Fetva Meclisi
Soru
Hocam çok şükür ibadetlerimi yapıyorum ama aşırı hassasiyetim oluyor bazı zaman. Yani sürekli takıntı ve vesvese oluyor. Kendimi bir şeylere şartlandırmak, özellikle dini anlamda doğru mu bilmiyorum. Bir de epilepsi hastasıyım ve öğretmenim. Zaman zaman aklıma dini anlamda tarikat cemaat vs. konularında çok sorular geliyor ve tek bir yolum var o da Kur’an ve Allah diyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Tekrarlayıcı istenmeyen düşünceleriniz veya dürtüleriniz varken ki aklınızdan hiç çıkmadığını belirtmişsiniz, sizi günlük hayatta oldukça meşgul eden bir yerdeyken elbette ki size bir uzman desteğini ısrarla tavsiye edeceğim. Bunun üzerine çalışılmadığında, ciddi anlamda endişe ve duygusal bunalıma yol açabilir. Bu düşüncelere kapılmamak için çaba gösterseniz de onlar daha da güçlenebilir. Örneğin böyle bir düşünce akla her geldiğinde, kişi mümin olduğundan "emin" olabilmek için günün yarısını şehadet getirerek, tövbe ederek imanını tazelemekle geçirebilir. Şeytan zaaflarımızı bulur ve tam buradan saldırmak için fırsat kollar. “Şeytan vesvesenin kaynağıdır. Bu düşünceler onun telkinleridir ve dolayısıyla ben bunlardan sorumlu değilim. Bu nedenle vesveseler doğrultusunda davranışlar sergilememe hatta bunlar üzerinde durmama bile gerek yok" deyin ve bu düşünceleri orada bırakın. Yani tüm bunlar zihnin sizden bağımsız size söylediği, inanmanızı istediği sözlerdir. Dikkate almanız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, şeytanın belli bir yerden sonra müdahalesinin olamayacağını, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca denk olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
Şunu kesin bir bilgi olarak bilmelisiniz: İman denen şey bu mücadelenin ta kendisidir; hemen hemen herkes buna benzer bir süreç yaşar. Kimi bu süreçte erir gider kimi de güçlenerek iman yoluna devam eder. Israrla yolunuza devam edin. Bin şüphe sizi kuşatsa da onu yarın çıkın. Zihninizde kaldığı, dilinize ve elinize yansımadığı sürece hiç bir vesvese sizi yıldırmasın. Allah'a emanet olun.
Aklına gelen bu tür düşüncelere obsesif düşünceler veya vesvese deriz. Yani, aklından geçen şeylerin gerçekte gerçekleşmesi söz konusu değildir. Eğer bir şey aklından geçerse bunu hemen doğru bir şekilde gerçek olacak bir şey gibi düşünme. Çünkü akıldan geçen her şeyin gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Aklından geçen her düşünceyi gerçekmiş gibi algılama. Bunlar sadece geçici düşüncelerdir ve gerçeğe dönüşmeleri söz konusu değildir. Şeytanın vesveselerinden korunmak için dua ve zikirler oku. Bu, kalbini ve zihnini koruyacaktır. Düşünceleri görmezden gel. Düşünceler gelir ve geçer. Onlara takılmadan dikkatini başka şeylere yönlendir. Bu, olumsuz düşüncelerin etkisini zayıflatır. Aklına gelen her şeyin gerçekleşmeyeceğini unutma. Akıl bazen bu tür düşüncelerle meşgul olur, ama bunlar irademizle oluşmaz. Yani, aklında geçen bir şeyin gerçekte gerçekleşmesi çok nadir bir durumdur. Bu sebeple düşüncelerinle savaşmaya çalışma. Hatta geldiklerinde onlara "biraz daha abart" de ve abartmasından da korkma. Zamanla azalacaktır inşaallah. Bunların yanı sıra bir psikoloğa görünmeyi de gündemine al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Kıymetli kardeşimiz ne dinden çıktınız, ne günaha girdiniz. Sizde bir vesvese hastalığı var. Bu da olağan bir hastalıktır. Bununla mücadele etmek gerekir. Bunu da en iyi bir psikolog ile yaparsın. Unutma dinden çıktım mı acaba diye tereddüt ettiğin sürece dinden çıkmış sayılmazsın biiznillah. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Muhakkak bir psikologla görüşün ve geciktirmeyin bu görüşmeyi.
Bu ağır bir şeytan tuzağıdır çok dikkat edin. Bunların hepsini yok sayın, işinize bakıp ibadetler yapın. Bu tür sıkıştırmalar olunca bir miktar çevrenizi değiştirin, uzak bir şehirdeki akrabayı ziyarete gidin, efkârınızı dağıtın. Sık sık farklı camilerde namaz kılın. Bir ders halkası bulup ona katılın. Bu bir tuzaktır, sakın kapılmayın.
dini hassasiyet konusundaki diğer fetvalar
Bir kere bu dönüşümün seni bir nebze sarsmasını normal görmelisin. Hayatını öncesine göre aksi bir yöne çevirdiğine göre bir alışma dönemin olmalıdır. Bunun geçici olduğunu bil. İkinci olarak da aşırı gitmen doğru olmaz. Mesela namaza başla ama beşe beş katmayı uzun bir zamana yay. Haramlardan uzak dur ama titizliği uzun bir zamana yay. Sabırlı ol. Sebat et. Anne babanın duasını almaya ihmal etme. Bir yere kilitlenip kalma. Geniş bir çevre edinmeye çalış. İstersen bir de psikoloğa görünüp sana bir tavsiyesinin olup olmadığını öğren. Ve dua ederek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.
Namazı eksen almakla pek güzel ve mübarek bir iş yapmışsınız. Hiç bozmayın ve asla tereddüt etmeyin. Namaz bizim için dindir, insanlık kalitesidir. Namaz, yaratanımıza bağımızı ve vefamızı gösteriyor. Namazsızlık insanlık açısından da sorun göstergesidir. Şaşmayın, güzel düşünmüşsünüz. Evlenince sen kıldırırsın söylentisi ise kuru bir umuttur, ya tutar ya tutmaz. İlkenizi aşmamaya çalışın. Evet, yaşınız evlilik bakımından ilerlemiş ama evlenmek her şey değildir. Yaşadığımız toplumda neredeyse boşanmalar evlenmeyi geçecek durumdadır. Mahkemeler işi biraz gevşetse boşanmışlar bu ülkenin çoğunluğunu oluşturur diye korkuyorum. Şansını tüketmiş dul bir kadın olmaktan ise huzur içinde nasibini bekleyen bir hanım olmayı yeğleyin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Bu tür iniş çıkışlar olabilir. İnsanız, insan olarak ibadet ediyoruz. Din açısından sıkıntı oluyorsa mesela Kur'an okuyun. Umreye gidin. Sılayırahim yapın. Ziyaretlere gidin. Kitap okuyun. Vaaz dinleyin ama bıkmayın. Hayatı renkli renkli yaşayın. Allah yardımcınız olsun.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
Aleykümselam. Hiç taviz verme. Allah yardımcın olsun. Meryem ve Asiye de tekti. Kalabalıkları izleyecek hâlimiz yoktur. Biz, Allah ile olduktan sonra tek kalmaya razıyız. Sabret ve diren. Asla gevşeme; bekar kalan ölmüyor ya!
Selamünaleyküm. Onun dini kimliği ile ilgili bir karar vermemiz için bu ifade yetersizdir; sizi sınamak için de söylemiş olabilir bu sözü. Siz ise böyle bir mantıkla yola çıkmamayı tercih etmelisiniz.