Fetva Meclisi
Soru
Hocam annem ve babam birileri hakkında konuşuyorlar ve kınama sayılacak sözleri oluyor. Ben uyarıyorum ama sürekli onlara müdahale etmek benim kendi önüme bakmama engel oluyor. Enerjim bitiyor, sanki bunun sebebi Peygamberimiz aleyhisselamın kınamakla ilgili olan hadisi. Annem ve babamın konuşmalarına dikkat etmemeleri sebebiyle kınadıkları şeyin benim ve kardeşlerimin başına gelmesinden ve günaha girmekten korkuyorum. Bende konuştukları o günahı işlersem endişesine giriyorum. Bana bu konuda yol gösterebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bi evlat, baba ile anlaşıp anlaşmama durumunda olmaz. Evlat babasının önünde itaat eder sadece. O size karşı kusurlu ise bu sizin yararınıza olacaktır. Zira Allah Teâlâ sizin hakkınızı ondan muhakkak alır. Ama siz ses yükselterek kendi hakkınızı da tüketiyorsunuz. Sabretmeli ve kazanmalısınız. Yapacağınız tek şey, sizi ses yükseltmeye teşvik edecek ortamlardan uzak durmanız olur.
Kızım, asla namazı bırakma alternatifini düşünme. Belki de senin kılacağın namazlar çok daha sevaplı olacak. Anne ve babanı karşına alacağın bir söz ve davranışa da yanaşma. Allah'ın sana emrini kimse ile pazarlık etme. Kimseyi de incitme. Arada biraz yorulabilirsin ama kazancın çok olur. Sabırlı ol. Tamamını kılamadığın zaman kılabildiğini kaçırma sakın. Sonunda kazanacağın bir mücadele içindesin. Yılma sakın. Allah yardımcın olsun.
Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
Selamünaleyküm. Karı koca arasına girmemeye çalışın. Zamanla düzelir onlar. Her ikisine de sabrı tavsiye etmeye çalışın.
Öncelikle şu bilgiyi ortaya koyalım: Kimsenin günahı bir başkasına yazılmaz. Kur’an’da bu çok açık bir şekilde ifade edilmiştir: “Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez.” (En’âm sûresi, 6/164. âyet) Bu ayetten, bir babanın yaptığı hatayı evladının çekmeyeceğini anlıyoruz. Ama evlat babasının yaptığı yanlışlara susar, onaylar, benimsediği hâlde uyarsa, o zaman o günaha ortak olur. Senin anlattığın durumda ise sen bu hataları onaylamıyorsun, içinden rahatsız oluyorsun, düzeltmeye çalışıyorsun. Bu durumda sen sorumlu değilsin. Peygamber Efendimiz ﷺ buyuruyor: “Bir kul bir şeyi ayıplarsa, Allah onu o şeyle imtihan etmeden canını almaz.” (Tirmizî, Kıyâme, 53) Ama bu senin için değil kınayan için geçerlidir. Yani eğer baban, insanların başına gelen musibetleri küçümsüyor, eşine, evladına laf söylüyorsa, bu çok risklidir. Allah muhafaza, onun imtihanı daha çetin olabilir. Bu yüzden dua et ki Rabbim ona hidayet versin. Ama bu kınamalar sana sirayet etmez, yeter ki sen aynı hatayı yapma, aynı kibri taşıma.
aile konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle geçmiş olsun. Ailenin senin iyiliğini düşündüğünü ve senin daha iyi tanıdıklarını unutma. Anne-babanla cedelleşme, dualarını almadan bir yola çıkma. Yeni boşanmışsın. Bir travma yaşamışsın. Bunun sıcaklığı sebebiyle doğru karar verme kabiliyetin zayıflamış olabilir. Ayrıca bir işi yapmayı sevmek ve istemek başka bir durum, karakterinin o işe uygun olup olmadığı farklı bir durum. Ciddi bir emek sarf edeceksin. Bunun için seni yakından tanıyan bu işin uzmanlarıyla çeşitli oturumlar yap. Tabi duygusal baskı yapmadan, senin üzülmen pahasına bile olacak doğru söyleyebilecek kimselerle toplantı yapabilirsin. Allah yardımcın olsun.
Sorunuzu "evleneceğim kimseyi ailemin tercih etmesi günah mı?" şeklinde anladım. Buna göre evlenmek isteyen erkek ve kadın razı olduktan sonra herhangi bir günah olmaz. Yeter ki razı olsunlar.
Eşinizin sizin paranızı kime borç verdiğinize dinen karışma yetkisi yok. Ama yuvanızı beraber yürüttüğünüz için istişareli hareket etmeniz daha doğru olur. Bu konuda orta yolu bulmak için eşinizle ve çevrenizdeki yaşını almış olgun hanımlarla değerlendirme yapmanız gerekir. Anne ve babanızı da üzmeyecek bir çözüm yolu üretin.
Sizin şu anki durumunuz evlilik kararını vermekten öte flörte dönüşmüş durumdadır. Evlilik konusunda karşılıklı karar vermişseniz ailelerinizle bu konuyu açıkça tekrar siz konuşun. Onlara evlenmek istediğinizi ve engel olmamaları gerektiğini rica edin. Kendilerinden maddi beklenti içerisinde olmadığınızı açıklayın. Ailenizin gerekçesi talibinizin davranış veya ahlak bozukluğu gibi gerekçeler sunarlarsa söylediklerini dikkate alın. Ama sadece maddiyatı öne sürerlerse ve diretirlerse kendi aile büyüğünüzü (dede, amca, dayı gibi) devreye sokarak çözüm bulmaya çalışın. Evlilik yolunda tek çaba gösteren taraf siz olmayın. Yani bundan da sonuç alamazsanız erkek tarafının büyükleri ailenizin itibarının zedelenmemesi için onlarla konuşsunlar. Bu da olmazsa mütevazı bir yuva kurarak ailenizi düğününüze davet edin. Allah suhûletle bu konuyu çözmeyi nasip etsin. Yuvanızı hayırla kurmayı ve hayırla yürütmeyi lütfetsin.
Ailenizi incitmeden günah işlenen bir ortama gitmeyeceğinizi kararlılıkla ortaya koyun. Taviz vermeyin. Allah yardımcınız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/kadin-erkek-karisik-olan-bir-salon-dugunune-gidilir-mi https://fetvameclisi.com/fetva/calgili-dugunlere-gidilebilir-mi
Ailenizle tartışmadan onların sizi anlamalarını sağlayın. Bunun için de konuşun ama yumuşak tavrınızı ihmal etmeyin. Bir baskıya maruz kalırsanız veya evinizde büyük bir gürültüye sebep olacaksa yanlarında oturmadan ve tokalaşmadan bayramlaşabilir ve misafirleri ağırlayabilirsiniz.