İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam benim aklıma sürekli “Eğer bunu yaparsam, şunu yaparım” gibi sözler geliyor ve sanki bunları gerçekten ağzımla söylemişim gibi hissediyorum. Bu düşünceler beni çok rahatsız ediyor. Aklımdan geçen sözler gerçek olur mu?

Cevap

Aklına gelen bu tür düşüncelere obsesif düşünceler veya vesvese deriz. Yani, aklından geçen şeylerin gerçekte gerçekleşmesi söz konusu değildir. Eğer bir şey aklından geçerse bunu hemen doğru bir şekilde gerçek olacak bir şey gibi düşünme. Çünkü akıldan geçen her şeyin gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Aklından geçen her düşünceyi gerçekmiş gibi algılama. Bunlar sadece geçici düşüncelerdir ve gerçeğe dönüşmeleri söz konusu değildir. Şeytanın vesveselerinden korunmak için dua ve zikirler oku. Bu, kalbini ve zihnini koruyacaktır. Düşünceleri görmezden gel. Düşünceler gelir ve geçer. Onlara takılmadan dikkatini başka şeylere yönlendir. Bu, olumsuz düşüncelerin etkisini zayıflatır. Aklına gelen her şeyin gerçekleşmeyeceğini unutma. Akıl bazen bu tür düşüncelerle meşgul olur, ama bunlar irademizle oluşmaz. Yani, aklında geçen bir şeyin gerçekte gerçekleşmesi çok nadir bir durumdur. Bu sebeple düşüncelerinle savaşmaya çalışma. Hatta geldiklerinde onlara "biraz daha abart" de ve abartmasından da korkma. Zamanla azalacaktır inşaallah. Bunların yanı sıra bir psikoloğa görünmeyi de gündemine al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tekrarlayıcı istenmeyen düşünceleriniz veya dürtüleriniz varken ki aklınızdan hiç çıkmadığını belirtmişsiniz, sizi günlük hayatta oldukça meşgul eden bir yerdeyken elbette ki size bir uzman desteğini ısrarla tavsiye edeceğim. Bunun üzerine çalışılmadığında, ciddi anlamda endişe ve duygusal bunalıma yol açabilir. Bu düşüncelere kapılmamak için çaba gösterseniz de onlar daha da güçlenebilir. Örneğin böyle bir düşünce akla her geldiğinde, kişi mümin olduğundan "emin" olabilmek için günün yarısını şehadet getirerek, tövbe ederek imanını tazelemekle geçirebilir. Şeytan zaaflarımızı bulur ve tam buradan saldırmak için fırsat kollar. “Şeytan vesvesenin kaynağıdır. Bu düşünceler onun telkinleridir ve dolayısıyla ben bunlardan sorumlu değilim. Bu nedenle vesveseler doğrultusunda davranışlar sergilememe hatta bunlar üzerinde durmama bile gerek yok" deyin ve bu düşünceleri orada bırakın. Yani tüm bunlar zihnin sizden bağımsız size söylediği, inanmanızı istediği sözlerdir. Dikkate almanız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, şeytanın belli bir yerden sonra müdahalesinin olamayacağını, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca denk olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.

Hocam birinci sorum Allah’a inat olsun diye günah işlemek ve büyük günahlarla al
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aşırı hassasiyetim oluyor, sürekli takıntı vesvese dediğiniz durumda dini OKB olabilir. Bu konuda bir uzman desteği almanızı tavsiye ederim. Bu durum ister dinden olsun ister olmasın herkesin yaşayabileceği bir şeydir. İnsanın aklına pek çok farklı düşünce gelebilir ancak her düşüncenin bir olmadığını da göz önünde bulundurmalıyız. Dikkate almamız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Size gelen vesveselerden herhangi biriyle aşırı meşgul olursanız onu zihninizde çok büyütmüş, onu güçlendirmiş olursunuz. Düşünceye odaklanarak onu güçlendirmeyi istemeyiz ve bununla birlikte onu bastırarak, oluşmasını engellemeye çalışarak davranışların değişmesine izin vermeyiz. "Bu düşünce şeytanın vesvesesidir ve bu yüzden reddediyorum. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir ve ben elimden geleni yaptım, bu şekilde devam ediyorum" gibi bir düstur edinip bu değer doğrultusunda hareket etmeye çalışabilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca eşdeğer olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.

Hocam çok şükür ibadetlerimi yapıyorum ama aşırı hassasiyetim oluyor bazı zaman.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, beynin seni koruma içgüdüsünün aşırı çalışmasıyla ilgilidir genelde. Zihnin, tehlike varmış gibi algı yaratıyor ama gerçekte bir tehdit yok. Bu yüzden korkularına kapılmadan, onların sadece düşünce olduğunu bilmelisin. Öncelikle şunu bil: Korkular ve vesveseler, seni yönlendiren gerçekler değil. Bunlar gelip geçici düşüncelerdir. Şeytan bazen insanın zihnine vesvese verir, bazen de insanın geçmiş yaşantıları ve kaygıları bu tür düşünceleri besler. Bunların seni yönetmesine izin verme. Bu yüzden: 1. Korkularına karşı pasif kalma, üstüne git. Korktuğun şeyleri sürekli düşünmek yerine, onlara meydan oku. "Bu sadece bir düşünce" diyerek bilinçli bir şekilde reddet. 2. Zihnini boş bırakma. Meşguliyet, vesveseyi azaltır. Gününü planlı geçir, faydalı işlerle uğraş. 3. Tevekkül geliştir. Kötü bir şey olacak korkusuna karşı, “Allah benimle” diyerek kendini güvende hissetmeye çalış. 4. Düzenli dua et. Sabah ve akşam şu duayı oku: "Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hû. Aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbü’l-Arşil-azîm." (Tevbe, 129) 5. Nefes egzersizleri yap. Kaygılandığında derin nefes al, 4 saniye tut, 6 saniyede yavaşça ver. Bu bedeni sakinleştirir. 6. Eğer bu durum hayat kaliteni ciddi şekilde etkiliyorsa bir psikologla görüşmek faydalı olabilir. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.

Hocam ben ara ara her şeyden korkuyorum. Birisi bana baksa ya da bir yere gitsem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bahsettiğiniz durumlar “vesvese” içerisinde olduğunuzu gösteriyor. Bu yüzden Allah’ın izniyle atlatabileceğiniz bir durumdur. Bunu sizde zaten inanarak söylemediğinizi kabul ediyor, aklınıza gelen hızlı bir düşünce olduğunu ifade ediyorsunuz. Öncelikle tavsiye edilmesi gereken bir durum: - Eğer bu durum devam eder ve kökleşirse, bir psikologdan destek almanız, durumun daha fazla ilerlemeden uzman yardımıyla bu süreci kısa sürede atlatmanıza yardımcı olacaktır. OKB durumunuzdan dolayı muhakkak bir psikolog ile hareket etmeniz de gerekmektedir. -Uzmana görünene kadar ise bu tarz konular üzerinde durmayın, çok fazla araştırma ve zihninizde döndürme yoluna çok gitmemeye çalışın. Namazınızı da bozmadan devam ettirmeniz daha iyidir. Böyle bir durumda sürekli namazdan çıkmaya başlarsınız, bunu yapmayınız. Böyle yaparsanız namazınızı bırakmaya başlayabilirsiniz. Aman böyle bir durum daha sancılı olur. Aklınıza gelen kötü şeyler başınıza gelmez Allah’ın izniyle. Siz Allah’a sığının ve o esnada işinizi yapmaya devam edin, bırakmayın. -Aklınıza böyle düşünceler geldiğinde euzubesmele çekin, hiç aklınıza gelmemiş gibi kabul edin. Kuran okuyun, Felak, Nas Sureleri, Ayet el-Kürsi’yi her gün bolca okuyun. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Boş kalmamaya özen gösterin. Çünkü meşguliyetleriniz size doğal süreçte bu vesveseleri unutturacaktır Allah’ın izniyle… Allah’a emanet olunuz.

Hocam, ben dua ederken bazen istemeden aklıma kötü şeyler geliyor ve bu düşüncel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şeytanın bizimle mücadelesi uzun geçmişli ve derin planlıdır. Sizi hayırdan kökten engellemeye çalışması onun ilk hedefidir. Onu beceremediğinde ise belirttiğiniz gibi makul kılıklı bir gerekçe ile üzerinize gelir ve neticede siz KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARABİLİRSİNİZ. Dininizin size emrettiklerini, tavsiyelerini kuralına göre yapın. Uç takıntılara takılmamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam mesela bir iyilik yapmak istiyorum. Niyetim Allah rızası fakat içime hemen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, aklı olan herkesi hayretler içinde bırakacak, uykusunu kaçıracak ağır bir felaket yaşıyoruz. Allah'ın mülkünde aciz kullar olmanın en net tablosunu oluşturduk. Böyle büyük bir felakette kalbi olan herkes sıkıntı çeker. Hiçbir şey yokmuş gibi olmak mümkün değildir. Sabretmek nedir bunu da anlamış olacağız. Böyle bir durumda psikolojimizin ayakta duramayacak hale gelmemesi için şu hususlara önem vermeliyiz: a- Olayın nedeni, niçinleri gibi ayrıntılarına ve bilimsel boyutlu yorumlarına girmemeliyiz. Bilimsel yorumları ehline bırakmak doğru olandır. Gereksiz zihin meşguliyeti oluşturur, korkuyu artırabilir. b- Bölgede sayısını Allah'tan başkasının bilemeyeceği kadar insan kardeşimiz ya öldü, ya da ölümün kovaladığı zor anlar yaşıyor. Hastalık, soğuk, açlık ve çaresizlik içinde kıvranıyor. Elimizden ne geliyorsa profesyonel yollarla onlara ulaşmalıyız. Bir ekmek, bir bardak su bile olsa bir şeyler yapmaya çalışmalıyız. Bizim desteğimiz kimseyi kurtarmasa da bizi vicdan azabından kurtarır. c- Bu olay bize dünyanın niteliğini ve faniliğini iyice izah eden bir ders olmalıdır. “Dünya budur, böyledir” diyebilmeliyiz. Bir matem ortamı oluşturup kenara çekilmek şeklinde olmayan dersler çıkarmalıyız bu olaydan. Dünyanın dost ayırmadığını ama onu iyi kullananı seçtiğini anlamalıyız. Boş “keşkeler” yerine ciddi değerlendirmeler yapmalıyız. Siyaset başta olmak üzere özel menfaatlerimizi bu afetin ve sonuçlarının önüne geçirmemeliyiz. d- Şeytan, bizi içten çökertmek için bu musibeti kullanabilir. Ona alet olmamak için ne gerekiyorsa ihmal etmeyeceğiz. Günlük ibadetlerimizi aksatmamak en başta yapmamız gerekendir. Muhakkak bir zikir programımız olmalıdır. Günde yüz defa şu zikir, yüz defa bu zikir gibi bir plan yapmalıyız. Çokça Kur'an okumak bir çaredir. Özellikle de bu dönemde KEHF suresini sık sık sesli bir şekilde okumalıyız. e- Aile içi ilişkilerimiz, arkadaş çevremiz, akrabalarımız bir nevi ciğerlerimiz gibi etkilidir. Birbirimizi incitmemeye, zaten gergin olan ortamımızı biraz olsun muhabbetle kollamaya önem vermeliyiz. Bu dönemde bari birbirimize daha müsamahalı, görmezden gelmeye çalışır olmalıyız. f- Bu tür musibetler anında iki yoldan birinden gitmek kaderimizdir. Birincisi: Derdimizi konuşup bir kenarda mızmız ederek vakit geçiririz. Elimizden dünya da gider ahiret de. Bu açıkça felaket üstüne felaket olur. İkincisi ise başımıza gelen felaketten sonra her şeyden önce o felaketten maddi manevi ibretler çıkarırız. Elimizden gelen her türlü çareyi kullanırız. Yeni bir hayat ve yeni bir huzur arayışı içinde oluruz. Sonra da Rabbimize sığınır ve dualar ederiz. Bu da bizim dünyamızı huzur olarak kazanmamız ve ahirette ecir sahibi olmamız anlamına gelir. Bu ikinci yolu tercih etmemiz gerekiyor. Dinimiz bunu emreder, akıl da bunu gösterir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam yaşanan olaylar neticesinde bir yanım korku içerisinde bir yanım otur sade

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.