Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim kızım rahatsızlanmıştı ve doktor "lösemi olabilir, takip edelim" demişti. Ben de o zaman eğer kızım lösemi değilse Lösev’e kurban bağışlayacağım diye adak adadım. Allah’a şükür bir sıkıntı olmadı ve kızımın tahlilleri temiz çıktı. Şimdi Lösev’in et kabul eden tek merkezi Ankara’da. Ben İstanbul’da oturuyorum. Para olarak adak kurban parasını onlara versem onlar bazı tesislerde kesip etleri alsalar uygun olur mu? Yoksa adak kesilirken benim görmem şart mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşinizin söylediği ifadeye göre çocuğunuzun tahlillerinin iyi çıktığı her yıl kurban kesmek zorundasınız. Bu kurbanı bütçenize uygun olan herhangi bir şehir, ülke veya kıtada kesebilirsiniz. Buna göre kurbanınızı Afrika'da da kesebilirsiniz. Allah yavrunuza şifalar versin.
Selamünaleyküm. Adak açısından bir eksiklik yoktur. Sizin yaptığınıza adak denmez. Düşünmüş ve bir şey yapmışsınız, yeterlidir.
Selamünaleyküm. Koyun diye isimlendirmeniz, koyun kesmenizi gerektirir. Büyük başa girseniz de adağınızı yerini bulur ama evla olanı yapmamış olursunuz.
Selamünaleyküm. Öyle adak olmaz, kesinlikle fakire vermeniz gerekir. Ya da bir kursa...
Adak veya kurbanın kendisinin kesilmesi gerekir. Bizzat kesmeniz ise gerekmez. İtimat ettiğiniz birine veya kuruma vekalet verebilirsiniz.
Kesinlikle bir kurban kesin. Sözünü ettiğiniz yerde keserseniz sakıncası olmaz. Ama acil olarak kurbanı kesin. Başka yapacağınız bir şey yoktur. Allah'a emanet olunuz.
adak konusundaki diğer fetvalar
Meçhul bir hissiyat üzerine kendinizi borçlu saymayın ama kalbiniz rahat etsin istiyorsanız bir koç kesebilirsiniz.
Adak ancak niyetle adak olur. O sözü adak niyeti ile söyledi ise o günleri oruçlu geçirmesi gerekir. Misafirlikte sadece nafile oruç bozulabilir. Bu ise nafile değildir. Kaza da nafile değildir.
Adak gerçekleşmesi için sözle söylemek şarttır. İçeriden geçirilmesi veya düşünce ile niyet edilmesi adak hükmünü almaz. Bu nedenle de sizinki adak değildir.
Burada iki durum var. Birincisi siz, “her ay fakire şu kadar vereceğimi adıyorum” diyerek adak yaptı iseniz bu bir adaktır ve bunu bozamazsınız. Annenize ayrıca vereceksiniz. Böyle değil de genel bir sadaka niteliğinde içinizden geçti ise ki beyanınızdan bu anlaşılıyor, fakire verdiğinizi annenize vermenizde sakınca olmaz aksine daha da güzel olur.
Adak da dâhil olmak üzere kurban bir ibadettir. Kurban ibadetinin hükmü ise Hanefi mezhebi fukahasına göre zengin olana vaciptir. Diğer üç mezhebin fukahasına göre ise sünnettir. Kim hangi mezhebi taklit ediyorsa ona göre kurban ibadetini uygular.
Vakfın, kendisine verilen vekâletler adedince kurbanlık satın alması normaldir. Vakfın tahmin üzerinden kurbanlıkları satın alıp kendisine vekâlet verildikçe o kurbanlıklardan hisse ayırması da normaldir. Satın alma işinden sonra yeni vekâlet talepleri olması durumunda henüz sahiplendirilmemiş kurbanlıklardan birine o vekâletlerin yönlendirilmesi olabilir ama sahibi olmadan bir nedenle mecburen kesilmiş kurbanlıklara sonradan verilen bir vekâleti saymak caiz olmaz. Bu son maddeyi şöyle özetleyebiliriz: Vakıf mesela yüz kurbanlık almıştı. Seksen kurbanlık sahipleri belli olarak kesildi. Geriye kalan yirmi kurbanlık ise kurban kesme günleri bitiyor veya kasaplar gidecek gibi bir sebeple acele ile kesildikten sonra gelen bir vekâlet sahipsiz olarak önceden kesilmiş o kurbanlıklara sayılamaz. Bu, kurban kesecek olanın niyeti belirlenmeden kesilme demektir ki ibadette niyetin önceden olması şartı gereği caiz olmaz. Bu şekilde sahipsiz kalmış kurbanlıklar diğer adak ve benzeri sadaka içerikli kesimlere yönlendirilebilir.