra geri adım atma ihtimalinden ötürü bir zaman daha erteleyebilirsin, ertele de.

20 yaşındayım. Yaşadığım yerde ibadet eden kişi sayısı maalesef çok az. Ben sünn

TEMİZLİK (TAHARET) konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tedavi amacıyla diş dolgusu yaptırmak veya kaplatmak caizdir. Dolgu, kaplama, tel taktırma, implant yaptırma veya sabit protez, abdest ve guslün sıhhatine engel olmaz. Ancak çıkarılıp takılabilen/sabit olmayan dişlerin gusül abdesti esnasında ağzı yıkarken (mazmaza) çıkarılması gerekir. Diş dolgusu yapıldıktan ve dolguyu korumak için üstü de kaplandıktan sonra, dolgu ve kaplamanın dışı, dişin dış kısmı hükmünü alır. Bu sebeple, ağız yıkanınca, kaplama yapılan dişler de yıkanmış sayılır. Dolayısıyla kişi, tedavi amaçlı olarak dişlerine dolgu veya kaplama yaptırabilir ve abdest ya da gusül alıp, ibadetlerini yapabilir. Söz konusu tedavinin abdestsiz, cünüp veya âdetli iken yapılması da caizdir.

Diş dolgusu yaptırmak, kaplatmak veya dişe tel taktırmak abdest ve gusle engel o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İstibrâ; abdest bozduktan sonra idrarın tamamen kesildiğini anlamak için bir süre beklemeyi ve bu amaçla bazı davranışlarda bulunmayı ifade eder. İdrar yapıldıktan sonra idrar yollarında kalabilecek damla ve sızıntıların temizlenmesine özen gösterilmesi gerekir. Bu şekilde idrar yollarında tam kurulanma sağlanmışsa abdest alınabilir. Ancak bazen şahsa, şartlara ve yaşa bağlı olarak idrardan sonra idrar kanalında az veya çok sızıntı kalabilir. Bu sızıntıların kesildiğinden emin olunması için bir süre beklemek uygun olur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/344) İdrar yaptıktan sonra istibrâya dikkat etmeden abdest alan kişiden abdestten sonra akıntı gelirse abdesti bozulur ve yeniden abdest alması gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/17-18) Ayrıca temizlik iyi yapılmadığı takdirde geriye kalan idrar sızıntısı elbiseye bulaşacak ve belli bir orana ulaşacak olursa (avuç ayası kadar bir alanı kaplarsa) namazın sıhhatine engel olur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/31) İdrarın ardından tuvalette temizliğini yaptıktan sonra sızıntısı olmayan kişilerin, beklemeden hemen abdest almalarında bir sakınca yoktur. İstibrâ ve temizlik konusunda gerekli hassasiyeti gösteren kişinin, yersiz düşünce ve vesveseye itibar etmemesi gerekir.

İdrarını yapan bir kimse abdest almadan önce bir miktar beklemeli midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Abdest, bazı ibadetleri yapabilmek için dirseklerle beraber el ve kolların, yüzün ve aşık kemikleri ile beraber ayakların yıkanması ve başın mesh edilmesinden ibaret hususi bir temizliktir. Abdestle ilgili olarak Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başınızı mesh edin ve aşık kemikleri ile beraber ayaklarınızı yıkayın… Eğer su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin.” (el-Mâide, 5/6) buyrulur. Hz. Peygamber (s.a.s.), abdestin nasıl alınacağını Müslümanlara fiilî olarak gösterdiği gibi (İbn Mâce, Tahâret, 47 [419]; Merğînânî, el-Hidâye, 1/16) abdestsiz olarak kılınacak hiçbir namazın Allah (c.c.) katında kabul olunmayacağını da ifade etmiştir. (Buhârî, Vudû’, 2 [135]; Müslim, Tahâret, 2 [225]; İbn Mâce, Tahâret, 47 [419]) Farzları, sünnetleri ve adabına riâyet edilerek abdest şöyle alınır: Niyet edilir ve besmele çekilir. Önce eller bileklere kadar ve parmak araları da hilallenerek/ovuşturularak üç defa yıkanır. Abdest azalarında suyun temasına engel maddeler varsa imkân ölçüsünde temizlenir. Parmaktaki yüzük oynatılır. Sağ el ile üç defa ağza su verilerek ağız temizliği sağlanır. Aynı şekilde üç defa burna su verilerek burun temizlenir. Ardından yüz üç kere yıkanır. Sonra dirsekle birlikte sağ kol üç defa ve aynı şekilde sol kol üç defa yıkanır. Sağ el ıslatılarak avuç ve parmakların içiyle başın dörtte biri veya tamamı bir defa mesh edilir. Eller tekrar ıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şehadet parmağı veya serçe parmakla içi mesh edildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun mesh edilir. Önce sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlanarak topuk ve aşık kemikleri de dâhil olmak üzere yıkanır. Suyun parmak aralarına ulaşmasına özen gösterilir. (Buhârî, Vudû’, 22-24 [157-159]; Müslim, Tahâret, 3-6 [226-227]; Kâsânî, Bedâ’i, 1/23-25; İbn Cüzey, el-Kavânîn, 19-21)

Abdest nedir ve nasıl alınır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bazı kaynaklarda abdest alırken her organın yıkanması sırasında ayrı ayrı okunacak dualara yer verilir. (Nevevî, el-Ezkâr, 75-76) Fakat sahih rivâyetlere göre Hz. Peygamber (s.a.s.), abdest alırken özel bir dua yapmamıştır. Dolayısıyla güzel anlamlar içeriyor olsa da abdest sırasında bu duaların okunması şart değildir. Bununla birlikte okumasında da bir sakınca yoktur. Sahih rivâyetlere göre Hz. Peygamber (s.a.s.) abdestin bitiminde, أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِى مِنَ التَّوَّابِينَ وَاجْعَلْنِى مِنَ الْمُتَطَهِّرِينَ “(Ben, Allah’tan başka ilah olmadığına, O'nun tek olup ortağı bulunmadığına şahitlik ederim. Yine şahitlik ederim ki Muhammed O’nun kulu ve elçisidir. Allah’ım! Beni tövbe edenlerden ve temizlenenlerden eyle) duasını okuyan kimse için cennetin sekiz kapısının açılacağını ve dilediği kapıdan içeri girmesine izin verileceğini müjdelemiştir.” (Tirmizî, Tahâret, 41 [55])

Abdest alırken belli duaları okumak şart mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinî literatürde hades, abdestsizlik, cünüplük, hayız veya nifas hâline verilen isimdir. Bu durum, kişinin bazı ibadetleri yapmasına engel teşkil eder. (Buhârî, Vudû’, 2 [135]; Müslim, Tahâret, 2 [225]; Meydânî, el-Lübâb, 1/5) Hades, büyük hades ve küçük hades olmak üzere ikiye ayrılır. Cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilikler büyük hades, abdestsiz olma hâli ise küçük hadestir. (Meydânî, el-Lübâb, 1/5) Büyük hades gusül ile küçük hades ise abdest ile giderilir. Suyun bulunmaması veya bulunduğu hâlde kullanma imkânının olmaması hâlinde hem büyük hem de küçük hades, teyemmüm ile giderilir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/44,45)

Hades (hükmî kirlilik) ve hadesten taharet ne demektir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefîlere göre abdestin farzları, Kur’ân-ı Kerîm’de (el-Mâide, 5/6) ifade edildiği üzere; yüzü yıkamak, kolları dirseklerle birlikte yıkamak, başı mesh etmek, ayakları topuklarla birlikte yıkamaktır. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/7) Şâfiîlere göre bu şartlara ilaveten, abdeste niyet etmek ve tertip (abdest organları yıkanırken âyetteki sırayı gözetmek) de farzdır. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/167-180) Hanbelîler, tertibi ve bir görüşlerinde organların ara verilmeden art arda yıkanmasını (muvâlâtı) (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/100-101); Mâlikîler ise niyet ve abdest organlarının art arda yıkanması yanında, organların yıkanırken ovulmasını da abdestin farzlarından sayarlar. (Haraşî, Şerhu Muhtasar, 1/120) Abdestin ittifak edilen farzlarının ayrıntılarıyla ilgili de mezhepler arasında bazı farklılıklar vardır. Hanbelîlere göre yüzü yıkamanın kapsamına ağza ve burna su vermek dâhildir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/87, 88) Aynı şekilde hem Mâlikîler hem de Hanbelîlerce tercih edilen görüşe göre başın tamamını mesh etmek farzdır. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/92-94; Haraşî, Şerhu Muhtasar, 1/124-125)

Mezhepler arasında abdestin farzları konusunda farklılık var mıdır?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.