Fetva Meclisi
Soru
Sevgili hocam benim bir muradım vardı. Bunun için namazdan sonra dua ederken eğer bu işim olursa sabaha kadar ibadetle geçireceğim ve benim için çok kıymetli olan üç tespihimi üç kişiye vereceğim dedim. Sonradan araştırdıkça adağın tavsiye edilen bir amel olmadığını öğrendim fakat söz ağzımdan çıkmış bulundu. Bu üç tespihi mi elden çıkarmanın sahih bir adak olup olmayacağını merak ediyorum. Bir de tespihlerim bende saplantı haline geldi. Çok zor geliyor bunu yapacak olmak. Antika hepsi. Bu tespihleri belirlediğim kişilere verdikten sonra onların da rızası dâhilinde bir tanesini tekrar satın almam caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bildiğiniz duaları yapın, beddua etmeyin ve sabırlı olun. Zamana yaymaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Biiznillah bir sıkıntı yoktur. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Tespih kullanmak şart olmadığı gibi yasak da değildir.
Selamünaleyküm. Asla öyle bir şey yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin zikri şu anda namaz olarak bildiğimiz, Kur'an olarak bildiğimiz şeylerdir. Sabah namazından sonra oturup tespih yapmaktır. Kendinize daha berrak yerler bulun, onlarla da tartışıp bir mü'mini üzmeyin.
Selamünaleyküm. Ne adadı iseniz adadığınız gibi yapmalısınız.
Aleykümselam. Sahabenin yapmadığı işlerdir bunlar. Bereketi de olmaz. Bol bol reklamı olur, avuntusu olur.
adak konusundaki diğer fetvalar
Vakfın, kendisine verilen vekâletler adedince kurbanlık satın alması normaldir. Vakfın tahmin üzerinden kurbanlıkları satın alıp kendisine vekâlet verildikçe o kurbanlıklardan hisse ayırması da normaldir. Satın alma işinden sonra yeni vekâlet talepleri olması durumunda henüz sahiplendirilmemiş kurbanlıklardan birine o vekâletlerin yönlendirilmesi olabilir ama sahibi olmadan bir nedenle mecburen kesilmiş kurbanlıklara sonradan verilen bir vekâleti saymak caiz olmaz. Bu son maddeyi şöyle özetleyebiliriz: Vakıf mesela yüz kurbanlık almıştı. Seksen kurbanlık sahipleri belli olarak kesildi. Geriye kalan yirmi kurbanlık ise kurban kesme günleri bitiyor veya kasaplar gidecek gibi bir sebeple acele ile kesildikten sonra gelen bir vekâlet sahipsiz olarak önceden kesilmiş o kurbanlıklara sayılamaz. Bu, kurban kesecek olanın niyeti belirlenmeden kesilme demektir ki ibadette niyetin önceden olması şartı gereği caiz olmaz. Bu şekilde sahipsiz kalmış kurbanlıklar diğer adak ve benzeri sadaka içerikli kesimlere yönlendirilebilir.
Adak da dâhil olmak üzere kurban bir ibadettir. Kurban ibadetinin hükmü ise Hanefi mezhebi fukahasına göre zengin olana vaciptir. Diğer üç mezhebin fukahasına göre ise sünnettir. Kim hangi mezhebi taklit ediyorsa ona göre kurban ibadetini uygular.
Burada iki durum var. Birincisi siz, “her ay fakire şu kadar vereceğimi adıyorum” diyerek adak yaptı iseniz bu bir adaktır ve bunu bozamazsınız. Annenize ayrıca vereceksiniz. Böyle değil de genel bir sadaka niteliğinde içinizden geçti ise ki beyanınızdan bu anlaşılıyor, fakire verdiğinizi annenize vermenizde sakınca olmaz aksine daha da güzel olur.
Adak gerçekleşmesi için sözle söylemek şarttır. İçeriden geçirilmesi veya düşünce ile niyet edilmesi adak hükmünü almaz. Bu nedenle de sizinki adak değildir.
Meçhul bir hissiyat üzerine kendinizi borçlu saymayın ama kalbiniz rahat etsin istiyorsanız bir koç kesebilirsiniz.
Sadaka her şey için verilir ama sadaka verince evlenilecek muhakkak diye bir kural yoktur.