Fetva Meclisi
Soru
Ben 20 yaşında, İlahiyat Fakültesi 1. sınıf öğrencisiyim. Öğrendiğiyle amel eden biri olmak istiyorum. Bazen bunun için geç kaldığımı düşünüyorum. Her hatırladığımda utandığım ve pişman olduğum bir karanlığın içerisindeyim. Gönlüm zina ediyor hocam. Yıllardır kalbim bir haramı seviyor. Bu ne büyük imtihandır. Okuduğum okulun, öğrendiğim ilmin altında eziliyorum. İbadetlerim samimiyetsiz geliyor. Bugüne kadar ailem ve yakın akrabalarım okumam için ellerinden geleni yaptılar, bunun verdiği hakla benim hakkımda planlar yapıyorlar. Benim gayem ise, ibadetlerinde samimi, öğrendiğiyle amel eden bir bayan olabilmek. Bunun için zina çukurundan kurtulmam ve evlenmem gerektiğini düşünüyorum nicedir. Sanki bu ilk adım olacak güzel yarınlara. Ancak ailem her defasında, okulum bitmeden, ekmeğimi elime almadan evlenemeyeceğimi söylüyor. Ne yapacağım hocam? Bir yanda ailemin rızası, bir yanda söz geçiremediğim nefsim ve ahiretim. Büyük bir ruhsal buhran içindeyim. Her şey lezzetsiz geliyor. Bu dünyadaki en günahkâr insan olduğumu düşünüyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kesinlikle eksik düşünüyorsun; dünyanın en büyük ve en ağır suçunu işlemiş de olsan Allah'ın kapısı sana açıktır. Şeytan o zaman seni o hataya düşürdü şimdi de o hatanın yorumu ile ömrünü hırpalıyor. Bunları bırak ve iyi işler yapmaya bak. Evlilik dâhil diğer işleri akışına bırakmalısın. İkinci bir hatan eski hatalar üzerinden felsefe yapman olur. Bunu yapma. Hiç bir şey olmamış gibi dinini yaşamaya bak, tevbeni koru. İşlediğin günahı da kimseye açma sakın. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Zina çizgisine gelmiş biri ne ailesini dinler ne de devleti! Evlenmek haktır, Allah'ın emridir. Aileniz sizi ciddiye almıyordur. Evlilik de asla eğitime mani değildir. Ailenizle ciddi konuşun.
Aleykümselam. Haramı ve hele hele zinayı en ağır ölüm olarak bilmen gerekir. Bile bile annene bir kötülük yapmanın da ondan aşağı kalmaz bir ölüm olacağını bil. İkisinin ortasında da dengeyi kur. Ne harama kay ne de onları üz. Ortası, onların bilmemesi ise onu yap.
Kendini çıkmazda görme yerine şöyle yap: Günlük yoğunluğunu ikiye katla. Daha çok kitap oku. Yazı yaz. Ders dinle. Araştırma yap. Sılayırahim yap. Nafile namaz kıl. Zikir yap… Bunlar seni belirttiğin hatalardan uzak durmaya sevk edecektir. Böylece de bile bile hatanın etrafında dönmemiş olacaksın.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Kadın ve erkek savaşının bir sahnesini görmüşsün. Elhamdülillah bir sıkıntı olmamış. Yüz verme, yalnız gezme. Cevap bile verme. Gerekiyorsa yakındaki bir emniyet mensubuna şikâyette bulun ama bu konuyu afet gibi abartmana da gerek yoktur. Sen kulluğunu yaşamana bak. Allah yardımcın olsun.
ailenin evliliğe izin vermemesi konusundaki diğer fetvalar
Ailenize bir tür ortayı bulma yolu teklif edin: Öğretmenlik yapacağınızı ama evlenme ile beraber olacağını söyleyin. İkisini de bir arada yürütme esnasında evlenince eşinizle baş başa kalacağınız için size müdahale hakları olmayacaktır ve evinize kapanırsınız biiznillah. Ailenizi yok saymayın. Harama el değdirmeyin. Sabredin ve kazanın.
Annenin görüşünün dini bir tutanağı yoktur. Ama sizin annenizi aşma imkânınız da olmamalıdır. Babanızı ikna etmeye çalışın. Babanız onu ikna etsin. Olmazsa bu fani dünyada annenizi kimseye feda etmeyin. Sakın!
Bir insan yaşı ne olursa olsun helal bir evlilik yapabilir. Buna çocuklarının engel koyması asla caiz değildir. Allah’ın helalini çocuklar daraltamaz. Kişinin helal mülkü üzerinde de kendisinden başkasının tasarrufu olamaz. Çocukların yeni bir mirasçı görmek istememeleri hakları değildir. Bu nedenle babalarının helal bir evliliği yapmasını engellemeleri evlat zulmüdür ve haramdır.
a- Asla anne babanın gazabını çekecek cümleler kullanma. Onları yok sayma sürecine girme. b- Akrabalardan babanıza tesir edecek birini devreye sokmaya çalış. c- Buna rağmen süreç başlamazsa, karşı tarafa git, durumu izah et. O şartlarda bir evlilik şartlarını konuş. d- Baban annen hâlâ 'yok' demeye ısrar ediyorlarsa, onlarsız ama onlara saygısızlığın olmadığı bir sürece gir, evlen. Onların senin evliliğini engellemeye hakları yoktur. Yardım etmemeye hakları olabilir. Bu tür aileler, masraf olmazsa onay verirler. Maalesef böyle. Evlen ve onlara saygılı ol. e- Bu arada asla hanım olacak tarafla riskli bağlantılar kurma. Telefonu bile kaldır. O olmazsa ikinci bir adayı araştır. Allah işini kolay etsin. Dua ediyor, bekliyorum.