Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben iki yıldır evliyim. Okurken evlendik elhamdülillah geçim derdi çekmedik ancak eşim zaman, düzen bilmiyor. Gece on ikiye kadar sohbeti sürüyor. Arkadaşlarıyla kamp yapınca gece evde yalnız kalıyorum. Bana sürekli davasına destek olmam gerektiğini söylüyor. Eskiden böyle değildi, beni önemserdi ve sevgisini gösterirdi. Benden çok arkadaşlarınlasın diyorum kabul etmiyor. Cinsellikte de sağlık problemlerim var, başta önemsemedi şimdi çözmeye çalışıyoruz. Bana diyor ki atandığımda sabah sekiz akşam beş çalışacağım o zaman bu günleri mumla arayacaksın. Ben kabul etmiyorum bunu çünkü bir kadın düzen ister. Kahvaltı da yemek de asla vakitli değil. Akşam onda uyuyup sabah beşte kalkan bir insandım. Evlendiğimden beri gece bir iki gibi uyuyorum. Benim de düzenim alt üst oldu ve her kavgada yatağını ayırıyor. Son bir ayda sekiz gün ayrı yattı. Kamplarını saymıyorum bile. Bir çiçek istiyorum israf diyor, beni görmüyor ve beni sevdiğini düşünmüyorum ancak benim ona fazla ilgi gösterip hayatımın merkezine almam hataydı. Ben ne yapayım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.
Kocanıza karşı ne hata yaptığınızı bilmediğimden en ağırı "iffetinizi korumama" senaryosu üzerinden konuyu ele alıyorum. Eşinizin ısrarla geçmişi karıştırması ve sizin de tevbe etmiş olduğunuz konuları açıklamanız yanlış olmuş. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. İlişkinizi düzeltmek için elinizden geleni yapın ama kendi manevi huzurunuzu da koruyarak hareket edin. Eşiniz de bu durumdan rahatsızsa birlikte sabır, sevgi ve anlayış temelinde yeni bir başlangıç yapmaya çalışın. Ama kocanız bir kafa karışıklığı içerisindeyse yazacaklarımı gözden geçirin. Kocanıza, yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Artık geçmişte yapılan hataların bir daha tekrarlanmayacağına dair onu ikna edin ve bunu davranışlarınızla gösterin. Sürekli yüzünüze vurulan hataların ilişkiyi zedelediğini açık bir şekilde ifade edin. Bu konuşmayı sakin bir dille ve suçlamadan yapmanız önemlidir. Bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşmaya çalışın. Boşanmayı bir çözüm değil, en son çare olarak düşünmelisiniz. Evliliğinizi kurtarmak için tüm yolları denediğinizden emin olun. Ancak kocanız affetmekte ve ileriye dönük bir hayat kurmakta zorluk yaşıyorsa, aile içi danışmanlıkla bu konuyu çözmeye çalışabilirsiniz. Allah size kolaylıklar versin ve aranızdaki sevgiyi, güveni yeniden inşa etmenize yardım etsin.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Süre ne kadar uzarsa uzan 'boşanma' kelimesini kullanmamaya çalışın. Evet, mevcut durum üzücü ve ucunda boşanma aşaması görülen bir durumdur ama siz böyle bir beklenti içinde olamayın; şeytanın işini kolaylaştırmayın. Biraz daha sabırlı olun. Yavrunuzla meşguliyeti artırın. Eşinizin ilgisini çekeceğiniz işler yapmaya çalışın. Bir kere soğukluk hissettiği için o da yanaşmaya cesaret edemiyordur. Siz de haklı olarak üzerine gittiğiniz için şeytan onu biraz daha itiyordur. Direk yatak odasını konuşmadan, yandan konularla girin meseleye. Bir süreliğine beraber geziye çıksanız, bir ay kadar başka yerde yaşasanız ihtimal açılabilir. Bir de size yanaşma belirtileri gösterdiğinde 'gördün mü, sana demiyor mu idim?' şeklinde sorgulama sakın yapmayın. Bir daha geri gelmeyecek şekilde itmiş olursunuz onu. Çok dua edin, çok.
dini sohbet konusundaki diğer fetvalar
Bu anlattığınız makul değil. Bizzat eşiniz ve gittiği yer ile ilgili söylemiyorum ama bu anlattığınız tarz hatalı. Görüşüne itimat ettiğiniz birine müracaat ederek itidali size göstermesini sağlamalısınız. Eşiniz kimseye müracaatı kabul etmezse o takdirde ailenizle durumu değerlendirin ve gerekeni yapın. Tavsiyemiz budur.
Şeytan, herkesi bir noktadan halkasına almaktadır. Sizi de öncelikli olarak namazdan yakalamış. Siz de buna karşılık, namazı en önemli sorununuz olarak göreceksiniz. Bu sorununuzu halledebilmek için öncelikli olarak çevrenizi değiştirin. Bu bir çevre meselesidir. Namazlı bir çevre edinmedikçe işiniz zor olur. İkinci olarak da bir ilim meclisine, sohbet halkasına katılmaya çalışın. Evet, namazın olmaması, eksikliği hayatî denecek düzeyde bir eksikliktir. Bunu, aşmanız gereken barikatlardan biri olarak görün. Henüz yoldasınız kabul edin. Daha kat edeceğiniz çok mesafe var. Sabrederek ve yılmadan yola devam ederek bunu da aşacaksınız Allah’ın izniyle. Kenara çekilmeyin, umutsuz kalmayın vazgeçmeyin. Bir vakit bile olsa bir namaz bir namazdır deyip devam edin. Bu badireyi de geçtiğinizi göreceksiniz biiznillah. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Diploma diye bir şart yoktur. İlim ve ihlas en önemli şarttır. Haddinizi bilin, seviyenizi aşmayın; elbette anlatın. Allah yardımcınız olsun.
Kadının erkeğe bakması özel bir müstehcenlik ihtiva etmiyorsa haram değildir. Kadının erkeği seyretmesi bu açıdan normal olabilir. Özel bir fitne varsa o zaman izlenmemelidir deriz. Erkeğin kadını izlemesi ise ancak zorunlu durumlarda ve kadının mahremiyetini koruyabildiği düzeyde olabilir. Bu ilke aşılırsa kadının görüntüsünü erkeğin izlemesi caiz olmaz. Buna göre değerlendirebilirsiniz.
Dinimizin emri, Peygamber aleyhisselamın adı anıldığında onu duyanın salavat getirmesidir. Bu duymanın kaynağı bir insan ağzı veya bir cihaz olduğundu kural değişmeyecektir. Elektronik cihazlardan da adı duyulduğunda salavat getirilmelidir.
Prensip olarak şöyle bilmeliyiz: Bir kadının erkeğe veya erkeğin fotoğrafına bakması haram değildir. Haram olan bakıldığında fitne oluşturacak bir ortam veya görüntü varsa haram olma durumu o zaman ortaya çıkar. Bu durum vaaz veren biri için de geçerlidir tiyatro oynayan biri için de.