Fetva Meclisi
Soru
Genç yaşta kanser olan birinin ileride çocuğu olmaz endişesi ile şimdiden sperm dondurup saklaması caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Günümüzde yumurta hücresinin dondurulup uzun yıllar saklanabilmesi tıbbi teknolojinin ilerlemesiyle artık mümkün hale gelmiştir. Öyle ki, kadının yumurtalıklarından toplanan yumurta hücreleri ileriki yıllarda çocuk sahibi olabilmesi için dondurulup saklanabilmektedir. Özellikle kanser tedavisi, erken menopoz, yumurtalık rezervi azalması ve yumurtalıkların alınmasını gerektirecek ameliyatlardan önce bu yola başvurulduğu görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda ifade edilen tıbbi zorunluluk hallerinde, yumurta hücresinin dondurulmasında ve dondurulan bu hücrenin, ileride yumurta sahibinin döllendirilme anındaki nikahlı eşinin spermiyle aşılanmasında dinen bir sakınca yoktur. Ayrıca nesil emniyeti açısından dondurulmuş yumurtaların başkalarının eline geçmemesi için her türlü yasal ve tıbbi tedbirlerin de alınması gerekir.
Günümüzde bir kadının ileride çocuk sahibi olabilmesi için yumurtalıklarından toplanan yumurta hücrelerinin dondurulup saklanabilmesi mümkün hale gelmiştir. Özellikle kanser tedavisi, erken menopoz, yumurtalık rezervinin anormal seviyelere düşmesi ve yumurtalıkların alınmasını gerektirecek ameliyatlardan önce bu yola başvurulduğu bilinmektedir. Bu gibi tıbbî zorunluluk hallerinde, yumurta hücrelerinin alınması, dondurulması ve daha sonra kadının hayatta olan nikâhlı eşinin spermiyle döllenmesi kaydıyla çocuk sahibi olunmasında dinen bir sakınca yoktur. Ancak nesil emniyeti açısından dondurulmuş yumurtaların başkalarının eline geçmemesi ve belirtilen amacın dışında kullanılmaması için her türlü tedbirin alınması gerekir. Zorunlu bir durum bulunmaksızın yumurta hücrelerinin dondurulması ise tedavi niteliği taşımadığından; doğal yollardan çocuk sahibi olma süreci ile fıtrata müdahale anlamı taşıması ve mahremiyet kurallarını ihlal etmesi sebebiyle caiz değildir.
Kadın veya erkekteki bir hastalık veya anomali sebebiyle, gebeliğin doğal yolla gerçekleşmesi mümkün olmadığı takdirde sperm, yumurta ve rahim aynı karı kocaya yani evliliği fiilen devam eden çifte ait olmak şartıyla tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmak caizdir. Tıbbî zorunluluk hallerinde, üreme hücresinin dondurulmasında ve dondurulan bu hücrenin, ileride döllendirilme anındaki nikâhlı eşin üreme hücresiyle aşılanmasında da dinen bir sakınca yoktur. Bunun yanında tüp bebek uygulamasında tıbben gerekli olan asgari miktarda yumurtanın döllenmesiyle yetinilmeli, gereğinden fazla embriyo oluşturmaktan ve bunları dondurmaktan kaçınılmalıdır. Evlilik devam ederken embriyonun dondurularak daha sonra kullanılmak üzere muhafaza edilmesi, birçok mefsedeti ve sakıncalı sonucu beraberinde getireceğinden doğru değildir. Bu bağlamda kocası ölmüş olan kadının, daha önce evlilik sürecindeyken kocasının dondurulmuş spermlerini veya tüp bebek yöntemiyle oluşturulmuş embriyoları, ölümü takip eden iddet süresi içerisinde de olsa kullanarak gebe kalması caiz değildir. Evliliğin boşanmayla sona ermesi durumunda da aynı hüküm geçerlidir.
Allah Teâlâ size umduğunuzdan güzelini versin. Huzurunuzu daim kılsın. Bu işlemde ve bekletilmede esasen bir sorun yoktur. Benim şahsi kanaatim ve bu konuda duyduğumuz mide bulandırıcı haberlerden ötürü size saklama konusunda caiz olsa bile güven verici olmayacağını ikaz etmem gerekmektedir. Doğrusu benim kalbim rahat etmez. Siz işlemi yaptırın. Gerisini de laboratuvarda bile bırakmayın. Çok şey duyuyoruz. Geçmiş olsun, mübarek olsun.
Selamünaleyküm. Şart olmamakla beraber imkân varsa kesilebilir.
Kadın veya erkekteki bir hastalık sebebiyle, cinsel ilişkiyle gebeliğin gerçekleşmesi mümkün olmadığı takdirde sperm, yumurta ve rahim aynı karı kocaya (evliliği fiilen devam eden çifte) ait olmak şartıyla tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmakta dinen bir sakınca yoktur. Ancak tüp bebek uygulamasında tıbben gerekli olan asgari miktarda yumurtanın döllenmesiyle yetinilmelidir. Bu nedenle gereğinden fazla embriyo oluşturmaktan ve bunları dondurmaktan kaçınılmalıdır.
hastalık konusundaki diğer fetvalar
Şifa ayetleri veya hadisleri: Direkt hastaya okunur. Bir suya okunup o su hastaya içirilir. Bir ipe okunup o ipin hastanın koluna veya boğazına bağlanması ise yoktur.
Sağlık ve seferîlik gibi muteber bir özür olmadan orucunu gün içinde bozan biri ALTMIŞ GÜN ART ARDA oruç tutar. Yediği gün/günler kadar da bu altmış güne ilave eder.
Biz Allah’ın kullarıyız. Bizi yaratan, kaderimizi yazan odur. Böyle inanıp böyle yaşayan için hayat kısa bir imtihandır. O imtihanda elinden geleni yapar, gerisini Rabbine bırakır kul. Böylece de her durumda kalbi huzur içinde olur. Asla bugünkü durumunuza size son on dakikanızdır denecek durum arasında fark görmeyin. Şimdi de o on dakikada da siz Allah’ın kulusunuz, sizin için bir şey değişmemelidir. Allah tamam demedikçe sizi kimse bu dünyadan çıkaramaz. Adına hastalık dönemi demeyin, hayatınızın bir anı deyin, öyle görün, şeytan sizinle oynamasın, ona fırsat olacak dalgınlıklar içine girmeyin. İşinizi ve meşguliyetinizi hiç bırakmayın. Gücünüz yettikçe çalışın. Doktor izin vermeyince kenara çekilin. İbadetler ve sadaka için son nefes engeldir. Son nefesinize ise sizin bilmediğiniz kadar uzun bir zaman vardır. İki şeye dikkat edin. Birincisi size moral kırıcı telkinlerde bulunacak arkadaştan uzak durun. İkincisi de, başta Kur'an ve zikir olmak üzere manevi takviyeyi eksik etmeyin. Kur'an okuyun. Hayat sizi sıkıştırdıkça Kur'an’a sarılın. Dua edin. Allah Teâlâ’dan size afiyetler dilerim, sıhhatiniz için dua ederim.
Hastalık olduğunu bilmen güzel bir duygu. Madem hastalıktır bu, tedavisini ömrünün sonuna kadar sürdüreceksin. Hiç vazgeçme. Bin kere bozsan da tevbeye devam et. Dilini zikir yapmaya alıştır. Tesbihat tekrarla. Zikir, tesbihat senin için faydalı olur.
Hastalığı veren de Allah’tır, tedavi olmamızı emreden de odur. Ortada bir tedavi yöntemi varsa onu muhakkak değerlendirin. Geçmiş olsun, afiyetiniz daim olsun.
Keçi koyun gibidir, her hükmü ona benzer. Koyundan ne ve nasıl yapılabiliyorsa keçi de öyledir.