Fetva Meclisi
Soru
SelamünAleyküm Hocam, Aşağıdaki iletide size sorunumu aktarmış ve caplarımı almıştım. Ancak hocam Ailede ipler kopmak üzere, Annem evi terkedecek ven bunun sorumlusu da ben oluyorum malesef, biraz da eşim. Eşimden bahsetmemiştim size. Evliliğimizin daha 3-4 haftalarında Eşim benden ve eşimden 5 yaş küçük olan kardeşime (Erkek) ben telefonla konuşurken benden selam söyle demediği için, tabiri yerinde ise kıyamametler koptu, ayrıca evlilikten önce Ailemin ve kardeşimin eşimin, kardeşime abi demesi ve elini öpmesi gibi bir beklenti vardı, telefonda selam da söylenmeyince olanlar oldu, sen nasıl bir kız buldun, nasıl bir erkeksin, bu bize yakışır mı daha nice azarlamalar, ondan sonraki süreçte, gelinin her yaka izi takip edildi. Evliliğin başı böyle bir olumsuzlukla başlayınca Eşim de annem de birbirlerine ısınamadılar. Annem, Babam Kardeşim benim üzerimden sıkıntıları dile getirirken, Eşim de Köye gittiğimizde zaman zaman moralsiz durarak kendince tepki gösterdi. Bir de eşim sabahları erken kalkmadığı/kalkamadığı için (uykuya biraz düşükün) Ailemin gözünden tamamen düştü. Sonuç olarak Ailenin Dağılmasının Bir numaralı sebebi Ben, 2 numaralı sebebi ise eşim oldu. Sayın Hocam Keşke doğurmasaydım, doğururken geberseydim gibi ifadeler kullanır oldu benim için. Sayın Hocam Acele desteklerini yol göstericiliğini istiyorum. Çevremde namazlı kuranlı insanlar var ama ben yapa yalnızım, Dayanmak çok zor hocam, Tüm bu süreçlerin sonunda çok acılı durumların çıkması da muhtemel. Sayın Hocam merhamet Ayındayız, Merhamete ermek istiyorum. Allaha Emanet olunuz. Mümkün olduğunca yalnız bırakmayınız hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Selamünaleyküm. Evliliğiniz nikâh ile gerçekleşti ise mesele bitmiştir. Bundan sonra evliliğinizi değil, anne babanızla aranızın düzelmesini bekleyin. Bunun için mücadele edin. Kovsa da babanız siz yanaşmaya çalışın. Onların namazsız, paracı olmaları sizin evlatlık görevinizi kaldırmaz. Annenizin size yakın olmasını fırsat bilin. Ara sıra hediyeler gönderin. Başka akrabaları yavaş yavaş aracı olarak gönderin. Ve ibadetlerinizi aksatmamaya çalışın. İyi bir Müslüman olarak yaşayın. Eşinizin ağzından babanız için kötü bir söz çıkmasın. Bir gün yumuşayacaktır.
Selamünaleyküm. Ailenizin tavrı hatalıdır. Kardeşiniz de bunu unutmalıdır artık.
Selamünaleyküm. Ailenizin büyüklerinden birini sana danışmanlık yapmak üzere ayarla. O devreye girsin. Onun kararına göre de hareket et, rahat edersin.
Selamünaleyküm. Ortadaki hata gayet büyük bir hatadır. Senin endişe etmen de gayet doğrudur ve gereklidir. Yalnız senin ifadelerin yani olayı ifade ettiğin kavramlar çok ağır olmuş. Bu kavramları bu şekilde kullanmaman daha doğru olur. İkinci olarak da şu gerçeği bilmelisin: Sen de daha yeni dönüş yapmışsın. Dün bir bugün iki. Gerçekleri öğrenip nefsi terbiye etmek için belli bir vakte ihtiyaç olacağını bilmen gerekir. Biraz daha sabırlı ol ve kazanmaya çalış. Adım adım yol aldığın gibi kelime kelime kazanacaksın. İterek kazanmak olmuyor. Sabret ve yılma sakın.
Selamünaleyküm. Bir kere kendinizi böyle kaypak bir zeminde bırakmayın. İkinci olarak da ailenizden başka büyüklere de meseleyi danışın, onların kararına göre karar verin.
anlaşmazlık konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz mahkemeye 'boşanmak istediğine dair' beyanda bulundu ise mahkemenin kararından sonra boşanma gerçekleşmiştir. Onun dinen boşadım demesi gerekmiyor. Allah mutluluğunuzu ziyade etsin.
Buradaki yanlışlık, en başta evin alınmasında, oluşmasında sizin kendi paranızı teslim etmenizden kaynaklanıyor. Dinimiz açısından iki hususu bilmemiz gerekiyor. Birincisi, sizin eve ekonomik katkıda bulunmanız gerekmiyor; bu erkeğin görevidir. İkincisi de sizin paranıza sadece siz hükmedebilirsiniz. Eşiniz dahil kimse sizin paranıza hükmedemez. Mevcut durumda siz, eşinize elinizdeki parayı bağışlamış görünüyorsunuz. O da kendi mülkünde tasarrufta bulunuyor. Bu durumda yapacak bir şeyiniz yok. Bundan sonrasını iyi planlayın.
Aranızdaki anlaşmada bu ihtilafı giderecek bir madde yoksa yapacağınız iş şudur: a- Bu durumda meri kanunlarda veya teamüllerde var olan usulü size de uyarlayın. b- Sizi karşılayacak bir teamül yoksa, sizin işinize yakın işleri yapan bir kişiyi (mümkünse üç kişiyi) aranızda hakem tayin edin. Verilecek karara ikiniz de razı olun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Asla anneni aşmamalısın. Evlenme hususunda araştırmaya devam etmelisin. Ve sabretmelisin.
Durum, evlenirken yaptığınız sözleşmenize bağlıdır. “Ben tahsilimi sürdüreceğim” dediniz ve o da kabul etti ise şimdi engel olma hakkı yoktur. Böyle bir şart koşmadan evlendiniz de şimdi bunu istiyorsanız, eşinizin sizi evde görmek, derslerle yorulmuş bir kadın görmemek istemesi hakkıdır. Siz yanlış bir istekte bulunuyorsunuz. Size tavsiyemiz, böyle bir konu ile yuvanızın temellerini çürütmemenizdir. Tahsilinizi yapacaksanız da tartışma konusu yapmadan, daha dolaylı yöntemler üreterek yapın. Şeytan bu fırsatı kaçırmaz bunu iyi bilin.
Böyle bir eşten boşanmak istemeniz normaldir. Tam sizin anlattığınız gibi bir ailede eş olarak bulunmak zordur. Yalnız siz yarın “keşke yapmasaydım” dememeniz için aile büyükleriniz veya sizi bilen birileri ile iyi bir istişare edin. Allah yardımcınız olsun.