Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Fransa’da yaşıyorum. Evlenmek istediğim eş adayım Fransız kökenli bir Müslüman. Yaklaşık on senedir Müslüman ve dinini çok düzgün yaşıyor. Anneme bunu söylediğimde katiyen izin vermeyeceğine söyledi. Nedeni ise sonradan Müslüman olması ve Türk olmaması. Bu endişenin İslam’da yeri olmadığını söyledim ama pek rızası yok. Anne ve babamın rızasını nasıl alabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslümanlık dininde evlilik için aranan şart Müslümanlıktır. Hiçbir ırk diğer ırk için evlenme açısından engel oluşturmaz. Mevcut sıkıntı ise Müslümanlıktan değil insanlıkla alakalı hususlardan dolayı oluşmaktadır. Evet, anne babanızın tavrı isabetli değil ama sizin genç bir kız olarak onlardan habersiz birine takılmanız isabetli mi?
Bir babanın kızının razı olmayacağı bir evliliğe diretmesi dinen caiz olmayan bir iştir. Evlilik, babanın rızasına bağlıdır ama babanın emretme hakkı yoktur. Babanızın bu hükümleri bilmemesi sizin kararınıza baskı yapmalarına neden olmuştur. Sizin de evet dememeniz gerekirdi. Şu durumda bir sıkıntınız yok görülüyor ama ne edin edin babanızın duasını alın. Hayatınızın bereketi kaybolur.
Evet, ortada dinen bir engel yoktur ama sizin de baba hassasiyetini gözetmeniz gerekir. Gönlü kırılmış bir baba sizi de yıllarca ezebilir.
Allah Müslümanlığınızı size mübarek kılsın, elinizi ve dilinizi korusun. Ayağınızı sabit tutsun. Babanızın durumu onun da mü'min olduğu şekline anlaşılıyor. Siz öncelikle babanıza imanını açıklamasını telkin etmeye çalışın. O hayatta iken ikinci kişileri imanına şahit tutmaya çalışın. Ölünce de babanızın iman edip öldüğünü yaymanız gerekir. Becerebilirseniz onun mü'min gibi defnedersiniz. Beceremezseniz yapacak bir şeyiniz yoktur, siz mü'min arkadaşlarınızla cenazesini kılarsınız. Allah Teâlâ annenize de iman nasip etsin.
Evvela şunu bil, aile rızası, özellikle anne duası bu hayatta öyle bir berekettir ki ne aşkla ne tutkuyla ölçülebilir. Annenin gözyaşıyla kurulan bir yuvada huzur kolay kolay yeşermez. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) annenin ayağının altını cennet olarak tarif etti. Annenin rızası olmayan bir evlilik, rüzgârsız denize açılmış yelkenlidir. Ama senin halini de küçümseyemeyiz. Kalbin birini sevmiş. Sevmek suç değil. Allah'ın yarattığı bir duygudur. Ancak evlilik, sadece aşkı değil; aklı, imanı, sabrı ve istikameti de omuzlamaktır. Bu hanımefendi belki iyi niyetlidir, belki seninle mutlu olmayı da ister. Fakat unutma, evlilik, iki kişi arasında kurulmaz sadece. İki ailenin, iki geçmişin ve iki farklı dünyanın da buluşmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç hususu sana maddeler hâlinde aktarayım: Aileni ezerek evlenme. Onların rızasını almadan yapılan evlilik, ileride seni ya onların vefatıyla ya da pişmanlıkla sınar. Onlara rağmen bir hayat kurarsan bu sevgi zamanla külfete dönüşebilir. Hanımefendinin bakış açısını da ölç. "Senin hayatın, sen karar ver." diyen bir yaklaşım kulağa doğru gelse de aileni yok sayan bir anlayışa dönüşüyorsa, bu ileride seni yalnızlığa sürükleyebilir. Evleneceğin insan, sadece seni değil aileni de sevebilecek bir gönle sahip olmalı. Sevgi büyüktür ama istikamet daha büyüktür. Şeytan bazen meşru olmayan yollarda bizi duygularımızla kandırır. Aşkın haram boyutu yoksa sabredilirse sevap olur. Ama sabredilemezse günaha döner. Senin durumun henüz bu sınıra gelmemiş görünüyor. Ama dikkat et, kalbin fitneye de açıktır. İstişare ve dua silahın olsun. Ailenden başka değer verdiğin, Allah’tan korkan bir iki kişiyle istişare et. Ve özellikle istihareyi ihmal etme. Gönlün huzur bulana kadar aceleci olma. Seni kendine çağıranla değil, Allah’a yaklaştıranla yürümeye bak. Bu hanımefendi seni ailesiz bir karar almaya çağırıyorsa “Yarın bir gün başka kırılmalarda da seni yalnız bırakabilir mi?” sorusunun cevabı da önemlidir. Son söz olarak sakın karamsarlığa düşme. Allah senin niyetine bakar. Doğru olanı yaparsan, seni sevdiğinden mahrum etmez, ya onunla ya da ondan daha hayırlısıyla buluşturur. Allah'a emanet ol, gönlünü Rabbine aç, annenin duasına sarıl.
Bir baba veya annenin çocuğundan nasihat dinlemesi çok zordur. Eğer sözleriniz onlara kırıcı geliyorsa söylemeyin. Beklediğiniz kâr, yaptığınız zararı karşılamayabilir. Dua edin, sabredin.
ailenin evliliğe izin vermemesi konusundaki diğer fetvalar
Bir insan yaşı ne olursa olsun helal bir evlilik yapabilir. Buna çocuklarının engel koyması asla caiz değildir. Allah’ın helalini çocuklar daraltamaz. Kişinin helal mülkü üzerinde de kendisinden başkasının tasarrufu olamaz. Çocukların yeni bir mirasçı görmek istememeleri hakları değildir. Bu nedenle babalarının helal bir evliliği yapmasını engellemeleri evlat zulmüdür ve haramdır.
Harama ve ahireti tehlikeye atmaya karşı ne aile ne de başka bir engel tanımamalısın. Evlenme için gerekli hazırlığı yap. Nasibin gelirse yola çık. Ailen seni anlamayabilir, sen kendini anla. Yalnız şuna dikkat et: Bu düşünceler seni kör bir evliliğe itmesin. Kırk kere ölçüp bir kere biçmeye çalış. Bu arada da anne ve babanla ölçülü ve nazik ol, haddini aşarak haklı olduğun bir işte haksız duruma girme.
Ailenize bir tür ortayı bulma yolu teklif edin: Öğretmenlik yapacağınızı ama evlenme ile beraber olacağını söyleyin. İkisini de bir arada yürütme esnasında evlenince eşinizle baş başa kalacağınız için size müdahale hakları olmayacaktır ve evinize kapanırsınız biiznillah. Ailenizi yok saymayın. Harama el değdirmeyin. Sabredin ve kazanın.
a- Asla anne babanın gazabını çekecek cümleler kullanma. Onları yok sayma sürecine girme. b- Akrabalardan babanıza tesir edecek birini devreye sokmaya çalış. c- Buna rağmen süreç başlamazsa, karşı tarafa git, durumu izah et. O şartlarda bir evlilik şartlarını konuş. d- Baban annen hâlâ 'yok' demeye ısrar ediyorlarsa, onlarsız ama onlara saygısızlığın olmadığı bir sürece gir, evlen. Onların senin evliliğini engellemeye hakları yoktur. Yardım etmemeye hakları olabilir. Bu tür aileler, masraf olmazsa onay verirler. Maalesef böyle. Evlen ve onlara saygılı ol. e- Bu arada asla hanım olacak tarafla riskli bağlantılar kurma. Telefonu bile kaldır. O olmazsa ikinci bir adayı araştır. Allah işini kolay etsin. Dua ediyor, bekliyorum.