Fetva Meclisi
Soru
On iki yıllık evliyim. Bugüne kadar eşimle aramızda görüş ayrılığı yaşandığında, merhum Mehmed Zahid Kotku Hazretlerinin “Arkadaşlık, peki demekle kaimdir.” sözünü esas alarak genellikle “peki” diyen taraf ben oldum ve bu sayede büyük problemler yaşamadan geldik. 2009 yılında evimizi sattık ve başka bir yere taşındık. Ancak eşim yaklaşık 25 gün sonra orayı da sattı ve yeni bir inşaata başladık. Borçla, harçla süreç tamamlandı. Şimdi ise eşim, mükemmeliyetçi yapısı sebebiyle o evi de satılığa çıkarmış durumda. Ben tercümanlık yapıyorum ve bu süreçlerde eşimin maaşı kadar, hatta bazen daha fazla maddi katkım oldu. Hem evimi hem işimi birlikte yürütmeye çalışıyorum. Fakat artık ev konusunda yeni bir taşınma ve yeni sıkıntılar yaşamak istemediğim için bu satışa karşı çıktım. Bu sebeple aramızda ciddi bir anlaşmazlık oluştu. Eşim ise bana, “Kocana itaat etmelisin.” diyerek, “Eğer Allah bir insanın başka bir insana secde etmesini emretseydi, kadının kocasına secde etmesini emrederdi.” anlamındaki hadisi delil gösteriyor. Bu sebeple kendimi fikir beyan edemez ve itiraz edemez durumda hissediyorum. Hocam, eşimin değer verdiği ve görüşlerine itibar ettiği hocalardan biri olduğunuz için bu meseleyi size danışmak istedim. Evlilikte itaat meselesinin sınırları nelerdir? Böyle bir konuda benim görüş bildirmem veya itiraz etmem dinen yanlış mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kocanızın davası ile neyi kastediyorsunuz bilmiyorum. Kocanız davasıyla dinimizi kastediyorsa bu davayı yayan ve asıl sahibi (aleyhisselam) günde eşlerini iki defa özel ziyaret ederek hallerini sorar, akşamları da onlarla bir araya gelip hasbihâl ederdi. Kocanız arkadaşlarıyla takılmak için evden kaçış bahanesi olarak öne sürüyorsa dini kullanmasın. Yazdığınız bilgilerden anladığım ikili ilişkinizin iletişiminde problem var. Kocanız sizin içerisinde olduğunuz duygu probleminin farkında değil. Şu aşamada kocanızın bu tavrına refleks olarak misliyle mukabele etmeyin. Tartışmayın, konuşun. Sizi anlaması için tekrar tekrar çaba gösterin. Yalnız kocanızla anlaşmaya çalışırken sizin kendisini arkadaşlarından koparmak istediği düşüncesine kapılmasın. Daha yeni evlisiniz; endişelenmeyin. Bu aşılabilecek bir sorundur. Yeni evli erkeklerin koca olduklarını hissetme süreçleri biraz sancılı olur. Ama çocuk olduktan sonra biraz daha sorumluluk sahibi olduklarını anlamaya başlarlar. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra ayrılmanız sizin lehinizedir. Siz haklısınız veya haksızsınız onu ancak Allah Teâlâ biri ama bu gelişme, sizin koca olarak onunla bir arada durmanızı anlamsız kılar. Mahkeme size maddi bir ceza keserse onu mehirden düşerek takdir edebilirsiniz. Kurtarabildiğinizi kurtarın ve kendi çarenizi oluşturun. Sakın büyü işine girmeyin, ikinci ve daha ağır bir facia yaşarsınız.
Selamünaleyküm. Bu meselede, şunda haklısınız veya değilsiniz-den önce eşinizin karakter olarak kendini tahlil etmesi gerekir. Siz haklı olsanız ne olacak, eşiniz anlamadıktan sonra? Eşinizin bu hususta sizi anlayıp anlamayacağını uzun uzun konuşmanız gerekiyor. Yöre farkının etkisi altında bulunuyorsunuz. Bu karakteri çocuk da değiştiremeyebilir. Daha geniş düşünmeye çalışın.
Hoca hanım, Allah yardımcın olsun. Sen çocukların varlığını gerekçe görerek ayrılmamayı tercih ediyorsun ama ben sana çocuklardan daha önemli olan bir noktayı dikkate almanı tavsiye edeceğim: Huzurun ve kalp rahatlığın. Gitgide bu iki şeyi kaybetmen seni hasta edebilir. Elbette çocukların varlığı büyük bir değer ama kendisini yitirmiş bir anne o çocuklar için bir ağırlık oluşturmayacaktır ileriki dönemde. Bu pencereden ele al konuyu. Eşinin namaz kılmaması ve senin dine hizmetini hafif görmesi noktasından baktığımızda ise sen de çok iyi biliyorsun ki KÖKTEN NAMAZI İHMAL EDEN birinden ayrılmak bir kadın için yanlış bir boşanma talebi değildir. Tarif ettiğin, eşin namazla başlayan bir uçurumun kenarında duruyor. Konunun bu boyutunu onunla ciddi bir şekilde değerlendirmen belki onun için iyi bir tebliğ ve kendisine gelme sebebi olabilir. Allah işini kolay etsin, kalbine ferahlık versin.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
anlaşmazlık konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz mahkemeye 'boşanmak istediğine dair' beyanda bulundu ise mahkemenin kararından sonra boşanma gerçekleşmiştir. Onun dinen boşadım demesi gerekmiyor. Allah mutluluğunuzu ziyade etsin.
Selamünaleyküm. Yangının ortasında kalmışsın. - Aman sonra üzüleceğin bir söz söyleme, yanlış yapma. İşi bu noktaya sen getirmedin, iki dağın arasında kalmışsın. - İki taraftan birine, öbürünün aleyhine destek olma. İki tarafa da mavi boncuk dağıt. Kısacası sen kendini kurtar. - Eşinin bu durumda senden zulüm görmemesi gerekiyor; onu korumak senin vazifen. Korurken de şımartmaman şarttır. Yani ona zulmedilmesin, hata ediyorsa hatasını düzeltsin. - Yangın mahallinde bulunman, alevleri büyütüyorsa uzak dur. - Çok sabret, sabret, sabret... Allah yardımcın olsun. Umarım iyi haberlerle dönersin.
Aranızdaki anlaşmada bu ihtilafı giderecek bir madde yoksa yapacağınız iş şudur: a- Bu durumda meri kanunlarda veya teamüllerde var olan usulü size de uyarlayın. b- Sizi karşılayacak bir teamül yoksa, sizin işinize yakın işleri yapan bir kişiyi (mümkünse üç kişiyi) aranızda hakem tayin edin. Verilecek karara ikiniz de razı olun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Asla anneni aşmamalısın. Evlenme hususunda araştırmaya devam etmelisin. Ve sabretmelisin.
Durum, evlenirken yaptığınız sözleşmenize bağlıdır. “Ben tahsilimi sürdüreceğim” dediniz ve o da kabul etti ise şimdi engel olma hakkı yoktur. Böyle bir şart koşmadan evlendiniz de şimdi bunu istiyorsanız, eşinizin sizi evde görmek, derslerle yorulmuş bir kadın görmemek istemesi hakkıdır. Siz yanlış bir istekte bulunuyorsunuz. Size tavsiyemiz, böyle bir konu ile yuvanızın temellerini çürütmemenizdir. Tahsilinizi yapacaksanız da tartışma konusu yapmadan, daha dolaylı yöntemler üreterek yapın. Şeytan bu fırsatı kaçırmaz bunu iyi bilin.
Böyle bir eşten boşanmak istemeniz normaldir. Tam sizin anlattığınız gibi bir ailede eş olarak bulunmak zordur. Yalnız siz yarın “keşke yapmasaydım” dememeniz için aile büyükleriniz veya sizi bilen birileri ile iyi bir istişare edin. Allah yardımcınız olsun.