Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Adem ve mü’min isimlerinin koyulmasında sakınca var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Emin, en güzel isim bunlar arasında.
Aleykümselam. Özellikle bir katkısı olacağını zannetmem.
Selamünaleyküm. Eslem ismi konabilir.
Selamünaleyküm. İki isim Sünnet değildir. Ali de mübarek bir isimdir.
Aleykümselam. MUAZ pek mübarek bir isimdir, bereketli olsun.
Aleykümselam. Oy kullanıyorum.
adem konusundaki diğer fetvalar
Bu konuda dinen bağlayıcı bir bilgimiz yoktur. Sosyolojik bilgiler de dini açıdan bağlayıcı nitelikte değildir.
Fosille Kur'an ayetini nasıl bir araya getirebiliriz? Adem aleyhisselamı Allah tealanın topraktan yarattığını, bizim de onun çocukları olduğumuzu Kur'an'ımız'dan öğreniyoruz. Göklerden aşağıya doğru bir belge sarkıtılıp bundan başka bir oluşumdan söz edilse yine inanmam ona. Bunu sorgulamam bile. Aksini söyleyen bilim fosildir. Dikkat ediniz din elden giderken böyle gider.
İnsanlık tarihi hakkında kat’i bir bilgimiz yoktur. Dini kaynaklar umumiyetle peygamberlerin hayatlarına dair yaklaşık bilgilere dayandırılmaktadır. O da on bin yıl civarından bir rakamı gösterir. teknolojik veriler üzerinden ise daha uzun bir zaman dilimi önümüze konuyor. Bunun dini bir sakıncası da yoktur yararı da. Sonuç üzerinde etkisi olmayan bir rakama takılıp kalmamız gerekmez. Allah yardımcımız olsun.
Mükerrem, saygın, faziletli, değerli demektir. İnsan mükerremdir denince de insanın saygınlığı öne çıkarılmış olur. İnsanın mükerrem olduğu Kur'an ayetiyle sabittir. Babamız Adem ve onun nesli mükerremdir. Bunun nedeni ve sonuçları olarak şunları tespit edebiliriz: 1. İnsanı bizzat Allah Teâlâ yarattı. Ona diğer mahlûkattan farklı olarak; a. İlk insan olan Adem’i bizzat kendi eliyle yarattı. (Bu, bir lütuf ifadesi olarak anlaşılır yoksa “el” Allah için bizim elimiz gibi anlaşılmaz.) Ona kendisinden bir ruh verdi. Ona isimleri öğretti. Diğer melekleri ona secde ettirdi. b. Akıl ve irade verdi insana. c. Sorumluluk taşıyacağı bir kabiliyet verdi. d. Bunlara bağlı olarak ona din indirdi. İnsanın içinden peygamberler seçip gönderdi. Ve insanlığın efendisi Muhammed aleyhisselamı gönderdi. Böylece insan, Allah’ın emanetine muhatap oldu. Bu da onu mükerrem yaptı. 2. İnsanı Kur'an ile buluşturdu. Kur'an sayesinde insan, yaratan Rabbine muhatap oldu. 3. İnsanı imtihanların muhatabı yaptı. O imtihanların sonucuna göre de cennetine kabul buyurdu.
Asıl kardeşliğin iman kardeşliği olduğu tartışılamaz bir gerçektir. Âyet öyle diyor. Tartışılacak bir durum yoktur. Dinimiz buna rağmen dini ağırlığı koruma kaydıyla nesep kardeşliğine de kardeşlik ifadesini kullanmaktadır. Kâfirlerin önünde ezilmişliğimizi hissettirecek bir kardeşlik deyimi kullanılamaz ama bunun haricinde insan olarak hepimizin Âdem’in çocukları olduğumuzu hatırlatması bakımından kardeşlikten söz edilebilir.
a- Allah Teâlâ Âdem aleyhisselamın soyundan bazı kullarını seçti. Âdem, Nuh, İbrahim ailesi, İmran ailesi o seçtiklerindendir. b- Nuh aleyhisselamı Peygamber aleyhisselam olarak yaşadığı zamanın kavmine gönderdi. Kavmi putlara tapınıyorlardı. Onu kabul etmediler, kibirlenip azdılar. Nuh aleyhisselam onların içinde dokuz yüz elli sene peygamberleri olarak kaldı. İnanmadılar ve rahat durmadılar. O ise her fırsatı değerlendirmeye çalıştı. Gece gündüz onları ikaz etti. Sonunda yaptıkları bardağı taşırdı. Onu ve ona iman eden azınlığı öldürmekle tehdit ettiler. Nuh aleyhisselam onlara beddua etti. c- Beddua üzerine Allah Teâlâ Nuh aleyhisselama bir gemi yapmasını emretti. Geminin yapımı bitince, ona iman edenleri ve yaşayan canlılardan birer çifti gemiye aldı. Oğlu ve hanımlarından birini gemiye almadı. Yeryüzü su ile doldu. Kâfirlerin tamamı helak olunca Allah suya çekilmesini emretti. Gemi Cudi dağına yanaştı. Nuh aleyhisselam ve iman edenler gemiden indiler. Böylece Allah kıyamete kadar bütün insanlar için geçerli bir ders gösterdi kullarına. d- İnsanlık nesli Nuh aleyhisselamın çocuklarından devam etti. Bunun için ona insanlığın ikinci babası denmektedir. Gemiye binenlerin neslinin de devam etmediği anlaşılmaktadır. Sadece Nuh aleyhisselamın nesli devam etmiştir. Anlaşılan o dönemde onun kavminden başka insan bulunmuyordu dünyada. e- Söz konusu tufanın dünyanın tamamını kuşatan bir tufan olduğu görüşü âlimler arasında yaygındır. yetlerin işaretinden de bu anlaşılmaktadır. Yeryüzü onlardan sonra yeniden imar edilmiş oldu. f- Gemiye binebilen insan sayısı hanımları ile beraber seksen kişi kadar olduğu söylenmektedir. g-Dünyayı etkisi altına alan su da en yüksek dağ seviyesine kadardı.